2014 yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftası kutlamaları, İshakpaşa Cami bahçesinde düzenlenen tören ile start aldı. Düzenlenen törene, Kaymakam Ali Akça, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Fatih Bilican, İlçe Müftüsü Bayram Canbey, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, din görevlileri, dernek başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
CAMİLER İLİM VE İRFAN YUVALARIDIR
Programın açılış konuşmasını yapan Din Görevlileri Dernek Başkanı Osman Çiçekfidan, “Ana Teması ‘Cami ve Gençlik’ olan 2014 Yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın ülkemiz, milletimiz ve tüm meslektaşlarım için hayırlı, başarılı hizmetlere vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ederim. Cami, Yüce Allah ile irtibatı somutlaştırmanın en güzel sembolüdür. Camiler, zengin-fakir, amir-memur, genç-yaşlı demeden toplumun her kesiminden insanın aynı safta omuz omuza, gönül gönüle bir araya gelerek kaynaştıkları, birlik ve beraberliğimizin en güzel şekilde gerçekleştiği mukaddes mekânlardır. Camiler, ibadet yerleri olmanın yanında eğitim ve öğretimin yapıldığı ilim ve irfan yuvalarıdır. Camiler bu fonksiyonlarına uygun olarak gençlerimize sevgi, şefkat, merhamet, ana-baba ve büyüklere saygı, doğruluk, dürüstlük, kardeşlik, birlik ve beraberlik, vatan sevgisi, yiğitlik duygusu, ahde vefa, edep gibi her biri ahlakî ve insanî değer olan hasletleri kazandırabileceğimiz yegâne mekânlardır. Camilerimizi din görevlilerimizden ayrı düşünmek mümkün değildir. Yaz kış demeden, gece gündüz zaman ve mesai mefhumu gözetmeden camileri şenlendiren; vaiz, hatip, imam, müezzin ve kayyımlarımız ne kadar tebrik edilse azdır. Fertlerin ve toplumun manevi problemlerine çözüm üretebilmek için, din görevlilerinin vizyonu ve misyonunun olması, etkili ve verimli bir hizmet sunabilmek için hizmetlerinde görevlilik anlayışım gönüllülük anlayışına dönüştürebilmesi büyük önem arz etmektedir” dedi.
GENÇLERİMİZİ İHMAL DEĞİL, İHYA EDELİM
Bir milletin varlığını devam ettirebilmesi ve her alanda yükselebilmesinin her bakımdan iyi yetişmiş bir gençliğin bulunmasına bağlı olduğunu aktaran Çiçekfidan, “Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin camilere devam etmelerini, camilerle ilgilenmelerini son derece önemsiyoruz. Dinî ve millî değerlere saygılı, ulvî gayeler ve hedefler peşinde koşan, kalbi mescitlere bağlı, dindar bir nesil yetiştirmek istiyorsak, genç neslimizin cami merkezli hayatın manevî havasını teneffüs etmelerini temin etmeliyiz. Huzurlu ve başarılı gelecek ancak maneviyat ikliminde yetişmiş gençlerle mümkün olacaktır. Çocuklarımızı, gençlerimizi camiyle, Kur'an Kurslarıyla tanıştıralım. Gençlerimizi ihmal değil, ihya edelim. Ailesinin evini bilen genç, Allah'ın evini de bilsin. Biliniz ki camilerimiz ve imamlarımız, Kur'an Kurslarımız ve hocalarımız, çocukları ve gençleri, gönül kucaklarını sonuna kadar açarak bekliyor. Gençler davetlisiniz! Sizleri camilerimizin manevi havasından yararlanmaya, Kur'an Kurslarımızla, din görevlilerimizle buluşmaya davet ediyoruz. ‘Geç kalmayın, Genç gelin!’” şeklinde konuştu.
