TBMM bünyesinde çalışmalarını sürdüren Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu, çocuk adalet sistemine yönelik kapsamlı bir model üzerinde çalışıyor. Hazırlanan raporun, çocuk adaletine ilişkin müstakil bir kanun teklifine temel oluşturması bekleniyor. Yeni modelde cezai ehliyet yaşının 10 olarak ele alınması, ağır suçlarda daha ağır ve indirimsiz cezaların gündeme gelmesi ve ailelere yeni yükümlülükler getirilmesi öngörülüyor.

Komisyonun hazırlıkları kapsamında özellikle cinayet, cinsel saldırı ve cana kast gibi ağır suçlarda çocuk failler için mevcut uygulamaların yeniden düzenlenmesi planlanıyor. Bu çerçevede, ağır suçlarda “çocuk” olmanın otomatik ceza indirimi nedeni olmaması hedefleniyor. Yeni yaklaşımda cezaların yetişkinler gibi uygulanması ya da en azından mevcut indirimlerden yararlandırılmaması üzerinde duruluyor.

CEZAİ EHLİYET YAŞI 10’A İNİYOR

Yeni modelde cezai ehliyet yaşının 10 olarak ele alınması planlanıyor. Ancak bu yaş grubundaki çocuklara doğrudan hapis cezası verilmesi yerine, kademeli yaptırım modelinin uygulanması gündemde bulunuyor. Böylece suçun niteliğine göre farklı yaptırımlar devreye alınabilecek.

AİLELERE YENİ YÜKÜMLÜLÜKLER GELİYOR

Hazırlanan modelde ailelerin sorumluluğunun artırılması da dikkat çekiyor. On altı yaşın altındaki bir çocuğun suça karışması durumunda, mahkemelerin ebeveynlere çeşitli yükümlülükler getirebilmesi öngörülüyor. Çocuğun denetimi, belirli saatlerde evde bulunmasının sağlanması ve rehabilitasyon süreçlerine katılım gibi sorumlulukların ailelere verilebileceği belirtiliyor. Bu yükümlülüklere uyulmaması halinde ise idari para cezası ve bazı durumlarda hapis cezası uygulanması gündemde yer alıyor.

AĞIR SUÇLARDA İNDİRİM SINIRLANACAK

Modelde, ağır suçlarda çocukların ceza indiriminden yararlandırılmaması hedefleniyor. Ayrıca mala zarar verme, hırsızlık, gasp gibi suçları çocuklar üzerinden örgütlü şekilde işleyenlere yönelik cezaların da ağırlaştırılması planlanıyor. İhmali bulunduğu değerlendirilen ailelerin de cezasız kalmaması öngörülüyor.

REHABİLİTASYON ODAKLI YAKLAŞIM

Yeni sistemde mahkeme süreci son çare olarak değerlendiriliyor. Öncesinde koruyucu ve onarıcı mekanizmaların devreye alınması hedefleniyor. Bu kapsamda “diversiyon” benzeri uygulamalarla çocukların mahkemeye çıkmadan önce rehabilitasyon süreçlerine dahil edilmesi planlanıyor. Çocukların mağdurdan özür dilemesi, zararı karşılaması, eğitim programlarına katılması ve topluma yeniden kazandırılması gibi adımlar modelin temel başlıkları arasında yer alıyor.

ARAŞTIRMA DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR ORTAYA KOYDU

Meclis Komisyonu tarafından 607 tutuklu ve hükümlü çocukla yapılan “Suça Sürüklenen Çocuk Profili Araştırması” da çalışmalara yön verdi. Araştırmaya göre çocukların yüzde 60’ı, işledikleri suçun kanuni sonuçlarını önceden bilselerdi bu suçu işlemeyeceklerini ifade etti. Çalışmada ayrıca çocukların yüzde 51,1’inin okulu bıraktığı, yaklaşık yarısının ise hiç okula devam etmediği belirlendi.

Raporda, eğitimden kopuş, madde kullanımı ve riskli sosyal çevrenin suça sürüklenen çocuk profilinde temel belirleyiciler olduğu vurgulandı. Ankete katılan çocukların yüzde 40’ı ev dışında en az bir kez fiziki şiddete maruz kaldığını, yüzde 26,9’u hayatında en az bir kez silah ya da bıçakla tehdit edildiğini belirtti. Yaklaşık yüzde 10’unun ise cinsel şiddet tecrübesi yaşadığı kaydedildi.

Hazırlanan modelin, cezalandırmadan çok çocukların korunması, suçtan uzak tutulması ve yeniden topluma kazandırılmasını esas alan bütüncül bir yapı içermesi planlanıyor.