İnegöl’de yerel haber sitelerinde son günlerde yer alan Mezbaha dosyası 600 milyonluk kamu zararı” başlıklı haberler üzerine, adı açıkça belirtilmemesine rağmen iddiaların hedefinde olduğu belirtilen İnegöl Entegre Et ve Süt Mamülleri Yem Sanayi Pazarlama İht. İhr. Ltd. Şti. adına şirket avukatları yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, müvekkil şirket aleyhine ortaya atılan iddiaların asılsız, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu vurgulanarak, söz konusu tesisin İnegöl’e kazandırılmış bölgenin en modern entegre kesimhanelerinden biri olduğu ifade edildi.

“İNEGÖL’ÜN ACİL MODERN MEZBAHA İHTİYACI VARDI”

Avukatlar tarafından yapılan açıklamada, İnegöl’ün nüfusunun 25 bin olduğu dönemlerde mezbaha hizmetinin belediye tarafından verildiği, ancak nüfusun 300 binin üzerine çıkmasıyla mevcut mezbahanın yetersiz kaldığı belirtildi. Bu durumun kasap esnafını çevre il ve ilçelere yönelttiği, zaman ve maliyet kaybının yanı sıra kaçak kesimlerin artmasına yol açtığı vurgulandı.

Bu nedenle İnegöl’ün modern ve yüksek kapasiteli bir kesimhaneye ihtiyaç duyduğu, bu ihtiyacı gören İnegöl Belediyesi’nin, kasap esnafının oluşturduğu İnegöl Kasaplar Temin Tevzi Kooperatifi’ne ihale şartıyla arsa satışı yaptığı hatırlatıldı.

YARGI KARARLARIYLA AKLANMA VURGUSU

Açıklamada, kooperatif üyelerinden bazıları tarafından müvekkil şirket hakkında yapılan suç duyurularına da değinildi. İnegöl Cumhuriyet Savcılığı tarafından 2016/3159 numarasıyla yürütülen soruşturmanın 2019/2858 sayılı takipsizlik kararıyla sonuçlandığı, bu karara yapılan itirazların da reddedildiği belirtildi.

Ayrıca hukuk mahkemelerinde açılan davaların da İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve ardından Yargıtay 6. Hukuk Dairesi tarafından reddedilerek kesinleştiği ifade edildi. Avukatlar, “Müvekkillerimiz hem ceza hem de hukuk yargılamaları sonucunda kesin şekilde aklanmıştır” dedi.

“ORTADA KAMU ZARARI DEĞİL, KAMU YARARI VAR”

Açıklamada, siyasi parti temsilcileri tarafından dile getirilen kamu zararı iddialarının hiçbir tutarlılığı olmadığı savunuldu. Tesisin, halk sağlığını koruduğu, kaçak kesimleri azalttığı ve vatandaşların daha uygun fiyatla et tüketmesine katkı sağladığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Müvekkil şirket bu yatırımla kamu hizmeti görmüş ve halen görmektedir. Ortada kamu zararı değil, açıkça kamunun yararı bulunmaktadır.”

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKKDK) tarafından sağlanan yüzde 50 hibe desteğinin, mevzuata uygun tüm projelere verilen genel teşvikler olduğu vurgulandı.

“SİYASİ RANT PEŞİNDELER” İDDİASI

Şirket avukatları, yatırım teşviklerinin kamu zararı gibi gösterilmesini iyi niyetten uzak ve siyasi rant amaçlı bir yaklaşım olarak değerlendirdi. Açıklamanın sonunda ise haksız ve gerçeğe aykırı iddialarda bulunan kişi ve kuruluşlar hakkında yasal yollara başvurulacağı kamuoyuna duyuruldu.