İstanbul'da bebeğinin pencereden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili yargılanan ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılan anne hakkında Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar çıktı. Yüksek mahkeme, annenin olay sırasındalohusalık psikozu etkisinde olup olmadığının araştırılmadığınıbelirterek yerel mahkemenin kararını bozdu. Annenin cezai sorumluluğunun yeniden değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğine hükmedildi.

BEBEĞİN ÖLÜMÜNDEN 15 YIL CEZA ALDI

İstanbul'da meydana gelen olayda, bir bebek pencereden düşerek hayatını kaybetti.

Bebeğin ölümüne neden olduğu iddiasıyla yargılanan anne hakkında dava açıldı.

Yerel mahkeme, yapılan yargılama sonucunda anneyi "çocuğu kasten öldürme" suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Dosyanın Yargıtay'a taşınmasının ardından yüksek mahkeme, annenin olay sırasındaki ruhsal durumunun yeterince araştırılıp araştırılmadığını değerlendirdi.

YARGITAY 15 YILLIK CEZAYI BOZDU

Yargıtay, dosya üzerinde yaptığı incelemede annenin doğum sonrası dönemde ortaya çıkabilen lohusalık psikozu etkisinde bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğine dikkat çekti.

Yüksek mahkeme, olay sırasında annenin cezai ehliyetini etkileyebilecek bir ruhsal rahatsızlığının olup olmadığının belirlenmeden hüküm kurulmasını eksik inceleme olarak değerlendirdi.

Bu nedenle yerel mahkemenin verdiği15 yıl hapis cezasıbozuldu.

Karar, annenin suçsuz bulunduğu anlamına gelmiyor. Yeniden yapılacak değerlendirmede olay tarihindeki ruhsal durumunun araştırılması gerekiyor.

LOHUSALIK PSİKOZU NEDİR?

Lohusalık psikozu, doğum sonrasında ortaya çıkabilen, kişinin düşüncelerini, davranışlarını ve gerçekliği değerlendirme yetisini etkileyebilen ciddi bir ruhsal sağlık sorunu olarak tanımlanıyor.

Doğum sonrası dönemde gelişebilen bu rahatsızlık, ağır belirtilerle seyredebildiği için acil psikiyatrik değerlendirme ve tedavi gerektirebiliyor.

Ancak her doğum sonrası ruhsal değişiklik lohusalık psikozu anlamına gelmiyor.

İstanbul'daki davada da annenin bu rahatsızlığı yaşayıp yaşamadığı henüz kesinleşmiş değil.

Yargıtay'ın bozma kararının temelinde, bu ihtimalin uzman incelemesiyle araştırılması gerekliliği bulunuyor.

ADLİ TIP RAPORU İSTENDİ

Yargıtay'ın kararına göre annenin olay tarihindeki ruhsal durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Yapılacak incelemede annenin lohusalık psikozu yaşayıp yaşamadığı ve böyle bir durumun cezai sorumluluğunu etkileyip etkilemediği araştırılacak.

Türk Ceza Kanunu kapsamında, kişinin suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ruhsal hastalıktan etkilenmiş olması cezai sorumluluğun değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Bu nedenle hazırlanacak uzman raporu, yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınacak.

Yargıtay'ın bozma kararının ardından dosya yeniden yerel mahkemede değerlendirilecek.