Son dönemde Sezen Aksu ile söylediği “Hıçkırık” düetiyle gündemde olan müzisyen Ceylan Ertem, Milliyet Sanat dergisinin Ağustos 2026 sayısında Ayın Söyleşisi’ne konuk oldu. Ertem, Asu Maro imzalı söyleşide hem sahne hayatında yaşadığı agorafobi sürecini hem de yıllar içinde değişen bakış açısını ayrıntılarıyla anlattı.
AGORAFOBİYLE SAHNEDE VERİLEN UZUN MÜCADELE
Canlı performansları ve şarkıları sahnede yoğun duygu aktarımıyla söylemesiyle tanınan Ceylan Ertem, perde arkasında ciddi bir agorafobi deneyimi yaşadığını aktardı. Ertem, kariyerinin farklı dönemlerinde birçok kez sahneden inmek zorunda kaldığını belirterek, solo kariyeri sırasında katıldığı canlı yayınlarda da fenalaştığını söyledi.
“Yıllarca defalarca sahneden indim. Solo kariyerimde de birçok canlı yayında fenalaştım. Yani böyle binlerce kişinin karşısına ayda 10 kere çıkacak bir insan olmak hayaldi benim için” diyen Ertem, bu süreci aşmak için yoğun bir terapi dönemi geçirdiğini ifade etti. Müzisyen, benzer deneyimler yaşayan insanların kendisine “Yaş aldıkça, bir şeyler yaşadıkça mücadele kazanılabiliyor” dediğini, kendi hayatında da bunun karşılığını gördüğünü anlattı. Ertem, özellikle son yedi-sekiz yıldır sahnede çok daha rahat hissettiğini ve bu noktaya gelmek için uzun yıllar emek verdiğini vurguladı.
YALNIZLIKLA DEĞİŞEN İLİŞKİSİ VE ŞARKI YAZIMI
Röportajda, şarkı yazarlığına ve temalarına da değinen Ceylan Ertem, çok sık aşk şarkısı kaleme almamasının nedenini de paylaştı. Ertem, geçmişte yoğun aşk acıları yaşadığını, gençlik yıllarında dünyayı yalnızca aşk ve ilişki odağında gördüğünü ancak zamanla bu bakış açısının değiştiğini dile getirdi.
“Eskiden çok aşk acısı çekiyordum. O zaman çocuksun ve dünyayı ondan ibaret zannediyorsun. Hem o adamdan ibaret zannediyorsun hem aşktan ibaret. Ama hiç öyle olmadığını tabii ki anladım” diyen sanatçı, özellikle 38 yaşından sonra yalnızlığın kendisi için ne kadar değerli olduğunu keşfettiğini anlattı. Yalnız tatile gitmekten ve yalnız yaşamaktan keyif aldığını söyleyen Ertem, “Yalnızlık muhteşem bir şeymiş, bayılıyorum yalnızlığıma. O nedenle böyle yalnızlığı kutlayan bir insan hâline geldim. Belki öyle şarkılar yazarım” sözleriyle, ileride yalnızlık temasını daha fazla işleyebileceğinin sinyalini verdi.
GENÇLİK YILLARINA, GÖRÜNÜŞÜNE VE ESİNLERİNE DAİR
Röportajda, Ertem’in dış görünüşü ve zaman zaman kendisine yöneltilen benzetmeler de gündeme geldi. Başarılı müzisyen, sıkça Sezen Aksu ve Frida Kahlo’ya benzetildiğini hatırlatarak, “Böyle çok güzel kadınlara benzetilmek ne kadar güzel” dedi. Yüzünde estetik müdahale olup olmadığına dair sorular geldiğini belirtirken, “Ama ‘Bir şey mi yaptırdın?’ diyenler var, hiçbir şey yok suratımda” ifadesini kullandı.
Genetik faktörlerin etkisine işaret eden Ertem, bakım rutinini ise “Çok makyaj yapmamak, hayvanlar üzerinde test edilmemiş, vegan yağlar sürmek galiba iyi oluyor. Ne kadar az kimyasal, o kadar iyi” sözleriyle anlattı. Yaklaşık 25 yıldır et tüketmediğini söyleyen sanatçı, doğaya yakın bir hayat sürmenin, bol kahkaha atmanın, iyimser ve çalışkan olmanın insanı genç tuttuğunu dile getirdi.
Kendi üretimlerine de eleştirel yaklaşan Ertem, 20’li yaşlarındaki halini değerlendirirken “20’li yaşlardaki Ceylan daha çok bilmiş biriydi. Şimdi ‘O kadar sert olmaya gerek var mıydı Ceylan’cığım?’ diyen bir Ceylan Ablası var onun” sözleriyle, zamanla yumuşayan tavrına dikkat çekti.
EDİP CANSEVER VE ONNO TUNÇ HAYALİ
Ceylan Ertem, kariyerinin zor dönemlerinde kendisine ilham veren isimlerden de bahsetti. En karanlık anlarında, kaybolmuş hissettiğinde bazı sanatçıların ve yazarların eserlerinin adeta elinden tuttuğunu söyledi. Bu isimlerle ilerleyen yıllarda aynı sahneyi paylaşmanın ve birlikte üretmenin, onun için önemli bir eşik olduğunu dile getirdi.
Ertem, “Yollarımız kesişirse tamam dedim ve bir gün gerçekten onlar aradı” diyerek, hayranı olduğu bazı isimlerle daha sonra aynı projelerde buluştuğunu hatırlattı. Hâlâ tanışmadığı birçok sanatçı olduğunu kaydeden müzisyen, “Mesela Edip Cansever yaşasaydı muhtemelen kapısında yatardım. Ya da Onno Tunç” sözleriyle, hayal ettiği işbirliklerini andı.
MİLLİYET SANAT’IN AĞUSTOS 2026 SAYISINDA
Ceylan Ertem’in agorafobiyle mücadelesinden yalnızlık tercihine, sahne deneyiminden ilham aldığı isimlere uzanan geniş kapsamlı bu söyleşi, Milliyet Sanat dergisinin Ağustos 2026 tarihli sayısında tam metin olarak yer alıyor. Dergi; kitabevleri, marketler, Getir ve Trendyol gibi çevrim içi platformların yanı sıra dergikapinda.com ve shopier.com üzerinden de okura sunuluyor.
Milliyet Sanat ayrıca, 0850 224 02 22 numaralı çağrı merkezi üzerinden verilen siparişlerde dergiyi okurların adresine kadar ulaştırıyor. Dergi ve içerikleri hakkında ayrıntılı bilgiye milliyetsanat.com üzerinden, ayrıca instagram.com/milliyet_sanat ve x.com/Milliyet_Sanat hesaplarından erişilebiliyor.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın