Galatasaray Liv Hospital ve A Milli Basketbol Takımı Başantrenörü Ergin Ataman, yabancı kuralının Türk takımlarını Avrupada çok zorladığını söyledi.
Tecrübeli antrenör Ergin Ataman, Galatasaray Basketbol Şubesi Medya Ekibiyle bir röportaj gerçekleştirdi. Avrupa basınında Montepaschi Sienanın A lisansının alınarak Galatasaray Liv Hospitale verileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine Ataman, Sienanın içine düştüğü durum üzücü. Benim gibi Siena tarihine mal olmuş, o tarihin başlangıcını yapmış bir insan için hakikaten çok üzücü. Bugünkü konumda Sienanın ligden ihraç edileceği söyleniyor. Siena A lisansını kaybetse de bu bence çok önemli bir şey değil. Organizasyonuyla, 25 milyon taraftarıyla, Galatasaray taraftarının basketbola olan ilgisiyle, Euroleague maçlarında oluşturulan atmosferle, kulübün idari yapısındaki ciddiyetle, Galatasarayın aynı zamanda Barcelona ve Real Madrid gibi ciddi bir futbol kulübü olmasıyla birlikte, Galatasaray Liv Hospitalin bu sezonki performansıyla Euroleaguein en iyi 8 takımı arasına girmesini topladığımız zaman Sienanın A lisansını kaybetmesi önemli değil. Galatasarayın Euroleaguein daimi kulüplerinden birisi olması gerekiyor. Euroleaguein lisans kriterlerinde daha esnek olması lazım. Bu açıdan Galatasarayın Euroleaguede A lisansı ile yer almasının Galatasaray basketboluna çok şey kazandıracağını ama Galatasaraydan da daha fazla Euroleaguein marka değerini arttıracağını düşünüyorum dedi.
YABANCI KURALI ZORLUYOR
Ataman, Euroleaguein zor ve Avrupanın en iyi oyuncularının oynadığı bir lig haline geldiğini vurgulayarak, Takımlarda yabancı sınırlaması diye bir şey yok. Avrupada AB vatandaşlarına serbestlik var. En basit örneği için Barcelona serisine değinmemiz yeterli olacak. Onlarda sadece 3 tane İspanyol vatandaşı bulunuyor. Yabancı oyuncularının hepsi üst düzey oyuncular. Türkiyede de üst düzey oyuncular var ama Galatasaray Liv Hospital, Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülkere dağılıyor. Ayriyeten Türkiyenin en üst düzey oyuncuları NBAde forma giyiyor. Yabancı kuralı Türk takımlarını Euroleaguede çok zorluyor. Sezon başında transfer yaparken bile bunu düşünerek planlama yapıyoruz. Barcelonadaki gibi tüm yabancılarını üst düzey alamıyorsun. Çünkü bir tanesi 12 kişinin dışında kalacak. Diğer ikisine maksimum 20 dakika süre verebiliyorsun. Bu da takımların dengesini bozuyor. Böyle olduğu zaman bir tercih yapmak zorunda kalıyorsun. Biz bu yıl kadromuzu Euroleague odaklı oluşturduk. Lige dönünce; 3+2 kuralından dolayı bazı zorluklar oluyor. Ben önümüzdeki günlerde Avrupadaki diğer federasyonların uyguladığı sisteme entegre olacağını düşünüyorum. Bu hem ligin kalitesini hem oynanan basketbolun kalitesini hem de Milli Takıma gelecek olan oyuncuların kalitesini yükseltecektir diye konuştu.
ALTIN JENERASYONUN BİR TAKIMDA TOPLANMASI İDEAL PROJE
Altın jenerasyon olarak bahsedilen 95-96 oyuncularını bir araya toplayıp, VTB tarzı bir ligde oynatmak gibi bir projesi olduğunu belirten Ataman, Tek çözüm bu. Büyük takımlarda oyuncu yetiştirmek kolay değil, orada hedef kazanmak üzerine kurulu. Genç oyuncuların kazanacak anları oynamaları için de dakika almaları gerekiyor. Bu altın jenerasyonun tek bir takımda toplanıp üst düzey bir ligde yer almaları en ideal proje. Şartlar nasıl olur, kulüplerin buna yaklaşması ne olacak hepsini göreceğiz. Bundan en fazla faydalanacak olan da kulüpler olacak. Bir yıl belki oyuncusundan yararlanamayacak ama döndüğü zaman çok daha tecrübeli ve üst düzey bir oyuncuya sahip olacaklar şeklinde konuştu.
EUROLEAGUE'DE DAHA İSTİKRARLI BİR SEZON GEÇİRDİK
Ataman, Euroleague sonrası takımın beklediği seviyede olup olmadığının sorulması üzerine, Biraz memnuniyetsizlik var. Benim en sevdiğim tarz, sahada 40 dakika boyunca istikrarlı oynayan takımlardır. Biz bu sene Euroleague maçlarında bunu başardık. Kazandık veya kaybettik ama istikrarımız hep vardı. Bilhassa büyük maçlarda bu karakteri gösterdik. Fakat Beko Basketbol Liginde de bolca iniş çıkışlarımız var. Maçın içinde 10 sayı öne geçip 10 dakika sonra 10 sayı geride olabiliyoruz. Temel sorun kenardan giren bazı oyunculardan yeteri kadar katkı alamamamız. Ben hepsini kazanmaya çalışıyorum çünkü Play-offta hepsine ihtiyacımız var. Onları kazanmaya çalışırken de bazen maçın kontrolü elimizden kaçabiliyor. Beko Basketbol Liginde çok çalkantılı bir sezon geçirdik. İyi oynadığımız maçlar oldu. Evimizde oynadığımız Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes maçlarını bunlara örnek gösterebilirim. Geçen yıl Galatasaray sahaya çıktığında daha ilk periyot maçı kazanacağını rakibe hissettirirdi. Euroleaguede oynamıyorduk ama öyle bir görüntümüz vardı. O özgüven ve tempomuz sayesinde ikinci devrede sadece 1 maç kaybettik. Şimdi bu seneki istikrarsızlık beni zaman zaman mutsuz kıldı ama önümüzde Play-off maçları var. Artık her maça ayrı ayrı bakacağız. Artık oyuncu kazanmayı değil, maçı kazanmayı düşüneceğiz cevabını verdi.
ÖNEMLİ OLAN SAHA AVANTAJINI KAYBETMEMEKTİ
Play-offta ilk rakiplerinin Beşiktaş İntegral Forex olduğunun hatırlatılması üzerine Ataman, Bir tercih yapmam gerekse oldukça zorlanırdım. Pınar Karşıyaka bizi bu yıl kendi evimizde yenerken, Beşiktaş İntegral Forex de Akatlarda mağlup etmeyi başarmıştı. Beşiktaş ligin ikinci yarısının flaş ekiplerinden bir tanesi. Özellikle Bajramovic geldikten sonra takımın oyun sistemini değiştirdi Ahmet koç. Iversonı daha az kullanıp şutu olan üç uzunla oynuyor. Lofton eski skorer kimliğine büründü. Mehmet Yağmuru devreye soktular. Bence en önemli noktalardan biri de bu. Mehmet çok iyi iş yapıyor. Diğer tarafta da Pınar Karşıyaka, Türkiye Kupasını kazandı. İyi oynayarak bunu başardılar. Büyük maçlarda çok iyi oynuyorlar. Fenerbahçe Ülker ile bu sezon oynadıkları 3 maçı da kazandılar. Tercih yapacak bir seçeneğimiz yoktu. Kısmet. Bizim için önemli olan saha avantajını kaybetmemekti. Nitekim son 4 maçımızı kazanarak, ilk turda saha avantajını elde ettik ifadelerini kullandı.
Tüm haberler yüklendi.
Haber yüklenirken bir hata oluştu.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın