Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD operasyonuyla kaçırılmasına değinerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte “kardeşim” dediği liderlere dikkat çekti.

Dervişoğlu, İYİ Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Kaddafi, Esad, Maduro hepsi Sayın Erdoğan’ın bir dönem ‘kardeşim’ dediği isimler. Ve bugün ne tesadüf ki, hepsi ‘diktatör’ olarak anılan devrik liderler. Ne hikmetse bunlara da hep ‘dostum’ dediği ABD başkanları vesile oldu. Allah Erdoğan’la yakın ilişki kuranların yardımcısı olsun.”

Konuşmasında iç cephenin güçlendirilmesine yönelik mesajlar da veren Dervişoğlu, dış politika ve iç siyasetin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

“KURALLARIN KONUŞULMADIĞI BİR DÖNEM”

Dervişoğlu, dünyada hukukun ve diplomasinin geri plana itildiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

“Artık tüm dünyada kuralların konuşulmadığı; hukukun caydırmadığı, diplomasinin ikna etmediği, salt gücün hakimiyet kurduğu bir dönem yaşanıyor.”

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan devletler sisteminin çökmekte olduğunu ifade eden Dervişoğlu, bu süreci 19. yüzyıl emperyalizminin 21. yüzyıldaki yeni biçimi olarak nitelendirdi.

“KORKU VE YOKSULLUK SARKACI”

Türkiye’de 2016’dan bu yana uygulanan yönetim anlayışını eleştiren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de 2016’dan beri, bizzat Cumhur İttifakı tarafından yürürlüğe konulmuş sistematik hoyratlık, hukuksuzluk ve kötülük düzeninin, şantaj ve gasp siyasetinin şimdi küresel haline şahit oluyoruz.”

Dervişoğlu, içeride hukukun askıya alınmasının dışarıda ülkeyi zayıf hale getirdiğini belirterek, “İçeride, hukuku askıya alan bir iktidar dışarıda, hukuksuzluğun sağladığı imkânlarla yaşayamaz” dedi.

“BU DİLİ DAHA ÖNCE DE GÖRDÜK”

Dış politikanın iç siyasetin aparatı haline getirildiğini savunan Dervişoğlu, Irak’tan Suriye’ye kadar birçok örneği hatırlattı ve iktidarın kısa vadeli hesaplarla hareket ettiğini söyledi.

“BÖYLESİ BİR HOYRATLIK MEŞRULAŞAMAZ”

Maduro örneği üzerinden değerlendirmelerini sürdüren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bir devlet başkanı, yozlaşmış ve otoriter de olsa böylesi bir hoyratlık meşrulaşamaz. Meşrulaşmamalıdır.”

“İÇ CEPHENİN GÜÇLENDİRİLMESİ CUMHURİYETİN GÜÇLENDİRİLMESİDİR”

Dervişoğlu, Trump ve Maduro üzerinden yapılan karşılıklı eleştirilerin ilkesiz olduğunu belirterek, iç cephe vurgusu yaptı:

“Maduro'yu meşru görerek yapılan Trump eleştirisi ile Trump'ı meşru görerek yapılan Maduro eleştirisi arasında bizim için hiçbir fark yoktur. İkisi de ilkesiz, yaşanan hadiseyi kendi siyasi pozisyonundan değerlendiren, şark kurnazlığını kokan beyanlardır.”

“İç cephenin güçlendirilmesi cumhuriyetin ve onun değerlerinin güçlendirilmesi anlamına gelmektedir.”

“İÇERİDE SERTLEŞENLER, DIŞARIDA KIRILGAN HALE GELİR”

Tek adamlık eleştirisini sürdüren Dervişoğlu, şu sözlerle konuşmasını sürdürdü:

“İçeride sertleşerek güç kazanıldığını zannedenler, dışarıda daha kırılgan hâle gelirler.”

“ALLAH BU ÜLKEYİ ŞAHISLARLA YÖNETİLEN ÜLKE OLMAKTAN KORUSUN”

Konuşmasının sonunda küresel emperyalist düzen eleştirisini yineleyen Dervişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Allah bu ülkeyi şahıslarla yönetilen ülke olmaktan korusun ve kurtarsın. Çünkü hukuksuzlukla, adaletsizlikle ve kutuplaşmayla iktidarda kalmak, madde bağımlılığı gibidir, acı son kaçınılmazdır. Sadece iktidarlar için değil, maalesef milletler için de bu böyledir.”