EBEDİYETE İNTİKAL EDENLERİ RAHMETLE ANIYORUZ
Çiçekfidan son olarak, Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle geçmişten günümüze camilerin yapılması ve yaşatılmasında emeği geçip ahrete irtihal eden, bilcümle hayır sahiplerini, Müftü, Vaiz, muallim, imam-müezzin ve hademe-i hayratı rahmetle andıklarını belirterek Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
CAMİLER YERYÜZÜNÜN EN KUTSAL MABETLERİDİR
2014 Yılı Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın hayırlara vesile olmasını dileyerek, programa katılan herkese teşekkür eden İlçe Müftüsü Bayram Canbey ise, “1986 yılından bu yana, bu sene Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın 38’incisini kutluyoruz. Kutlanmakta olan hafta, her yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’nca, bir tema belirlenerek hazırlıklar yapılır ve haftaya öyle başlanır. Geçen senelerde, cami ve çocuk, cami ve kadın, cami ve engelliler gibi konular alındı. Bu sene ise cami ve gençlik konusu ele alındı. Bu konu üzerinde, camilerimizde sohbet ve bazı nasihatler yapılacak. Salon toplantılarımız ve paneller gibi toplantılarımız olacak. Hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Camiler yeryüzünün en kutsal mabetleridir. En kutsal mekânlarıdır. Âdem A.S ile başlayan tevhit dini ve Kâbe-i Muazzama Hz. İbrahim A.S ile beraber devam etmiş, bugün de dimdik ayakta ve onun yeryüzündeki şubeleri konumunda olan camilerimi ve mescitlerimi, onların gölgesi altında huzur buluyoruz, ibadetlerimizi yapıyoruz. Birbirimizle kaynaşıyoruz ve mutlu oluyoruz. Allah bu mutluluğumuzu daim eylesin inşallah” diye konuştu.
YAPILANI YAŞATMAK BİZLERİN GÖREVİDİR
Camilerin ibadet etmenin yanında birçok fonksiyonun da idrak edildiği mekânlar olduğunu aktaran Müftü Canbey, “İlim ve irfan yuvalarıdır. Gerektiğinde misafirhanedir, gerektiğinde hastanedir, gerektiğinde eğitim yuvasıdır, Kur’an kursudur. Dolayısıyla kutsal yerlerdir ve dokunulmazlığı olan yerlerdir. Savaş anında bile kesinlikle mabetlere dokunulmaması, Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın prensipleri arasında yer almıştır ki, bu İslam’ın temel prensiplerinden bir tanesidir. Ama maalesef son yıllarda görüyoruz ki, gerek Bosna Hersek’teki savaşta, gerek Irak ve Suriye’deki iç karışıklıklarda, maalesef kendilerini Müslüman addeden bir takım insanlar tarafından camiler ve mescitler hedef alınmakta, hunharca tahrip edilmektedir. Allah Kur’an-ı Kerim’de bunları yapan insanların ancak zalim insanlar olduğunu söylüyor. Onun için değerli kardeşlerim camileri sizler yapıyorsunuz, bizler yapıyoruz. Cami kapılarında halkımızdan topladığımız yardımlarla, hayırseverlerimizin yardımlarıyla yapılıyor. Onların yaptıklarını yaşatmakta bizlerin görevidir” ifadelerini kullandı.
CAMİ-GENÇLİK İLİŞKİSİ ÇOK ÖNEMLİDİR
Cami ve gençlik ilişkisinin çok önemli olduğunu aktaran Canbey, “Kur’an-ı Kerim’de çok geniş bir şekilde yer almaktadır. Mesela Hz. İbrahim A.S’ın daha çocukluk döneminde genç bir delikanlı iken put yapan babası başta olmak üzere, puta tapan o insanlarla ciddi bir mücadelesinin içine girdiğini görüyoruz. Ve insanları hep camiye mescide davet ettiğini görüyoruz. Gene İsmail A.S kurban hadisesinde de olduğu gibi tam bir teslimiyet içerisinde. Yakışıklılığı ile ün salmış olan Hz. Yusuf A.S’ın çok genç bir döneminde kendisini günaha davet eden bir hanıma, ‘Ben Allah’tan korkarım’ diyerek nefsiyle mücadeleye başladığını, nefsiyle mücadele ettiğini, dolayısıyla bu şekilde dine ve diyanete, yani Allah’a teslim olduğunu görmekteyiz” dedi.
AKTAŞ’TAN EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR
‘Geç Kalma Genç Gel’ sloganı ile ilgili bir anısını anlatarak konuşmasına başlayan Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “İnegöl’ün sokaklarını altından döşesek kıymeti yok. Bu sokakları, bu caddeleri, bu mekânları kullanacak olan insanlara en büyük yüklemeyi yapan kişiler din görevlilerimizdir, öğretmenlerimizdir, eğitimcilerimizdir. Bu eğitimlerin artırılarak devam etmesini temenni ediyorum. İlçemizde görev almış tüm din görevlilerimize, çok değerli hizmetler veren cami derneklerimize ve hizmeti bulunan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
GENÇLERİMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE YARINLARA HAZIRLAMALIYIZ
Son olarak söz alan Kaymakam Ali Akça ise, “Bugün burada Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebeti ile İlçe Müftülüğümüzün düzenlediği güzel bir programda sizlerle birlikteyiz. Bu seneki Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın ana teması gençlik… Bence çok güzel seçilmiş bir konu. Hepimiz biliyoruz ki gençlerimiz çocuklarımız, yavrularımızdır. Yine hepimiz biliyoruz ki gençlerimiz nasılsa geleceğin Türkiye’si de o şekilde olacaktır. O yüzden bizlerin ana görevlerinden biri gençlerimizi en iyi şekilde o yarınlara hazırlamaktır. Ancak gençlerimizin de sahip olmaları gereken bir takım hususlar vardır. Öncelikle gençlerimizin tarih bilincinin ve tarih bilgisinin çok yüksek seviyelerde olması gerekir. Gençlerimiz tarihi sadece bir ders olarak algılamamalıdırlar. Tarih aynı zamanda bir bilinçtir. Eğer bir gençlik tarih bilincine sahip değilse o toplum köksüz bir ağaca benzer ve ilk rüzgârda yıkılır. 2014 yılındayız. Bundan 100 yıl geriye gidin. 1914 yılı ve 1. Dünya Savaşı’nın başlangıcı. O yıllarda Osmanlı İmparatorluğu var ve Osmanlı İmparatorluğu birtakım ülkelerle beraber 1. Dünya Savaşı’na giriyor ve o savaştan yenik çıkıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok toprağı elinden çıktığı gibi şuan yurdumuz olan Anadolu’nun çok büyük bir kısmı da işgal altında. Ve rahmetli Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı organize ediyor. Anadolu’da Kurtuluş mücadelesi yönetiliyor. O mücadelenin ana aktörlerinden bir tanesi de Mehmet Akif. Burdur milletvekilidir ve o mücadelede milli ruhu, milli duyguları en üst seviyelere taşımak için bir marş yazılmasını istedi, İstiklâl Marşı. İşin içerisine para ödülü konuluyor ve Mehmet Akif diyor ki; ‘Ben parayla İstiklâl Marşı yazmam’. Para konusu bir şekilde halledilince o her okuduğumuzda tüyleri diken diken eden 10 kıtalık İstiklâl Marşı kaleme alınıyor. İstiklâl Marşı’nın 8. kıtası hepimizin bildiği gibi şöyledir; ‘Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli, Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli, Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli’. Rahmetli Akif’in dediği gibi dinin temeli saydığı ezanlar camilerimizden yükselir. Ve yine bizim insanımız zaten tertemiz olan dinini camilerde öğrenir. Bundan 100 yıl önce dünyada hüküm sürüyordu da bugün huzur mu hüküm sürüyor? Ortadoğu’da olanları görüyoruz. Ölenin de öldürenin de kendini Müslüman olarak adlandırdığı kirli bir savaş var oralarda. Oysa biz biliyoruz ki bizim dinimiz rahmet dinidir. Cenabı Hakk, o yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de buyurmuyor mu; ‘Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik’. Ve biz bunu camilerimizde, okullarımızda öğreniyoruz. Ve yine Cenabı Hakk, yüce kitabında ‘Bir insanın hayatını kurtaran bütün insanlığı kurtarmış gibidir’ diye yazıyor. Yine biz camilerimizde öğreniyoruz ki o güzel dinin güzel Peygamberi gerçek Müslüman, elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu kimsedir. Ve yine o güzel insan diyor ki; ‘Küçüklerini sevmeyen, büyüklerini saymayan bizden değildir’. Biz gerçek İslam’ın gerçek yüzünü camilerimizde, okullarımızda öğreniyoruz. O yüzden bu senenin konusu çok önemli bir konu. Sevgili gençler, camilerle irtibatınızı kesmeyin. Bu duygu ve düşünceler ile bu programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” açıklamalarında bulundu.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!