Geçtiğimiz aylarda Sinan Göztepe isimli şahıs ile girdiği silahlı kavgada şahsın ölümüne sebebiyet veren ve kendisi de Sinan Göztepe’nin silahından çıkan mermiler ile 5 yerinden yaralanan T.A. tutuklu olarak yargılanmak için cezaevine gönderilmişti. T.A.’nın eşi I.A. yerel bir gazetede ve internet haber sitesinde haklarında çıkan haberi yalanladı.
BU HABERLER HAKLILIĞIMIZA GÖLGE DÜŞÜRÜYOR
Yerel gazetelerde ve internet sitelerinde haklarında çıkan haberleri yalanlayan T.A.’nın eşi I.A. gerçekleştirdiği açıklamasında, “Yıldırım Gazetesi’nde eşim ile ilgili ‘Müebbet Hapsi İstemiyor’ şeklinde bir haber gördük. Bu davanın açıldığı gün için yani hazırlık savcısının dosyayı tamamlayıp davayı açtığı gün için doğru bir haber olabilir ama bugün için yanlış bir haber. Ayrıca e-inegol.com internet sitesinde ‘Arkadaş Katiline Müebbet Hapis İsteniyor’ şeklinde bir haber gördük. Bu haberler bizim haklılığımıza, davanın sürecine gölge düşüren haberler. Bu nedenle de bu haberlerden dolayı çok üzüldük ve bir açıklama yapma zorunluluğu hissettik” dedi.
NİYETİ EŞİMİ ÖLDÜRMEKTİ
Garaj esnafı olmalarından dolayı birçok insan tanıdıkları gibi Sinan Göztepe’yi de tanıdıklarını belirten I.A., “Bu insan cezaevine düştü. Cezaevine düştükten sonra eşi, sürekli olarak eşimi arayıp ‘Ailesi ilgilenmiyor. Babası, ağabeyi orada ona bakmıyorlar, ben de çok kötü durumdayım’ diyerek defalarca eşimi arayıp para istedi ve kendisinin de para istediğini bize iletti. Ayrıca maktul Sinan Göztepe’nin eşime cezaevinden yazdığı mektuplar var. Bu mektuplarda iyilik olsun diye, çaresiz kaldığı için birkaç kez gönderdiği paraları düzene koymasını isteyen ‘Bu işi bir düzene koy’ diyerek yazdığı mektuplar var. Tabi bu iş düzene koyulmadı. Neden koyulmadı? Çünkü bizim ona hiçbir borcumuz yok. Karısı aradığı için eşim utancından, mahcup olmamak için iyilik gözeterek ve yardımcı olmak isteyerek yaptı bu para yardımlarını. ‘Bu işi bir düzene koy’ mektupları daha sonra tehdit mektuplarına dönüştü. Bunlar da bizim elimizde var. Biz mahkemeye, heyete bunları sunduk. ‘Klinikte yatarsın’, ‘nöroloji kliniğinde yatarsın’, ‘kardiyoloji kliniğinde yatarsın’, ‘Hızlı bir şekilde silkelen’ gibi sözler sarf etmiş. Bunun sonucunda cezaevinden çıktıktan sonra da eşimi sürekli olarak telefon aracılığı ile rahatsız etmiş, ‘beni aldır’, ‘beni getir’, ‘beni götür’ gibi şeylerde bulunmuş. Eşim sürekli onu atlattığı için görüşmemiş. Ama en sonunda 12 Nisan gecesi saat 01.30’da bu kişi bizim evimize geldi. Merdivenleri eli belinde çıktı, bana küfür etti, ‘Hepiniz ben ne istiyorsam onu yapacaksınız. Hepinizi öldürürüm’ dedi. Bunun sonucunda da bana zorla ‘Kocanı ara’ dedi. Ben eşimi aradım. Eşime de aynı şekilde aynı şeyleri küfür ederek tekrarladı, ‘hepinizi öldüreceğim’ gibi şeyler söyledi. Eşim de ‘Evimi terk et, ben nereye istiyorsan geleceğim’ dedi. Bundan sonra eşim kendisini işyerimize çağırmış. Ama onun niyeti belli olduğu için, niyeti eşimi öldürmek olduğu için eşimi son derece ıssız bir yere götürerek göğsüne hedef alarak ateş etmek istemiş. Eşimin müdahalesi ile ayaklarına 5 tane kurşun geldi. Hatta bir tanesi dizinde kaldı, şuan sandalyede oturarak namaz kılıyor. Sonrasında eşim 5 tane mermiyi bacaklarına aldıktan sonra canını savunmak için karaltıya ateş ediyor. Bu bir arkadaşlık olayı değildir. Hiçbir arkadaş bunu yapmaz. Benim eşim de arkadaş katili değildir, canını savunmuştur. Bu haberleri yapanlar olayın muhatapları ile görüşseydiler biz avukatımız aracılığı ile de bir metin verebilirdik. Bu haberler bizi çok üzdü. Bu haberlerin gereğinin yapılmasını istiyoruz. Vicdan sahibi olan bir basın mensubunun doğrusunu araştırması gerektiğine inanıyoruz” açıklamalarında bulundu.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın