Genç Türkiye Zirvesine katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türk mühendislerinin ve tasarımcılarının ürettiği Türk markası olan bir makam arabası kullanmak istediğini söyledi.
İnovatif Düşün Geleceği Yönet ana teması ile başlayan Genç Türkiye Zirvesi, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekcinin katılımıyla gerçekleşti. Stratejik vizyon sahibi 3 bin gencin yer aldığı zirvede konuşan Bakan Zeybekçi, Türkiyenin yüzde yüz yerli otomobili üretecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Türk mühendislerinin ve tasarımcılarının ürettiği Türk markası olan bir makam arabası kullanmak istediğini belirten Zeybekci, Bugün İngilterede, Almanyada, Fransada ya da İtalyada ekonomi bakanları kendi ülkelerinin ürettikleri arabaları kullanıyor. Başbakanımızın da, benim de yerli makam aracı kullanmak gibi bir hasretimiz var. Yakın gelecekte bir markamız olacak. 1980li yıllarda Türkiyenin ihracatı 4 buçuk milyar dolardı. Bugün Gaziantep, o günkü Türkiyenin bir yılda yaptığı ihracatın 4 katını yapıyor. Tam 33 yıl sonra Türkiye o günkü dış ticaret hacmini 152 milyar dolara çıkardı. O gün sıfır olan hizmet gelirleri, bugün 48 milyar dolar oldu. İthalatımız ise 456 milyar dolara yükseldi. O günkü hayaller ile bugünkü hayaller çok farklı ifadelerini kullandı.
TÜRKİYENİN İHRACATI 10 YILDA 3 KAT ARTACAK
Türkiyenin Avrupa Birliğinin 6., dünyanın ise 15. büyük ekonomisine sahip olduğunu söyleyen Bakan Zeybekci, Hiçbir şeyi yapamayan bir Türkiyeden her şeyi yapabilen bir Türkiye haline geldik. Türkiyenin cari açık problemi yok, Ar-Ge ve inovasyon problemi var. Yeni bir inovasyon, heyecan ve girişimcilik dönemine başlamamız gerekiyor. Enerji ve hammadde kaynaklarından tüketim alışkanlıklarına kadar her şeyi başkalarının belirlediği fason ülke konumuyla bugüne kadar gelebildik. Artık Türkiye muasır medeniyetler seviyesindeki ülkelerden de ileriye gidiyor. Önümüzdeki 10 yılda ülkemizde ihracat, üretim, çalışan sayısı, zenginlik, fabrika sayısı ve gelir 3 kat artacak ve bu ortam gençlere çok büyük fırsatlar verecek dedi.
Cumhuriyetin 100. yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi belirlediklerini belirten Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, Küreselleşmenin yeni dinamikleri inovasyon kabiliyeti üzerine kuruluyor. 19. yüzyıldan kalma ticaret modelleri değişti. Artık tüketici odaklı üretmek gerekiyor. Tüketici odaklı hareket ettikten sonra kar da arkasından gelir. Oyunun değişen kuralları, yeniliğe açık ve değişimi benimseyen ülkeler için fırsatlar barındırıyor. Fikir her zaman finansın önündedir. TİM olarak bu değişimin farkındayız ve uzun vadeli projeksiyonumuzda cumhuriyetimizin 100. yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi koyduk. Bunun için katma değeri yüksek ürünler üretmeye ve inovasyon odaklı ekonomiye ihtiyacımız var diye konuştu.
İNOVATİF DÜŞÜN GECELEĞİ YÖNET
Yıldız Teknik Üniversitesi öncülüğünde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Sanayi Odası, Türkiye İhracatçılar Meclisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının işbirliği ile gerçekleştirilen Genç Türkiye Zirvesine Türkiyenin 81 ilinden ve 165 ülkeden binlerce genç katıldı. Lütfi Kırdar Kongre Merkezinin ev sahipliğinde gerçekleşen zirvenin ilk gününde Stratejik Sektörler: Savunma, Uydu ve Uzay Teknolojileri, Türkiyenin Çıkış Yolu: İnovasyon, Kentsel Dönüşüm ve Yaşanabilir Türkiye, İnovasyon Ekonomisi ve Ulaşım Teknolojileri ve Denizcilik oturumları yer aldı.
Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerem Alkinin başkanlık yaptığı İnovasyon Ekonomisi oturumu, Renault MAIS Genel Müdürü İbrahim Aybar, Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kırcova ve Avea Kıdemli IT Direktörü Egemen Kurdoğlunun katılımıyla gerçekleşti. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği oturumda, İnovatif ve yenilikçi bir endüstri yapısı, İnovatif ürünler ve fikirler ile verimlilik artışı, Sektörlerin inovasyona katkısı ve inovasyon odaklı rekabet ve İnovasyon ekonomisi nedir, ne değildir? konuları değerlendirildi.
İnovasyonu toplumun hayatını kolaylaştırmaya yönelik çözümler olarak nitelendiren Prof. Dr. Kerem Alkin, İnovasyon ekonomisi iki taraflı çalışan bir mekanizması var. Bunlardan ilki inovasyonun ekonomisinin ne olduğu, diğeri ise ülke ekonomisine katkısı. Bu iki anlamda önemi çok büyük. İnovasyonu toplumun hayatını kolaylaştırmaya yönelik çözümler olarak üretmek mümkün. Türkiyenin mühendislik ve inovasyonda sorunu yok, biraz daha marka anlamında gelişime ihtiyacı var. Yerli otomobili yapacak güce sahibimiz ancak çıkaracağımız markaya çok dikkatle karar vermek gerekir dedi.
21. yüzyılda dünyanın nasıl bir değişim içinde olduğunu ve inovatif düşüncenin dünyayı nereye götüreceğini değerlendiren Renault MAIS Genel Müdürü İbrahim Aybar, 21. yüzyıl itibariyle şehirleştik, bilgiye kavuşmak her anın ihtiyacı haline geldi ve insanların alım gücü yükseldi. Ülkemiz son 10 yıl içinde hızlı bir gelişme gösterdi. Türkiyede AVM sayısı 347 iken bu sayı Almanyada 453. Ancak ülkemizde 295 tane müze bulunurken Almanyada bu sayıda 6 bin 500. Türkiyede kazancın yüzde 70i günlük ihtiyaçlara harcanırken Almanyada 58i harcanıyor. Kültür harcamalarında ülkemiz yüzde 3.2 oranına sahipken Avrupa Birliğinde bu oran yüzde 10. Tüketime meyilliyiz ancak kültür harcamalarında geride duruyoruz şeklinde konuştu.
İnovasyonu ve değişimi tetikleyen 4 faktörü mobil, data, bulut bilişim ve sosyal alanlar olarak tanımlayan Avea Kıdemli IT Direktörü Egemen Kurdoğlu, mobil iletişimde Ar-Ge ve inovasyon konusunu değerlendirdi. Ar-Ge ve inovasyonun ekonomik şirketleri etkilediğini ve sektördeki oyuncuların yerini değiştirdiğini ifade eden Kurdoğlu, 2000li yıllardan itibaren mobil internet çağındayız. Hepimizin elinde mobil cihazlar bulunuyor. Bu değişimlerin her birinde Ar-Ge ve inovasyon tetikleyici rol üstleniyor. 90larda standartları sizin çizebildiğiniz bir alanda hem sektör hem müşteri elde tutuluyordu. Ama teknolojin gelişmesiyle birlikte şirketler ve müşteriler değişti. Müşteriler sadece sizin verdiğinizi almıyor ve kendine özgü ürün ve servis istiyor diye konuştu.
İnovasyonu sadece yeni bir ürün üretmek ya da yeni bir yol keşfetmek gibi düşünmemek gerektiğini belirten Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kırcova, İnovasyon hayatı kolaylaştıran, verimliliği arttıran, yaşam kalitemizi yukarıya çıkaran her şeyle ilgilidir. Eğitimde inovasyon daha kolay öğrenmeyi sağlayan yöntemler üzerine olabilir. Bizim en büyük şirketimizin hacmi Samsungun yüzde 15i kadar. Son 10 yılda onları yakalamaya yaklaştık ama daha kat edeceğimiz çok yol var. Marka olmak da bir inovasyon ve işin bu tarafını da sorgulamalıyız ifadelerini kullandı.
Genç Türkiye Zirvesi, 23-25 Mayıs tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde devam edecek.
Tüm haberler yüklendi.
Haber yüklenirken bir hata oluştu.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın