Türkiye genelinde son haftalarda art arda yaşanan gıda zehirlenmeleri üzerine TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu kritik bir basın açıklaması yaptı. 26 Kasım Çarşamba günü Makina Mühendisleri Odası Fikri Düşünceli Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen açıklamayı, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Durmuş okudu.
Durmuş, artan gıda zehirlenmesi vakalarının sadece sağlık sistemi üzerinde değil, aynı zamanda ülke ekonomisi ve toplumsal güven üzerinde de önemli bir baskı oluşturduğunu belirterek gıda güvenliğinin “acilen çözüm bekleyen hayati bir sorun” hâline geldiğini vurguladı.
“KASIM AYINDA 750’DEN FAZLA VATANDAŞ ZEHİRLENDİ”
Açıklamada, yalnızca Kasım ayının ilk 3 haftasında 750’den fazla yurttaşın gıda zehirlenmesi yaşadığı vurgulandı. Basına yansıyan örnek vakalardan bazıları şöyle sıralandı:
- Samsun’da okul yemekhanesinde 5 öğrenci
- Karabük’te yardım kermesinde 28 öğrenci
- Kayseri’de sucuk festivalinde 80 kişi
- Rize’de mevlid yemeği sonrası 104 kişi
- Bursa’da tavuk pilav yiyen 11 işçi
- Trabzon’da düğün yemeği sonrası 100 kişi
- Şişli’de restoranda 25 kişi
- Gümüşhane’de okulda 29 öğrenci
- Adıyaman Besni KYK yurtlarında 70 öğrenci
- Sakarya Ferizli açık cezaevinde 131 mahkûm
- Gaziantep Geri Gönderme Merkezi’nde 56 mülteci
- Kocaeli’de özel lisede 14 öğrenci
Bu tabloya dikkat çeken TMMOB, yaşananların tesadüf olmadığını belirterek “Gıda Güvenliği İlkelerine uyulmaması bu vakaların temel nedenidir.” dedi.
“DÜŞÜK MALİYET UĞRUNA HİJYEN YOK SAYILIYOR”
Açıklamada, özellikle toplu tüketim yapılan yerlerde maliyet baskısı nedeniyle kritik hataların arttığı ifade edildi. TMMOB’nin tespit ettiği başlıca sorunlar şöyle:
- Düşük kaliteli, denetimsiz ürün kullanımı
- Soğuk/sıcak zincirin kırılması
- Yetersiz dezenfektan kullanımı
- Teknik personel (gıda mühendisi) eksikliği
- Çapraz bulaşmaya yol açan hazırlık ortamları
- Su kalitesinin kontrol edilmemesi
- Eğitimsiz personel
Bu durumun gıda kaynaklı hastalık riskini artırdığı gibi, toplumda gıda sektörüne yönelik güven kaybı oluşturduğu belirtildi.
TMMOB: “SEYYAR, RUHSATSIZ GIDA SATIŞI DURDURULMALI”
TMMOB, yerel yönetimlere açık çağrı yaptı:
“İzinsiz, işporta tarzı gıda satıcılarına kesinlikle göz açtırılmamalıdır.”
Açıklamada, ruhsatsız sokak satıcılarının gıda güvenliği açısından büyük risk taşıdığı, bu noktada belediyelerin etkin kontrol mekanizmaları kurması gerektiği vurgulandı.
“DENETİM SAYISI ARTIYOR AMA ETKİNLİK AZALIYOR”
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın denetim faaliyetleri de gündemdeydi. Durmuş, denetçi sayısı artırılmadığı hâlde denetim sayısının yükselmesinin, denetim etkinliğini düşürdüğüne dikkat çekerek:
Denetim ekip sayısının artırılması
Her ekipte mutlaka gıda mühendisi bulunması
Gıda işletmelerinin açılıştan önce zorunlu gıda güvenliği eğitiminden geçirilmesi
gerektiğini ifade etti.
GIDA İHTİSAS MAHKEMELERİ ÖNERİSİ
TMMOB, sektörde sık yaşanan “kayıt dışı işletme devri, isim değiştirme yoluyla devam etme” gibi yöntemlerin önlenmesi için Gıda İhtisas Mahkemeleri kurulması gerektiğini de dile getirdi. Mevcut cezaların caydırıcı olmadığı, bu nedenle uygunsuzlukların tekrarlandığı belirtildi.
“GÜVENLİ GIDA TEMEL BİR İNSAN HAKKIDIR”
Açıklamanın sonunda şu mesaj verildi:
“Halk sağlığını korumak ve güvenli gıdaya erişimi sağlamak, devlet başta olmak üzere tüm yetkili kurumların asli görevidir. Türkiye’de gıda güvenliği tam anlamıyla sağlanmadan bu sorunlar tekrar etmeye devam edecektir.”
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın