Çalışanların merak ettiği yıllık izin ve hafta tatili ilişkisine Yargıtay yeni bir içtihatla açıklık getirdi. 9 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, işçilerin yıllık ücretli izin günlerine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri yıllık izin süresinin içine dahil edilmeyecek. Böylece izin dönemine denk gelen cumartesi ve pazar günleri ile resmi tatiller, çalışanların yıllık izin haklarından düşülmeyecek.

Karar, özel sektörde çalışan çok sayıda işçinin “Hafta sonları yıllık izinden sayılır mı?” sorusuna hukuki yanıt niteliği taşıyor. Uygulamada bazı işyerlerinde cumartesi ve pazar günlerinin de izin hesabına katılması tartışma yaratırken, Yargıtay kararıyla bu konuda net bir çerçeve çizildi.

HAFTA TATİLİ YILLIK İZİNDEN DÜŞÜLMEYECEK

Resmi Gazete’de yer alan düzenlemeye göre, yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili günleri (cumartesi ve pazar) ile ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık izin günlerinden mahsup edilemeyecek. Örneğin 20 gün yıllık izin hakkı bulunan bir işçi, 14 günlük bir izin talep ettiğinde bu süreye 2 hafta tatili denk geliyorsa, işverenin işçinin hanesinden 14 değil 12 gün yıllık izin düşmesi gerekiyor.

Bu hesaplamaya göre işçinin kalan yıllık izin hakkı 6 gün değil 8 gün olarak korunuyor. Böylece hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri için çalışan aleyhine bir izin kaybı oluşmaması hedefleniyor.

ÇALIŞANIN YILLIK İZİN HAKKI GÜÇLENDİ

Yargıtay’ın kararında, işçinin hafta tatili hakkının, yıllık izin hakkından bağımsız bir korumaya sahip olduğuna işaret ediliyor. Hafta tatilinin yıllık izin dönemine rastlaması halinde bu günlerin ayrı değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, yıllık izin hesabında bu günlerin düşülmemesi gerektiği yönündeki yaklaşım işçi lehine yorumlanıyor.

Karar, özellikle yoğun çalışma temposu nedeniyle dinlenme süresi sınırlı olan çalışanlar açısından yıllık iznin daha etkin kullanılabilmesine imkân tanıyor. Böylece hem hafta tatili hem de yıllık izin hakkı aynı anda korunmuş oluyor.