Milli Eğitim BakanıYusuf Tekin, canlı yayınında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

RAMAZAN GENELGESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Milli Eğitim Bakanlığı olarak milli birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışmayı güçlendirecek faaliyetlerde bulunduklarını anlatan Tekin, 

"Ramazan da bizim kültürümüzde bahsettiğimiz işlevler açısından önemli rolü olan bir değer. Biz bu sebepten sıra dışı, kural dışı, mevzuat dışı şeylerin yapılmasını da engelleyecek biçimde bir genelge hazırladık. Genelgede bu bahsettiğim çerçeveye vurgu yaptık. Yani anayasamızdan, Milli Eğitim Temel Kanunumuzdan, Milli Eğitim Bakanlığının öğretim programlarından referansla ramazan ayının bu anlamda bir dizi etkinlikle farkındalık oluşturabilecek bir imkan olduğunu öğretmenlerimize, okullarımıza, idarecilerimize duyurduk." dedi.

Genelgede gönüllülük ve mahremiyeti esas aldıklarını bildiren Tekin, şunları kaydetti:

"Bizim genelgemizin yayınlanmasına müteakip 168 kişi o gün itibarıyla bir bildiri yayınladı. Bu bildiri benim açımdan bir Bakan, bir akademisyen, bir siyaset bilimci olarak asla kabul edemeyeceğim tanımlamaları bünyesinde barındırıyor. Birincisi, biz milli birlikten ve beraberlikten bahsederken, yaptıklarımızın 'Talibanlaştırma' olarak yorumlanması. Bunu yapanları gerici, azgın bir sapkınlık gibi tanımlıyor.

Bu bildiriyi yayınlamanın kendileri açısından demokratik bir hak olduğunu söylüyorlar. Ben de saygı duyuyorum. Bunu bir demokratik hak olarak görüyorsanız, demokratik hukuk devleti prensipleri içerisinde burada beni rahatsız eden şeyleri yargıya taşımak benim açımdan da demokratik bir hak. Ben suç duyurusunda bulundum bahsi geçen ifadelerden dolayı. Bu ifadeler yani 'Talibanlaştırma', 'Trump'ın ipine sarılma', 'gerici azınlık', 'sapkınlık', kabul edilebilir değil. Ben genelgeyi hazırlayan Bakan olarak, genelge hükümlerine göre okullarımızda etkinlik yapan öğrencilerimiz, velileri, öğretmenlerimiz, idarecilerimiz hepsi zan altında bırakılıyor."

“TOPLUMUN YÜZDE 80’İ DESTEKLİYOR”

Bakan Tekin, toplumdaki "ramazan genelgesi"ne yönelik yaklaşımla ilgili yürüttükleri saha araştırmasının sonuçlarının yüzde 78 olumlu olduğunu belirterek,

 "Demek ki toplumun yüzde 78'i, yüzde 80'i burada ramazan ayındaki yardımlaşma, dayanışma, milli birlik duygularının çocuklarımız tarafından içselleştirilmesi için yapılacak etkinlikleri destekliyor." ifadesini kullandı.

Konuyla alakalı CİMER'den 150 bine yakın veMEBiletişim hatlarından yüz binlerce teşekkür aldıklarını söyleyen Yusuf Tekin, 

"Bizim niyetimiz milli birlik ve beraberlik dayanışma gibi evrensel, bizi açımızdan kritik değerler için bir referans oluşturmak. Olumsuz örnek olursa, kabul edemeyeceğimiz ve bizim genelgemizdeki amir hükümlere aykırı bir eylem olursa zaten gereğini yapacağımızı şimdiden paylaşıyoruz." diye konuştu.

Genelgede dini vecibelerle ilgili ifadelerin yer almadığını, laiklik tartışmasının çıkacağını beklemediğini belirten Tekin, 

"Bu eleştiriyi yapan kişilerin, Türkiye'nin toplumsal yapısıyla ilgili zerre miktar bilgisi olmadığını anladım. Kabir başında rakı içebilecek kadar Türkiye'nin toplumsal yapısından yabancılaşmış bir siyasetçinin, ramazanla ilgili böyle bir değerlendirme yapabileceğini de böylece görmüş olduk." dedi.

ARA TATİL KALDIRILACAK MI?

"Bir okulda Selefi andı veya Selefi yemini diye bazı gruplarla bağlantılı bir yeminin okutulması, buna benzer hadiseler olduğunda Milli Eğitim Bakanlığı nasıl bir tutum alıyor?" sorusunu yanıtlayan Bakan Tekin, genelgenin toplumdan çok yoğun destek gördüğünü, bunu sabote etmek isteyen art niyetli yaklaşımların olabileceğini kaydetti.

Tekin, Bakanlığın, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin çok duyarlı olduğunu, hızlı tedbirlerle sorunların çözüldüğünü vurgulayarak, 

"Yüz binlerce güzel etkinlik oldu. İçerisinde benim tasvip etmediğim, kimsenin tasvip etmediği birkaç tane örnek var, bu onlardan bir tanesi." şeklinde konuştu.

Bakan Tekin, ara tatilin kaldırılmasına ilişkin tartışmalara da değinerek, şu ifadeleri kullandı:

"Ara tatilleri kaldırmak deyince çocuklar, gençler sanki okula eklenecek gibi anlıyorlar. Yapacağımız şey şu, eğer yaparsak okulların açılışını eylül ayında öteleyeceğiz. Yine180 iş günüokullar devam edecek, yine öğretmenlerimiz iki ay tatil yapacak. O aradaki tatil kısmı buraya eklenebilir. Eylül ayının bu yıl 8'inde başladı, diyelim 15'inde başlayacaktır. Okula çocukların geldikleri gün sayısını artırmıyoruz burada. Tatili de azaltmıyoruz. Okula gidilen gün sayısı artmayacak da azalmayacak da. Tatiller de azalmayacak, bir şey değişmiyor. Bu yıl için zaten herhangi bir şey yok, bu yıl takvimimizi ilan ettik. Biz mayıs ayında önümüzdeki yılın takvimini hazırlıyoruz, yani 2026-2027 eğitim öğretim yılı. Orada Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı birer haftalık dilimlerle bizim eğer akademik takvimimizi etkileyecek durumda olursa, orada bir tedbir alabiliriz. Ama dediğim gibi bu ara tatilleri kaldırmak değil, ara tatilleri yaz tatiline eklemek."

ENGELLİ PERSONEL VE ÖĞRETMEN İHTİYACI

Bakanlık bünyesinde 35 bin engelli personel bulunduğu, bunun yaklaşık 20 bininin öğretmen olduğu bilgisini veren Tekin, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı ile birlikte kamu kurumlarındaki personel dağılımına yönelik çalışmalardan sonra engelli bireylerle ilgili açıklamada bulunacaklarını bildirdi.

Yasal zorunluluğun neredeyse iki katı kadar engelli personel çalıştırdıklarını vurgulayan Tekin, "Yeni dönemde de engelli arkadaşlarımızla yol yürüyeceğiz." dedi.

Tekin, en çok ihtiyaç duydukları öğretmenlik alanının "özel eğitim öğretmenliği" olduğunu belirterek, özel eğitim alanında okul ve kampüs açma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.