Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi BaşkanıKenan Pars, temmuz ayı enflasyon verileri ve güncel geçim maliyetleri üzerinden yaptığı değerlendirmede, en düşük emekli maaşının hem açlık hem de yoksulluk sınırının çok altında kaldığını söyledi. Pars, emekli aylıklarında düzenleme yapılmadığı sürece gelir uçurumunun derinleşeceğini savunarak emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin taleplerini sıraladı.

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI AÇLIK SINIRININ ALTINDA

Kenan Pars, TÜRK-İŞ'in temmuz ayı araştırmasına göre dört kişilik bir aile için açlık sınırının 36 bin 940 lira, yoksulluk sınırının ise 120 bin 325 lira olarak hesaplandığını hatırlattı. Buna karşılık en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltildiğini belirten Pars, bu tutarın açlık sınırının 13 bin 883 lira, yoksulluk sınırının ise 96 bin 773 lira gerisinde kaldığını dile getirdi.

Pars, bu tablo nedeniyle emeklilerin gelir düzeyi ile temel yaşam maliyetleri arasındaki mesafenin her ay açıldığını ifade ederek, "Aradaki uçurum giderek artıyor" değerlendirmesinde bulundu.

ENFLASYON VERİLERİ VE EMEKLİLERİN ALIM GÜCÜ

TÜİK verilerine göre temmuzda enflasyonun bir önceki aya göre yüzde 1,78, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,75 arttığını, 12 aylık ortalamalara göre artışın ise yüzde 31,90 olduğunu anımsatan Pars, Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) aynı dönem için aylık enflasyonu yüzde 3,07, yıllık enflasyonu ise yüzde 50,49 olarak hesapladığını aktardı.

Pars, resmi istatistiklerdeki oranlarla emeklinin günlük hayatında karşılaştığı fiyatların örtüşmediğini savunarak, "Rakamlar ne söylerse söylesin, milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki tabloyla karşılaşıyor" dedi. Emekli aylığının hesaba yattığı gün erimeye başladığını, faturalar ve zorunlu harcamaların maaşlardan daha hızlı arttığını öne sürdü.

Pars, emeklilerin önemli bir bölümünün ay sonunu getirebilmek için çocuklarından ya da yakınlarından destek almak zorunda kaldığını belirterek, pek çok emeklinin artan maliyetler nedeniyle sosyal hayata katılamaz hale geldiğini ifade etti.

MEVZUATTA KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK TALEBİ

Kenan Pars, mevcut emeklilik mevzuatının emeklilerin beklentilerini karşılamadığını savunarak, sistemin baştan sona gözden geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Özellikle 2000 sonrası emekli olanların aylıklarında intibak düzenlemesi yapılmasını isteyen Pars, emekli maaşlarına seyyanen zam uygulanması çağrısında bulundu.

Pars, emeklilik sisteminin uzun yıllar prim ödeyenlerin emeklilik döneminde güvenli ve sürdürülebilir bir gelir elde edebileceği bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, aylık artışlarının belirlenmesinde yalnızca genel enflasyonun değil, emeklilerin harcama kalemlerini esas alan ayrı bir "emekli enflasyonu" göstergesinin de dikkate alınmasını önerdi.

SAĞLIK KESİNTİLERİ VE EK ÖDEME ÖNERİLERİ

Pars, emeklilerin sağlık harcamaları üzerindeki yükün azaltılması gerektiğini de vurguladı. Muayene katılım payı, ilaç katkı payı ve benzeri sağlık kesintilerinden emeklilerin muaf tutulmasını isteyen Pars, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasını talep etti.

Emeklilere vergi iadesi karşılığı olarak yapılan ek ödemelerin de güncellenmesi gerektiğini söyleyen Pars, mevcut durumda yüzde 4-5 arasında değişen ek ödeme oranlarının en az yüzde 10 seviyesine çıkarılmasını önerdi.

AKTİF YAŞLANMA VE SOSYAL POLİTİKA ÖNERİLERİ

Kenan Pars, yalnızca gelir düzeyinin değil, emeklilerin yaşam kalitesinin de politika yapıcılar için öncelik olması gerektiğini belirtti. Aktif yaşlanma programları, evde bakım ve uzun dönem bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini dile getiren Pars, yaşlı dostu sosyal politikaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Pars,TÜED UludağŞubesi olarak emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi için yürüttükleri çalışmaları sürdüreceklerini ve taleplerini ilgili kurumlara iletmeye devam edeceklerini kaydetti.