İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Anıl, partilerin ekonomiye ilişkin vaatlerini değerlendirdi. Özellikle asgari ücretle alakalı zam vaatlerini yorumlayan Anıl, kendisinin de asgari ücrete zam yapılmasını isteyenlerden olduğunu vurguladı.

GÖNÜL İSTER Kİ…

İşyerinde partilerin ekonomiye ilişkin vaatlerini konu alan özel açıklamalarda bulunan Metin Anıl, asgari ücret zammını konu alan vaatlerin İnegöl’ü çok da ilgilendirmediğini söyledi. İnegöl’de çalışan kesimin yüzde 80’inin asgari ücretle çalışmadığına vurgu yapan Anıl, “Gönül şunu istiyor, benim yanımda çalışan insanlar mutlu ve müreffeh olsun. 5 bin lira, 10 bin lira maaş alsın. Ama bir de ülke ve işletmelerin gerçekleri var. Bu gerçekler doğrultusunda fiyatlar belirlenmeli. Ben asgari ücretin düşük olduğuna inananlardanım ve asgari ücretin bin 300 bin 400 TL’ye çıkmasından yanayım. Ama İnegöl gibi yerlerde asgari ücret gibi bir sorun zaten yok. Sivrihisar’da vardır, Bolvadin’de vardır, Anadolu’nun başka yerlerinde vardır. Ama bizde çok fazla sorun değil. Sonuç olarak ben asgari ücretin yükseltilmesinden yanayım, işçinin daha zengin ve müreffeh yaşamasından yanayım. Bu vaat edilen asgari ücret rakamlarının da Türkiye Cumhuriyet bütçesinde çok fazla sıkıntı yaşatacağı kanaatinde de değilim” dedi.

ZAM İŞVERENE YÜK GETİRMEZ

İnegöl’de zaten bir işçi açığı olduğunu ve işçiye talep olduğunu vurgulayan Metin Anıl, “Böyle olunca nasıl asgari ücretle adam çalıştırırsın. Ama işçi az olan bölgelerde asgari ücretle çalıştırılan yerler var. Asgari ücretin de bin 300 bin 400 TL’ye çıkmalı. Bu işverene yük getirmez. Zaten bu ek maliyet bir şekilde maliyetlerin üzerine giydirilir. Önemli olan işçi-işveren ilişkilerinin salıklı olması ve işçinin daha müreffeh bir yaşam sürmesidir” diye konuştu.

VAATLER İŞ DÜNYASINI MEMNUN ETTİ Mİ?

Partilerin vaatlerinin iş dünyasını memnun edip etmediğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Metin Anıl, “İş dünyasının memnuniyeti açıklanan vaatlerden önce seçim sonuçlarıyla ilgilidir. Çünkü güven ve istikrarın olmadığı hiçbir ülke büyüyemez. Bizim dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyle ilgili hedeflerimiz var. Bu hedeflere ulaşmanın geçtiği yol güven ve istikrar. Güvenin olmadığı hiçbir yerde sanayici yatırım yapmaz. Yatırımın olmadığı bir yerde istihdam olmaz, üretim olmaz, ihracat ve dış ticaret olmaz. Öncelikle güven ve istikrar olacak. Biz seçimlerden sonra güven ve istikrarın olup olmadığına bakarız. Güven ve istikrarın olduğu bir ülkede her şey olur. Asgari ücrette yükselir, yatırım ve ihracatta artar” açıklamalarında bulundu.

KOALİSYONU İÇİMİZE SİNDİRMELİYİZ

Metin Anıl, koalisyonun da artık içimize sindirilmesi gerektiğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Güvenle ilgili söylemek istediğimiz; doğu ve güneydoğudaki terör olaylarının sonlanması. İstikrarla alakalı söylemim de şu; eğer biz demokrasiye inanan insanlarsak, demokrasiyle yönetiliyorsak, tek başına iktidar nasıl güven ortamı sağlıyorsa koalisyonların da güven ortamını sağlayacağını düşünmeliyiz. İçimize koalisyonları da sindirmeliyiz. Koalisyonu içimize sindiremiyorsak, sen demokrat değilsin. Bakın demokrasiyle yönetilen ülkelere, birçoğu koalisyonlarla yönetiliyor. Bakın Avrupa’ya, Yunanistan’a, Almanya’ya, İtalya’ya… Yıllardır koalisyonlarla yönetiliyor. 1 Kasım’da tek başına iktidar çıkmazsa güven veren güçlü bir koalisyonun yapılması lazım. Rahmetli Süleyman Demirel’in lafını unutmayalım, demokrasilerde çare tükenmez. Doğrudur. Demokrasi ille bir yol bulur. Zaman zaman çalkantılar olabilir. Ama zamanla su akar yolunu bulur. Hiç endişe etmeyin.”