Kent Konseyi Kadınlar Meclisi toplantısı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yaldız, Türk toplumlarında kadının her zaman saygın bir yeri olduğunu ve Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletinde kadın ve erkeği eşit haklara sahip olduğunu belirtti. Yaldız “Devlet yönetiminde, hakanların yanında 'hatun' adı verilen eşleri de söz sahibiydi. Kadınlar ata binip ok atar, güreş gibi ağır sporlar yapar ve savaşlara katılırlardı. Döneminin en medeni devleti olan Uygurların bayraklarını genç bir erkek ve genç bir kızın yan yana resimleri süslemekteydi. Halen dünyada hiçbir milletin bayrağında böyle bir resim yoktur. Uygur Türkler' inin bayrağı tarihte de Türklerin kadına bakışını simgeleyen eşsiz bir semboldür. Babür Türk İmparatoru Şah Cihan'ın hastalıktan ölen eşi Safavi Türkleri'nden Banu Begüm için yaptırdığı Tac Mahal gibi büyük bir eserin anlam bakımından örneği azdır. Tarihte Türkler kadına gösterdikleri önem ve değer açısından dönemin diğer toplumlarına örnek teşkil etmiştir. Gerektiğinde erkeğiyle cephede, gerektiğinde evde yuvasının başında yani ona ihtiyaç duyulan her yerde idi. Zamanla kadına verilen önem azalmış. Kadın sadece evinde var olmaya itilmiştir.” dedi. HALİDE EDİP ÖRNEKTİR İstiklal Savaşında Türk kadınının yeniden erkeğiyle beraber yan yana mücadele verdiğini aktaran Yaldız açıklamasını şöyle sürdürdü “Türk kadını vatan savunmasında Mustafa Kemal'e sonsuz destek sağlamıştır. Bu mücadelede yerini ön saf1arda almıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulması ile kadınlarımız yeniden yükselişe geçmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun kabulü, 20 Mart 1930'da çıkartılan belediye kanunu ile kadınlar ilk kez belediye seçimlerine katılmışlardır. 5 Aralık 1934 kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi aydınlanma devriminin sonucudur. 1 Mart 1935'te ilk Türk kadın milletvekilleri TBMM'de yerinin almıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın hakları savunucusu Halide Edip Adıvar olmuştur. Özellikle yayınladığı makaleleri ile ve İstanbul'da işgale karşı yaptığı konuşmalarıyla sadece kadın haklarını savunmakla kalmammış, Kuva-i Milliye'yi de desteklemiştir. Kadınlara politik hakların verilmesi dünya üzerinde Türkiye'nin öncü ülkelerden olmasını sağlamıştır. Kısacası bugünkü güçlü cesur bilgili eğitimli ve çağdaş Türk kadını yaşamdaki yerini almıştır. Bu anlamlı günü bize kazandıran yüce Atatürk'ü bir kez daha saygı ve rahmetle anıyoruz.” İfadelerini kullandı. Kadınlar Meclisi Başkanı Şule Kuzlak ise 1944 yılında Fransa’daki, İtalya’daki ve Belçika’daki kadınların 1944 yılında seçim hakkını elde ettiklerini belirterek “Hindistan’da da kadınlar seçme hakkına 1950 yılında ulaşmışlardır. Medeni kanunu aldığımız ülkede yani İsviçre’deki kadınlar ülke çapında bir seçim hakkı için 1971 tarihine kadar beklemek zorunda kalmışlardır. Türkiye bu konuda bir çok ülkeye örnek teşkil etmiştir.” dedi.
Tüm haberler yüklendi.
Haber yüklenirken bir hata oluştu.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın