Adalet BakanıAkın Gürlek, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulanMilli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifihakkında açıklamalarda bulundu. Gürlek, düzenlemenin terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerini şehit edenleri kapsamadığını vurgulayarak, sürecin anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini söyledi.

"ADIM ATMAK ORTAK SORUMLULUK HALİNE GELMİŞTİR"

Terörsüz Türkiyesürecinin milli bir devlet politikası olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye yüzyılını inşa ediyoruz. Daha müreffeh, daha adil ve daha huzurlu bir geleceğe kararlılıkla ilerliyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılmak için çıktığımız bu yolda Terörsüz Türkiye vizyonumuz ile tarihi bir aşamaya hep birlikte şahitlik ediyoruz. Kuşkusuz Terörsüz Türkiye hedefi milletimizin huzurunu ve devletimizin güvenliğini ve ortak geleceğimizi esas alan milli bir devlet politikasıdır. Bilindiği üzere milletimizin feraseti, devletimizin kararlılığı ve güvenlik güçlerimizin fedakarlıkları sayesinde terör tehdidinin hareket alanı büyük ölçüde daraltılmıştır. Oluşan güven ve huzur ortamını kalıcı hale getirecek hukuki, sosyal ve kurumsal adımları atmak ortak sorumluluk haline gelmiştir. Bu anlayışla Meclisteki siyasi partilerimiz el ele vermiş, milletimizin kazanımlarını kalıcı kılacak tarihi bir irade ortaya koymuştur. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunulmuştur. Adalet Bakanlığı olarak hazırlıklarına katkı sunduğumuz 12 maddelik teklif, 360 milletvekilimizin güçlü iradesiyle Gazi Meclisimizin gündemine gelmiştir."

TEKLİFİN UYGULANMASI İÇİN ŞARTLAR BELİRLENDİ

Bakan Gürlek, teklif hükümlerinin uygulanabilmesi için terör örgütünün fiili varlığının tamamen sona ermesi gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:

"Söz konusu teklif, belirli soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemlerine ilişkin düzenlemeler içermektedir. Burada temel ilke açıktır. Teklif hükümlerinin uygulanabilmesi için terör örgütünün fiili varlığı tamamen sona ermelidir. Kontrolündeki bütün silah ve mühimmat eksiksiz ve geri dönülmeyecek bir şekilde imha edilmelidir. Bu durum güvenlik kurumlarınca açık ve kesin bir biçimde tespit edilecektir. Tespit Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilecek, karar Resmi Gazete'de yayınlanacaktır. Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında bir kurul, Meclisimizde ise bir izleme komisyonu oluşturulacaktır. Gazi Meclisimizin ilgili komisyonu sürecin işleyişini takip edecek ve gerektiğinde tavsiyelerde bulunacaktır."

"ŞEHİT EDENLERE İLİŞKİN BİR DÜZENLEME YOK"

Gürlek, kamuoyunda tartışılan düzenlemeye ilişkin önemli bir noktaya da açıklık getirerek şu ifadeleri kullandı:

"Meclisimizin gündemine gelen teklifte terör saldırısı talimatı verenler ile güvenlik güçlerimizi şehit edenlere ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Hiçbir kişiye özel statü tanınmamakta, düzenleme başka yapılara teşmil edilmemektedir. Bütün işlemler anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde milletimizin hassasiyetleri gözetilerek yürütülecektir. Şehit ailelerimizin ve kahraman gazilerimizin hassasiyetleri sürecin temel ölçüsü olacaktır. Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır."

"KAZANAN TÜRKİYE OLACAK"

Türkiye'nin terör sorununu geride bırakmasının birçok alanda önemli kazanımlar sağlayacağını ifade eden Gürlek, şöyle konuştu:

"Terörsüz Türkiye 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef daha güçlü ekonomi, daha güçlü demokrasi, daha güçlü yatırım ortamı ve daha güçlü kalkınma demektir. Aynı zamanda güçlü bir iç cephe, pekişen toplumsal dayanışma ve ebedi kardeşlik demektir. Milletimizin desteğiyle ilerleyen süreç hedefine ulaştığında kazanan Türkiye, kazanan aziz milletimiz olacaktır. Terörsüz Türkiye vizyonu yalnızca ülkemizin iç güvenliği ile de sınırlı değildir. Bu vizyon terörden arındırılmış bir Suriye, daha istikrarlı bir Irak, daha huzurlu bir Orta Doğu ve daha güçlü bölgesel işbirliği anlamına gelmektedir. Terör örgütlerinin vekil güç olarak kullanıldığı bir dönemden geçiyoruz. Terörün sona ermesi dış müdahale alanlarını daraltacak, ticaret koridorlarının, enerji projelerinin ve ulaştırma hatlarının güvenliğini artıracaktır. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlar, yatırımlar ve demokratikleşme adımları kalıcı huzurla taçlandırılacaktır. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan kalkınmaya kadar her alanda daha güçlü adımlar atılacaktır. İç cephesini tahkim eden Türkiye, kardeşliğin ve huzurun vizyonunu inşa edecektir."

"HUKUK DEVLETİ İLKELERİNDEN TAVİZ VERİLMEYECEK"

Açıklamasının sonunda Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti ilkelerinden ayrılmayacağını vurgulayan Gürlek şunları söyledi:

"Meclis gündemine gelen teklif, Terörsüz Türkiye hedefimizin hukuki zemininin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adımdır. Hedefimiz güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin kalıcı olduğu güçlü bir Türkiye'dir. Kanun teklifinin ülkemiz ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu tarihi iradeye liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye teşekkür ediyorum. Teklifin hazırlanmasına katkı sunan tüm siyasi partilere, paydaşlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."