Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr.Ümit Özdağ, 10 Ağustos 2026'da Ankara'daki 1. TBMM Binası önünde yaptığı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan ve PKK'ya yönelik özel af içeren yasa tasarısını sert sözlerle eleştirdi. Özdağ, sürecin Türkiye'yi siyasi ve toplumsal açıdan ağır sonuçlara götürebileceğini savunarak, tasarıyı "yeni bir Sevr tasarımı" olarak nitelendirdi.
PKK'YA ÖZEL AFTASARISINA 'SEVR' BENZETMESİ
Ümit Özdağ, "Terörsüz Türkiye" söylemiyle başlatıldığını ifade ettiği ikinci müzakere süreci sonucunda, Sevr Antlaşması'nın 106. yıl dönümünde PKK'ya özel af öngören bir yasa teklifinin Meclis gündemine getirildiğini söyledi. Özdağ, başta Abdullah Öcalan olmak üzere örgüt yöneticilerinin bu süreci olumlu karşıladığını ve Öcalan'ın bu süreci Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli gördüğünü belirtti.
Özdağ, bunun yalnızca bir af düzenlemesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin devlet yapısında köklü değişiklikler hedefleyen bir sürecin ilk adımı olarak gördüğünü ifade etti. Tasarı kamuoyuna sunulurken, PKK'nın silah bırakacağı ve silahların devlet denetiminde toplanacağı yönünde bir algı oluşturulduğunu, ancak bu bilginin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
"PKK SADECE TÜRKİYE'DEKİ YAPIDAN İBARET DEĞİL"
Özdağ, PKK'nın yalnızca Türkiye içinde faaliyet gösteren bir yapı olmadığını, PKK-KCK yapılanmasıyla Irak, İran ve Suriye'de de örgütlü bir narko-terör örgütü olarak varlığını sürdürdüğünü söyledi. PKK'nın Suriye kolu YPG'nin tugaylar hâlinde örgütlendiğini hatırlatan Özdağ, "Bu yapının silahlarını toplayacak mısınız? Irak'taki PKK'nın silahlarını teslim alacak mısınız? İran'da Devrim Muhafızları ile çatışan unsurların elindeki silahlar ne olacak?" sorularını yöneltti.
Özdağ, yasa tasarısıyla örgütün dağılmasının değil, elebaşı ve üyelerinin affedilerek cezaevlerinden tahliye edilmesinin öngörüldüğünü savundu. Örgütün dış destek kanallarına, finansal, lojistik ve uyuşturucu hatlarına ilişkin somut bir düzenleme görmediklerini söyleyen Özdağ, PKK'nın 2024'e kadar devlet kayıtlarında narko-terör örgütü olarak geçtiğini, 2025 ve 2026 belgelerinde ise bu nitelendirmenin kaldırıldığını iddia etti.
"ÖCALAN'IN STATÜSÜ DEĞİŞECEK" İDDİASI
Ümit Özdağ, Abdullah Öcalan'ın İmralı'daki mevcut hükümlü statüsünün bu süreçte değişeceğini öne sürdü. Özdağ'a göre, Öcalan'ın "siyasi misafir" konumuna çekilmesi ve "umut hakkı" çerçevesinde ilerleyen dönemde serbest kalmasının önünün açılması hedefleniyor. Bunun, terörle mücadele yaklaşımıyla bağdaşmadığını belirten Özdağ, devletlerin terör örgütlerini tasfiye etmeyi amaçlaması gerekirken, söz konusu teklifin örgütle bağların tamamen kopmasını sağlamadığını savundu.
Özdağ, tasarıyla Türkiye'deki örgüt mensuplarının topluma entegre edilmesi ve istihdam imkânı sağlanmasının öngörüldüğünü, ancak bu kişilerin Irak, Suriye ve İran'a gidip "yarı zamanlı" olarak yeniden terör faaliyetine katılmayacağının garanti edilemeyeceğini ileri sürdü. Birinci çözüm sürecinde, sınır dışına geçen unsurların daha sonra Türkiye'ye dönerek hendek olaylarında rol aldığını iddia etti.
"YENİ BİR TOPLUMSAL TRAVMA RİSKİ"
Zafer Partisi Genel Başkanı, söz konusu çerçeve yasanın, Ergenekon, Balyoz ve casusluk davaları ile 2017 referandumunun ardından Türkiye'yi yeni ve derin bir toplumsal-siyasal travmaya sürükleyebileceğini savundu. PKK affını içeren tasarının bir başlangıç olduğunu, devamında anayasa değişiklikleriyle mezhep ve etnik yapılara siyasi ayrıcalıklar tanınması ve "ucu açık" bir cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş hedeflendiğini öne sürdü.
Bu doğrultuda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin, çok uluslu ve özerk bölgeler içeren bir federal yapıya dönüştürülmek istendiğini dile getiren Özdağ, terör örgütü destekçilerinin bu süreci "yüz yıllık düğümün çözülmesi" olarak nitelendirdiklerini aktardı.
MİLLETVEKİLİ YEMİNİ VE HUKUKİ KORUMA TARTIŞMASI
Özdağ, bir milletvekilinin söz konusu yasaya "hayır" oyu vereceğini açıklarken gerekçe olarak milletvekili yeminini göstermesini hatırlattı ve bu yaklaşımı haklı bulduğunu ifade etti. "Bu yemini eden milletvekillerinin bu yasaya evet deme lüksü yoktur" diyen Özdağ, tasarıyı destekleyen ve hayata geçmesi için çalışanlara hukuki koruma öngörülmesini de eleştirdi.
Özdağ, "Yaptığınız işin doğru olduğundan emin misiniz? Terörü bitirdiğinizi söylüyorsanız neden hukuki koruma kalkanına ihtiyaç duyuyorsunuz?" ifadelerini kullandı ve doğru iş yaptığından emin olanların yasa maddeleriyle kendilerine koruma sağlamaya çalışmayacağını savundu.
ÖZDAĞ'IN ÖNERDİĞİ YOL HARİTASI
"Bu kadar önemli bir günde Türkiye için nasıl bir yol önerirsiniz?" sorusuna yanıt veren Ümit Özdağ, Zafer Partisi'nin, Türkiye'nin milli, üniter ve laik bir cumhuriyet olarak İstiklal Harbi'nin temel felsefesi doğrultusunda 21. yüzyılda yoluna devam etmesi gerektiğini savunduğunu belirtti.
Özdağ, terörle müzakere yerine mücadeleye geri dönülmesi gerektiğini ifade ederek, PKK'nın dış bağlantılarının, lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısının hedef alınmasını, bölge ülkeleriyle iş birliği içinde PKK-KCK yapılanmasının Orta Doğu'daki tüm unsurlarının Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru hedefi olması gerektiğini söyledi. Özdağ, farklı siyasi partilere oy vermiş olsa da aynı görüşü paylaşan herkesi Zafer Partisi çatısı altında milli ve üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmaya çağırdı.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın