Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni yönetimi tarafından kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edilen Bursa MilletvekiliNurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hem partisindeki gelişmelere hem de ülkenin siyasal atmosferine dair dikkat çeken mesajlar verdi.

CHP Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı da olan Kayışoğlu, kürsüden yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin aynı anda derin bir ekonomik bunalım ve demokratik gerilemeyle karşı karşıya olduğunu savundu. Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ülkeye refah, adalet ve istikrar getirmediğini dile getiren Kayışoğlu, bu modelin Cumhuriyet’in kurucu ilkeleriyle çeliştiğini öne sürdü.

YÖNETİM MODELİ VE YARGI ELEŞTİRİSİ

Konuşmasında siyasal iktidarın hedefinde Cumhuriyet’in temel değerleri ve bu değerleri savunan kurumların bulunduğunu iddia eden Kayışoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’ni “cumhuriyeti ve demokrasiyi savunan kadrolar” olarak tanımladı. Özgür Özel liderliğindeki CHP kadrolarını etkisizleştirmek için yargı mekanizmasının devreye sokulduğunu öne sürerek, disiplin süreçleri ve hukuki adımları bu çerçevede değerlendirdi.

Kayışoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni “mutlak butlan” ve “mutlak sultanlık” kavramları üzerinden eleştirerek, bu sistemin siyasal iktidarın tüm güçleri tek elde toplamasına imkân tanıdığını savundu.

‘ŞEFKATLİ MONARŞİ’ TARTIŞMASI VE DEMOKRASİ VURGUSU

CHP’li vekil, konuşmasında Amerika Birleşik Devletleri’nin eski Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’a atfedilen “Türkiye’de şefkatli bir monarşi” ifadesine de atıf yaptı. Bu yaklaşımın demokrasiye ve itiraz kültürüne aykırı olduğunu belirten Kayışoğlu, Türkiye’de seçme ve seçilme hakkına sahip çıkan, hukuk ve adalet talep eden bir toplum bulunduğunu vurguladı.

Sözlerinin devamında iktidarın yeni Anayasa tartışmalarını “egemenliği milletten uzaklaştırma girişimi” olarak gördüğünü dile getiren Kayışoğlu, bu süreçte farklı siyasi aktörlerin ve yapısal ittifakların rol oynadığını iddia etti. Konuşmasının finalinde partisinin tarihsel mirasına atıf yaparak, Atatürk’ün partisi olarak demokrasi ve millet egemenliği çizgisinden geri adım atmayacaklarını ifade etti ve sözlerini “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” cümlesiyle bitirdi.