IBAN DOLANDIRICILIĞI VAKALARI ARTIYOR
Türkiye'de IBAN dolandırıcılığına maruz kalanların sayısında artış bildiriliyor. Banka hesabı bulunan çok sayıda kişinin, tanımadığı kişilerden gelen para transferleri nedeniyle adli süreçlerle karşılaştığı belirtiliyor. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler, bu tür para hareketlerini daha kapsamlı biçimde inceleme altına alıyor.
Adli ve idari kaynaklardan yansıyan bilgilere göre, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan yöntemlerle vatandaşların hesapları "ara durak" olarak kullanılabiliyor. IBAN dolandırıcılığı kapsamında, hesap sahipleri bilmedikleri halde suç gelirlerinin aklanması sürecine dahil olabiliyor.
"SEHVEN GÖNDERİM" SENARYOSU NASIL İŞLİYOR?
Yetkili birimlerin tespitlerine göre, şebekelerin en yaygın yöntemi, hesap sahiplerini kara para transferlerinde "durağan hesap" haline getirmek şeklinde ilerliyor. Senaryo, genellikle bilinmeyen bir hesaptan para gelmesiyle başlıyor. Hesaba tanımadığı bir kişiden para aktarılan vatandaşlara kısa süre sonra telefon veya mesaj yoluyla ulaşılıyor.
Gönderen olduğunu belirten kişi veya kişiler, paranın yanlışlıkla gönderildiğini öne sürerek iade talebinde bulunuyor. Bu iadenin genellikle parayı gönderen hesaba değil, farklı bir IBAN numarasına yapılması isteniyor. Para, ilk gönderici ile ilgisi olmayan üçüncü bir kişiye ait hesaba transfer edildiğinde, ilgili hesap hareketi finansal sistemde şüpheli işlem olarak kayda geçiyor.
Bu durumda, hesabına gelen parayı farklı bir IBAN'a aktaran kişi, sistem üzerinde para aklama zincirinin bir halkası olarak işaretlenebiliyor. Bu tür işlemler, IBAN dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması incelemeleri kapsamında değerlendiriliyor.
YENİ YARGI PAKETİ VE CEZAİ SÜREÇ
2026 yılı yargı paketinde yer alan düzenlemelere göre, bu tür eylemler "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Suç Gelirlerinin Aklanması" kapsamında inceleniyor. İlgili maddeler uyarınca, bu suçlar için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edilebiliyor. Düzenlemelerle birlikte, bu suç tipleri uzlaşma kapsamı dışına çıkarıldı.
Yargı kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, şüpheli IBAN hareketlerinde "haberim yoktu" veya "yanlışlıkla olduğunu sandım" şeklindeki savunmalar cezai sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Paranın iade edilmiş olması da tek başına cezai sürecin sona ermesi için yeterli kabul edilmiyor. Bu kapsamda, IBAN üzerinden gerçekleşen her para transferi, gerektiğinde ayrıntılı biçimde inceleniyor.
GENÇLER ARASINDA "IBAN KİRALAMA" ARTIYOR
Adli veriler, IBAN dolandırıcılığı ile bağlantılı bir diğer yöntemin de "IBAN kiralama" olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle gençler arasında sosyal medya üzerinden yayılan ilanlarda, hesaplarını belirli bir günlük gelir karşılığında kullandırma teklifleri yer alıyor. Bu ilanlarda, hesap sahiplerine hızlı kazanç vaat edildiği belirtiliyor.
Yargı verilerine göre, hesabını başkasına kullandırdığı tespit edilen kişi sayısında 2026 yılında önceki yıllara kıyasla artış kaydedildi. Bu hesaplar üzerinden özellikle yasa dışı bahis ve çeşitli dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen paraların sisteme sokulduğu tespit ediliyor. Bu nedenle, hesabını kiraya veren kişiler ağır ceza mahkemelerinde sanık sıfatıyla yargılanabiliyor.
UZMANLARDAN IBAN DOLANDIRICILIĞINA KARŞI ÖNERİLER
Bankacılık ve hukuk alanında çalışan uzmanlar, IBAN dolandırıcılığı riskine karşı bazı uygulamalara dikkat çekiyor. Uzman görüşlerine göre, hesabına tanımadığı bir kişi tarafından para gönderilen vatandaşların, bu parayı üçüncü bir kişiye ait farklı bir IBAN numarasına aktarmaması gerekiyor.
Bu tür bir durumda, bankanın resmi iletişim kanalları üzerinden şubeyle veya müşteri hizmetleriyle irtibat kurulması isteniyor. Banka nezdinde işlemin durdurulması, reddedilmesi veya paranın geldiği hesaba geri gönderilmesi talep edilebiliyor. Böylece para transferinin resmi kayıt altında, bankacılık sistemi üzerinden çözümlenmesi amaçlanıyor.
Uzmanlar ayrıca, gerçekleştirilen her para transferinde açıklama satırının ayrıntılı şekilde doldurulmasına önem veriyor. Açıklama kısmına kira, borç ödemesi, mal veya hizmet bedeli gibi bilgilerin yazılmasının, dijital izlerin daha net oluşmasına katkı sağladığı ifade ediliyor. IBAN dolandırıcılığı iddialarında, bu tür açıklamalar işlem geçmişinin incelenmesinde delil niteliği taşıyabiliyor.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın