Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, 15 Haziran 2026'da İzmir’de düzenlenen halk buluşmasında seçim çalışmalarının başlangıcını ilan etti. Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıda partililere ve destekçilerine seslenen Ağıralioğlu, Anahtar Parti'yi “Türk milletinin geleceği” olarak tanımladı ve 2028 seçimlerine giden süreçte partinin rolüne dikkat çekti.

İZMİR’DEN SEÇİM MESAJI: “86 MİLYONA SESLENİYORUZ”

Ağıralioğlu konuşmasına, İzmir’in tarihsel anlamına vurgu yaparak başladı. Kurtuluş mücadelesinin sembol şehirlerinden İzmir'den tüm Türkiye'ye seslendiklerini belirten Ağıralioğlu, salondaki kalabalığın, “yeniden başlayabilme ve memleketi ayağa kaldırma iradesini” temsil ettiğini söyledi. Katılımcıların varlığının, hayal kırıklığı yaşayan ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalan geniş kesimler için umut taşıdığını ifade etti.

Türk milletinin tamamına hitap ettiklerini dile getiren Ağıralioğlu, salondaki coşkuyu “milletin kalbinde büyüyen itirazın sesi” olarak nitelendirdi. Anahtar Parti’nin, sadece belli bir siyasi tabanın değil, farklı görüşlerden ve toplumsal kesimlerden gelen insanların buluştuğu yeni bir adres olduğunu savundu.

“ŞEHİTLERİN MESULİYETİ OMZUMUZDA”

Konuşmasında sık sık şehit ailelerine ve terörle mücadelede hayatını kaybedenlere değinen Ağıralioğlu, Anahtar Parti hareketinin sadece siyasi bir girişim değil, “şehitlerin emaneti” olduğuna vurgu yaptı. Farklı illerde şehit veren ailelerden kendilerine gelen destek mesajlarını örnek göstererek, bu desteğin partinin sorumluluğunu artırdığını söyledi.

Terörle mücadelede kaybedilen isimleri tek tek anan Ağıralioğlu, terörsüz bir Türkiye hedefiyle hareket ettiklerini belirtti. Bu nedenle Anahtar Parti’nin, ülkenin hangi temeller üzerinde yeniden ayağa kalkacağını kavramış bir kadro hareketi olduğunu ifade etti.

“NÖBETÇİ SİYASETÇİLERİZ, VATAN NÖBETİNDEYİZ”

Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002’den bu yana dile getirdiği ekonomi, demokrasi ve adalet vaatlerine atıfta bulundu. Bu vaatlerin gerçekleşmediğini savunan Ağıralioğlu, “Biz nöbetçi siyasetçileriz, vatan nöbetindeyiz” sözleriyle Anahtar Parti'nin konumunu tarif etti. Enflasyon, işsizlik ve kamu harcamalarındaki verimsizliği Türkiye'nin temel sorunları arasında sıraladı.

Anahtar Parti’nin kuruluş sürecinde kendilerine yönelik “tutmaz, teşkilatlanamaz” eleştirilerini hatırlatan Ağıralioğlu, bugün Türkiye genelinde 800’ün üzerinde teşkilatla sahada olduklarını belirtti. Partinin oy oranına ilişkin tartışmalara değinirken, kamuoyu araştırmalarının Anahtar Parti’nin yükselişini gösterdiğini, bu anketlerin de iktidar tarafından yaptırıldığını iddia etti.

SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ VE YENİ MODEL ÖNERİLERİ

İzmir buluşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne yönelik eleştiriler ve yeni sistem önerileri oldu. Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nden vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, güçlü bir meclis, etkin denetim ve kuvvetler ayrılığı esasına dayalı bir yönetim modeli savundu.

Bakanların ya doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkması ya da meclise karşı sorumlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Meclisin bütçe hakkının güçlendirileceğini, siyasetin niteliğini artırmak amacıyla hem siyasi partiler kanununda değişiklik hem de 81 il için seçimle belirlenecek 81 nitelikli senatör önerisinde bulunacaklarını dile getirdi.

Ekonomi yönetimi ve planlama konusunda ise Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulmasını, müsteşarlık sisteminin geri getirilmesini savundu. Kamu personel alımlarında mülakatın kaldırılacağını, liyakat esaslı bir yapının kurulacağını söyledi.

ÇİFTÇİ, UYUŞTURUCU VE ÇETELEŞMEYE KARŞI VAATLER

Ağıralioğlu, uyuşturucu ve organize suçla mücadeleye de ayrı bir bölüm açtı. Uyuşturucunun “kaynağında durdurulacağını” belirterek, sokakların çetelerden temizlenmesini hedeflediklerini ifade etti. Tarım politikalarına değinirken, çiftçilerin tüm girdi maliyetlerinin devlet tarafından üstlenileceği ve hasat döneminde mahsuplaşma esaslı bir destek modeli planladıklarını anlattı.

Gıda fiyatlarındaki yükselişe ve kırmızı et tüketimindeki düşüşe atıfta bulunan Ağıralioğlu, vatandaşın alım gücünün azaldığını savundu. Tavuk üreticisi firmalara kayyum atanmasını da eleştirerek, bu adımın gıda tedarik zincirine olası etkilerine dikkat çekti.

“AK PARTİ–CHP TAHTEREVALLİSİNİ BOZMAYA GELİYORUZ”

Konuşmasının siyasi rekabet boyutunda, Türkiye’de siyasetin uzun süredir Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi ekseninde şekillendiğini belirten Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin bu “tahterevalliyi bozma iddiasıyla” yola çıktığını vurguladı. Mevcut muhalefeti parçalı ve etkisiz olmakla eleştiren Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin “korkmayan, susmayan ve pes etmeyenlerin partisi” olduğunu söyledi.

Önümüzdeki ilk seçimde, milletin vereceği destekle yeni bir denge kurulacağını savunan Ağıralioğlu, bu süreçte teşkilatlarının “günü güne ekleyerek” çalıştığını, partililerin vatandaşın yaşadığı zahmete omuz vermek için sahada olduğunu dile getirdi.

“ANAHTAR PARTİ AY-YILDIZLI AL BAYRAĞIN GÖLGESİNDE”

Ağıralioğlu, iktidarın muhalefete yönelttiği “dışarıdan iktidar dilemek” eleştirilerine de cevap verdi. Anahtar Parti’nin yalnızca Türk milletine hesap vereceğini, ay-yıldızlı al bayraktan başka hiçbir gücün gölgesinde yer almayacağını söyledi. Partisini, “86 milyonu ailesi bilen”, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletiyle özdeş bir yapı olarak tanımladı.

Dış politika ve güvenlik başlığında ise Ege ve Doğu Akdeniz’deki gerilimlere, PKK terör örgütüne ve bölgedeki istikrarsızlıklara değinen Ağıralioğlu, “Mavi Vatan’dan Karadeniz’deki enerji kaynaklarına, milli savunma sanayiinden devletin hazinesine kadar her bir değerin arkasında duracaklarını” savundu.

Konuşmasını, Anahtar Parti'nin iktidarın yerine getiremediğini iddia ettiği vaatleri ekonomiden adalete, üretimden özgürlüklere kadar geniş bir alanda hayata geçirme sözüyle tamamlayan Ağıralioğlu, partililere “Varlığınız Türk milletinin övüncüdür” sözleriyle seslendi.