Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'le AKP İl Başkanı Sedat Yalçın arasındaki kavganın karşılıklı ve üstü kapalı çıkışlarla devam etmesi AK Parti kulislerinin en çok konuşulan konusu.

Bursa Gerçek Gazetesi yazarı Aysun Karlı bugünkü köşesinde "Bursa'nın patronu" Bülent Arınç'ın bu kavgaya nasıl bir tavır koyabileceğini yazdı. Bu süreçte Arınç'ın dikkatle izlenmesi gerektiğini yazan Karlı, "Ne İl’i tartıştırır gibi geliyor bana, ne de belediye başkanları arasında geçmiş dönemlerde yaşananların tekrarına… Sesi çok yüksek çıkarsa herkes oturur kalıverir" dedi.

İşte Aysun Karlı'nın "Bakan Çelik çaktı gitti, Arınç ne yapacak?" başlıklı yazısı

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in Pazar günü Abidin Usta’nın cenazesi için geldiği gün ince bir hesapta görüldü…
O gün o cenazeyi yakından izleyenlerdendim…
Bizim Selo, çelenkleri takip ediyordu, ben de hemen yukarıdan Bakan’ın geldiği andan gidene kadar olan süreci yakından gördüm.
Normal periyotlarda olması gereken bir bakanın gelişinde İl Başkanı’nın tabii ki eşlik edişi.
Ama bu olmadı.
İl Başkanı Sedat Yalçın ve İsmail Edebali cami avlusuna önce geldi.
Bakan ise tam dua okunurken yetişti... Herkes kendi safındaydı.
Nitekim tabutun omuzlanmasının ardından çıkışta da Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe eşlik etti Bakan’a.
Hatta o ara aracına kadar kalabalıkta birlikte yürüdük…
Burada görülüyor ki ara iyice açılmış... Zaten en son karşılamama ortamı biraz germişti.
Ki, Çelik de geldiği gün genç kardeşimiz Mustafa Özdal’a anlatmıştı…
Onun başlığı gazetesinde ‘Köklü revizyon’du… Ama kritik detay içerideydi.
Yani İl Başkanı’yla arasındaki sıkıntıyla ilgili… Diyordu ki bakan…
“Bursa’da 5-10 arkadaş, Urfa’ya gittim diye rahat ettiler diye düşünüyordum. Ben Urfa’ya gittim hala rahatsızlar. Beni karşılamaları kendi sorunlarıdır. Ama kendilerine baksınlar nasıl bir dünyada yaşıyoruz diye. İkincisi de maalesef ufukları dar mı dar.”
Mesele yangına körükle gitme meselesi değil ama Bakan geldi, gelmişken soruları yanıtladı çaktı gitti…
Peki, ne olur bu süreç?
Nasıl seyreder?
Yani her seferinde bu manzara mı yaşanır? Gelip gelip öyle çakar gider mi?
Uzaktan hamleler olur mu teşkilatlara?
Olursa Bülent Arınç buna ne der?
Ülkede bir yığın şeyle boğuşulurken bu kayıkçı kavgalarından kim ne kazanır?
Ama az çok biraz bu incik boncuk siyasetinden anlıyorsak Bakan’a hep yakın olan Ali Koyuncu, Mehmet Tunçak ve Mehmet Emin Tutan gibi eski vekiller ucundan kıyısından delegasyonla hep temas halinde olurlar…
Altan Karapaşaoğlu ve Hayrettin Çakmak da boş durmaz.
Ayrıca en güçlü yapı olan Osmangazi’yse bu noktada hassas süreç yaşar gibi geliyor…
Bunlar yeni değil... Hep bildik hikâyeler... Çünkü Bakan Çelik’e rağmen Sedat Yalçın’ı İl Başkanı yapan Başbakan’dır... 2.dönem tekrar isteyen odur... Niye? Bir bildiği var.
Sonrasında Çelik’i Bursa’dan alıp, Urfa’ya gönderen, ama onu yine onurlandıran da Başbakan’dır.
Evet, siyasette ufuk önemli ama bu ufka herkesin ihtiyacı var.
Başbakan’ın arzu ettiğiyse yeni dönemde işte bu kaoslardan arınmış yapılar teşkilatlar…
Ama ne hırsmış ki hala sen-ben kültürleri devam ediyor.
Kim ne kazanıyor? Kime ne yararı var…
Şimdi her şeyin ötesinde Bülent Arınç’ı da dikkatle izlemeli…
Hükümet Sözcülüğü de yapan Arınç’ın Bursa’da tavrı, yaklaşımı, teşkilatını önemsemesi ciddi ayrıntılar…
Bir yanlış eksik görürse ve itiş kakış, buna da en önce müdahale edecek kişi o olacaktır.
Ne İl’i tartıştırır gibi geliyor bana, ne de belediye başkanları arasında geçmiş dönemlerde yaşananların tekrarına… Sesi çok yüksek çıkarsa herkes oturur kalıverir.
‘Çünkü partinin sonraki 3 hamlesi kaldı… Asıl hedef bunlar olmalı’ der.
Birincisi 2012 kurultayı, ikincisi 2014 yerel seçimleri ve son Cumhurbaşkanlığı seçimi…
Bu güçlü yarışta kamuoyunda sürekli tartışılan AK Parti kurmayları rahatsız eder…
Filler tepişir çimler ezilir, sonra aynı filler kol kala girer herkes şaşırır kalır...
O yüzden üzerindeki sorumluluklarla bir anlamda zücaciye dükkânındaki fil gibi olan AK Parti’nin çok şeye dikkat etmesi gerekir…
Bu partide Başbakan’ın hedefini okuyamayan yarı yolda tıkanır kalır…
Asıl ufuk o olmalı… Kendine oynayan her zaman seyretmeye mahkûmdur.

AYSUN KARLI'NIN YAZISINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN