Bursa'da faaliyet gösteren Tofaş Otomobil Fabrikası'nda çalışan bir işçinin, üyesi olduğu sendikanın genel başkanı hakkında sosyal medya hesabından yaptığı yorum nedeniyle tazminatsız işten çıkarılmasıyla ilgili davada son sözü Yargıtay söyledi. Yüksek Mahkeme, işverenin haklı fesih şartlarını ispatlayamadığına hükmederek işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı yönündeki kararı onadı.
14 YILLIK ÇALIŞAN TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARILDI
Bursa'da bir otomobil fabrikasında 14 yıldır çalışan işçi, üyesi olduğu sendikanın genel başkanına yönelik sosyal medya hesabından yaptığı yorum gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı.
İşçi, İş Mahkemesi'ne başvurarak sosyal medya platformunda bağlı olduğu sendika başkanı hakkında yaptığı paylaşımın şirketin kurumsal kimliğine ve etik kurallarına aykırı olduğu, ayrıca işyerindeki barış ve huzur ortamını zedelediği gerekçesiyle iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi uyarınca tazminatsız feshedildiğinin bildirildiğini belirtti.
Davacı işçi, paylaşımı yapıp yapmadığını dahi hatırlamadığını, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden işten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak tazminatlarının ödenmesini talep etti.
FABRİKA YÖNETİMİNDEN SAVUNMA
Davalı fabrika yönetimi ise işçinin, yetkili sendika başkanına hitaben sosyal medya üzerinden;
"Patronun kölesi, patron ne derse onu yapar"
ifadelerini kullandığını tespit ettiklerini belirtti.
Yönetim, bu sözlerin şirket etik ilkelerine aykırı olduğunu, ayrıca toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sırasında işyerindeki huzur ve çalışma barışını bozduğunu öne sürerek davanın reddini istedi.
İŞ MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU
İş Mahkemesi, davanın kabulüne karar verdi.
Mahkeme kararında, davacının sendika başkanı hakkında sosyal medyada eleştiri niteliğinde ifadeler kullandığının tespit edildiği ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nda işveren açısından haklı fesih nedenlerinin sınırlı olarak sayıldığı vurgulandı.
Kararda, sendika başkanına yönelik sosyal medya eleştirisinin bu nedenler arasında yer almadığı belirtilerek işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ifade edildi.
BAM KARARI TERSİNE ÇEVİRDİ
Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), iş sözleşmesinin şirketin kurumsal kimliğine ve etik kurallarına aykırılık ile işyerindeki huzur ve barış ortamını zedelediği gerekçesiyle feshedildiğine dikkat çekerek İş Mahkemesi kararını kaldırdı ve davanın reddine hükmetti.
Bunun üzerine işçi kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay'a taşıdı.
YARGITAY EMSAL KARARA İMZA ATTI
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını bozdu.
Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:
"Sendika Başkanına yönelik söyleminin işveren açısından 4857 sayılı Kanun’un 25/II-(e) hükmünde yer alan doğruluk ve bağlılığa uymayan eylem boyutunda olmadığı değerlendirilmiştir. Kaldı ki davacı tarafın, davalı işyeri çalışanı olmayan Sendika Başkanına yönelik belirtilen söylemi nedeniyle iddia olunduğu gibi toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde ne surette olumsuzluk yaşandığı hususu somut olarak ortaya konulamamıştır. İşyerindeki çalışma barışının bozulduğu olgusu da dosya kapsamına göre sübut bulmamıştır. Bu nedenle davalı işveren, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği yönündeki iddiasını ispatlayamamış olup davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığının kabulü gerekmektedir. Bu yön gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir."





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın