ULUTEK TEKNOPARK’TA ENERJİ VE SU ODAKLI YENİ VİZYON
ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren RePG Enerji, enerji ve su krizine yönelik geliştirdiği teknolojik çözümlerle dikkat çekiyor. Firma, atık ısıdan elektrik üretimi ve atmosferik su üretimi alanlarındaki çalışmalarıyla, sanayi, tarım, konut ve afet bölgeleri için kendi kendine yetebilen yaşam alanları hedefliyor. ULUTEK ekosistemi içinde geliştirilen bu çözümler, enerji ve su altyapısını entegre bir yapı altında topluyor.
RePG Enerji, enerji, ısıtma-soğutma ve su üretimini tek bir sistemde birleştiren yaklaşımıyla öne çıkıyor. Şirketin yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları, farklı sıcaklık ve nem koşullarında çalışabilen modüler sistemlere odaklanıyor. Sistemlerin taşınabilir ve dijital olarak izlenebilir olması, farklı kullanım alanlarına uyum sağlamasını mümkün kılıyor.
ATIK ISIDAN ELEKTRİK VE ISITMA-SOĞUTMA ÜRETİMİ
RePG Enerji Direktörü Hakan İşeri, firmanın enerji alanındaki çözümlerine ilişkin yaptığı bilgilendirmede, iki ana alanda çalıştıklarını belirtti. İşeri, enerji tarafında 50–100°C aralığındaki gizli ve atık ısılardan elektrik, ısıtma ve soğutma üretebilen türbin tabanlı sistemler geliştirdiklerini ifade etti. Bu sistemler, klasik yöntemlerin verimli çalışamadığı düşük sıcaklıklı ısı kaynaklarından da enerji elde edilmesini sağlıyor.
İşeri, firmanın patentli çekirdek teknolojisiyle havadaki gizli ısı ve nemden faydalanarak enerji üretebilen çözümler de sunduğunu aktardı. Bu kapsamda geliştirilen entegre enerji sistemleri, sanayi tesisleri başta olmak üzere farklı sektörlerde atık ısının değerlendirilmesine imkân tanıyor. RePG Enerji, düşük kaynakla yüksek verim hedefiyle türbin tabanlı sistemlerini ölçeklendirilebilir şekilde tasarlıyor.
ATMOSFERİK SU ÜRETİMİ VE SU ALTYAPISI
RePG Enerji’nin su üretimi alanındaki çalışmaları, atmosferik su üretim sistemlerine odaklanıyor. Hakan İşeri, 10°C hava sıcaklığı ve yüzde 20 gibi düşük nem oranlarında dahi havadaki nemi içme ve kullanım suyuna dönüştürebilen bir sistem geliştirdiklerini belirtti. Bu teknoloji, suya erişimin sınırlı olduğu bölgelerde kullanılabilecek modüler bir altyapı sunuyor.
Firma, atmosferik su üretimi ile enerji sistemlerini entegre ederek, tek platform üzerinden yönetilebilen çözümler üzerinde çalışıyor. Tüm sistemlerin modüler, taşınabilir ve dijital olarak izlenebilir olması, tarım alanları, konut bölgeleri ve afet sahaları gibi farklı noktalarda hızlı kurulum imkânı sağlıyor. Bu yapı, enerji ve su altyapısının ihtiyaçlara göre ölçeklenmesine olanak tanıyor.
HEDEF: ENERJİ VE SU BAĞIMSIZ YAŞAM ALANLARI
RePG Enerji, geleceğin yaşam alanlarına yönelik hedeflerini kısa, orta ve uzun vadeli planlarla yürütüyor. Hakan İşeri, kısa vadede Türkiye ve Avrupa’daki sanayi ve tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı planladıklarını ifade etti. Orta ve uzun vadede ise kendi enerjisini ve suyunu üretebilen şehirler ve adalar inşa etmeye yönelik projeler üzerinde çalıştıklarını aktardı.
Bu kapsamda geliştirilen enerji ve su sistemleri, farklı iklim ve coğrafi koşullarda çalışabilecek şekilde tasarlanıyor. RePG Enerji, herkesin her yerde kendi enerjisini ve suyunu üretebilmesini mümkün kılacak teknolojik altyapılar geliştirmeyi hedefliyor. Firma, entegre enerji ve su çözümlerini hem yerleşik hem de geçici yaşam alanlarına uyumlu hale getirmek üzere Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor.
ULUTEK TEKNOPARK EKOSİSTEMİNİN KATKISI
Hakan İşeri, ULUTEK Teknopark ekosisteminin RePG Enerji’nin Ar-Ge ve ölçeklenme sürecindeki rolüne de dikkat çekti. İşeri, ULUTEK’in yalnızca fiziksel altyapı değil, aynı zamanda yenilikçi düşünceyi destekleyen bir ortam sunduğunu belirtti. Teknopark bünyesinde sağlanan laboratuvar imkânları, ofis alanları ve teknik destek yapısının, projelerin geliştirilme sürecinde etkin biçimde kullanıldığını ifade etti.
İşeri, ULUTEK Teknopark’ın üniversite-sanayi iş birliğini teşvik eden yapısının, derin teknoloji odaklı firmalar için önemli bir zemin oluşturduğunu da aktardı. Vergi ve teşvik mekanizmaları ile girişimcilik kültürünün, RePG Enerji’nin inovasyon kapasitesinin artırılmasına katkı sunduğunu belirtti. Aynı vizyonu paylaşan teknoloji firmalarıyla aynı ekosistem içinde yer almanın, ortak projeler ve iş birlikleri için olanak sağladığı dile getirildi.