Milyonlarca çalışan ve işvereni yakından ilgilendirenTamamlayıcı Emeklilik Sistemi(TES)yeniden gündemde. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) TES’e yer verilmemesi üzerine Türkiye Gazetesi yazarı ve Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş,maaşlardan yüzde 3 kesintiöngören sistemin rafa kaldırıldığını belirtti.
TES kapsamında çalışanlardan yüzde 3, işverenlerden de yüzde 3 katkı alınması öngörülüyordu. Ancak sistem daha önce belirlenen takvimlerde hayata geçirilemedi.
YENİ OVP’DE TES YER ALMADI
2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program Resmî Gazete’de yayımlandı. Daha önceki programlarda gündeme gelen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi başlığı yeni OVP’de yer almadı.
İsa Karakaş, TES’e ilişkin süreci değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
"Biz bu tespiti yaparken 'müneccimlik' yapmıyorduk. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki ihtisas komisyonlarında yürüttüğümüz çalışmalar bu gerçeği gösteriyordu. Hem çalışan hem işveren hem de kamu bürokrasisi cephesindeki dinamikleri, rakamları ve saha gerçeklerini derinlemesine analiz ettik. Saha gerçeklerini görmeden kağıt üzerinde yapılan planlar eninde sonunda duvara çarpmaya mahkumdur. Nitekim öngörülerimiz adım adım gerçekleşti ve sistem tamamen tıkandı."
“SÜREKLİ ERTELENEN KARARLAR TAKVİMİ PATLATTI”
TES’in daha önce birkaç kez ertelendiğini belirten Karakaş, yeni OVP’de sistemin yer almamasına ilişkin şunları söyledi:
"2023 yılında ilan edilen OVP, OKS'nin işveren katkılı TES'e dönüşümü için 2024 sonbaharını hedef gösteriyordu. Zaman geldi, takvimler işledi fakat o hedef tutmadı. Tarih hemen 2025 yılına kaydırıldı. Ardından 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı ile hedef bir kez daha ertelendi. Takvim sıkışmış, mevzuat altyapısı kurulmamıştı. Sürekli ertelenen kararlar sonunda takvimi patlattı ve TES başlığı yeni OVP'den tamamen silindi"
“ÇALIŞANIN SIRTINDA TAŞIYACAK BİR GRAM MECAİLİ KALMADI”
Karakaş, sistemin çalışanlara getireceği mali yükü değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
"Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonları trilyon dolarlara ulaşır ve ülke ekonomisine can suyu sağlar. Ancak bizde birikim ve tasarruf oranları dip seviyededir. Hükûmetin niyeti elbette devlet, çalışan ve işveren üçlüsünden yeni bir fon kaynağı oluşturmaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Çünkü çalışanın ve dar gelirlinin sırtında taşıyacak bir gram dahi mecal kalmamıştır. Asgari ücret bugün 28.075 TL seviyesindedir. Açlık sınırı ise 37.388 TL'ye ulaşmıştır. Aradaki uçurum 9.313 TL'dir. Mevcut kesintilere bir de yüzde 3 TES eklenirse maaş 27.084 TL'ye düşer. Ateş düştüğü yeri yakar! Sofrasında ekmeği küçülen çalışana 'yarın emekli olacaksın' demek çare değildir."
İŞVERENİN PRİM YÜKÜNÜ AÇIKLADI
TES’in işverenler açısından oluşturacağı maliyet hakkında da değerlendirmede bulunan Karakaş şöyle konuştu:
"Mevcut durumda SGK ve işsizlik primlerinin toplamı yüzde 37,75 seviyesindeydi. Ocak 2026 itibarıyla bu oran yüzde 38,75'e tırmandı. Eğer TES hayata geçseydi, yüzde 3 işveren ve yüzde 3 işçi payı ile toplam prim yükü yüzde 44,75'e fırlayacaktı. Buna ilaveten imalat dışı sektörlerdeki yüzde 5'lik prim indiriminin yüzde 2'ye düşürülmesi maliyetleri daha da katladı. Yük artık ince hesapla değil, kalın kalemle artmaktadır. Özellikle KOBİ'ler ve küçük esnaf için bu ilave prim, bardağı taşıran son damla olacaktı. Gücü tükenen taraflara yeni yükler bindirmek sistemi kilitler; resmî istihdam daralır, kayıt dışı ekonomi körüklenir."
“EMRİVAKİ SİSTEME GEÇİT VERİLMEDİ”
Karakaş, TES’in hayata geçirilmemesinde çalışan ve işverenlerin yaklaşımına da dikkat çekerek değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Cumhurbaşkanımız çalışanları ve işverenleri ilgilendiren tüm meselelerde hep tarafların uzlaşmasına ve iradelerine büyük önem vermiştir. Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminde de hem çalışanların hem de işverenlerin analizimizde belirttiğimiz haklı gerekçelerle yanaşmamaları nedeniyle bu sistem emrivaki bir şekilde yürürlüğe konulmamıştır"




Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın