1964 yılında Türkiye’ye sürgün edilen İranlı din adamı ve siyasetçi Ruhullah Humeyni’nin Bursa’da geçirdiği sürgün dönemine ilişkin bazı ayrıntılar yeniden gündeme geldi. Bu süreçte Humeyni’nin Bursa’da bulunduğu dönemde İnegöl’e kısa süreli bir ziyaret gerçekleştirdiğine dair bilgiler, tarihsel kaynaklar ve hatıralar çerçevesinde dile getiriliyor.
İran İslam Devrimi’nin siyasi ve ruhani lideri olarak bilinen Humeyni, 4 Kasım 1964’te İran’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı muhalefeti nedeniyle tutuklandıktan sonra Türkiye’ye sürgün edildi. Türkiye’ye getirildikten sonra kısa süre Ankara’da tutulan Humeyni, 12 Kasım 1964 tarihinde Bursa’ya nakledildi.
BURSA’DA 11 AYLIK SÜRGÜN
Ruhullah Humeyni, Türkiye’deki sürgün döneminin büyük bölümünü Bursa’da geçirdi. Yaklaşık 11 ay süren bu süreçte Humeyni’nin Bursa’da askeri gözetim altında kaldığı ve günlük yaşamını sınırlı bir çevre içinde sürdürdüğü biliniyor.
Bu dönemde Farsça bilen askerî istihbarat görevlisi Albay Ali Çetiner’in evinde kaldığı ve burada dini ve siyasi çalışmalarını sürdürdüğü belirtiliyor. Humeyni’nin tartışmalı eserlerinden biri olan “Tahrir el-Vesile” adlı çalışmasına da bu süreçte başladığı ifade ediliyor.
İNEGÖL’E KISA ZİYARET İDDİASI
Tarihsel anlatımlar ve bazı hatıralarda, Humeyni’nin Bursa’daki sürgün yıllarında İnegöl’e kısa süreli bir ziyaret gerçekleştirdiği de yer alıyor. Bu ziyaretin resmi kayıtlara sınırlı şekilde yansıdığı, ancak Humeyni’nin bölgedeki atmosferden etkilendiğine dair anlatımların bulunduğu ifade ediliyor.
Humeyni’nin Türkiye’deki sürgün döneminin, daha sonraki siyasi ve ideolojik görüşlerinin şekillenmesinde önemli bir süreç olduğu değerlendirmeleri de yapılmaktadır.
İRAN İSLAM DEVRİMİ’NİN LİDERİ OLDU
22 Eylül 1902’de İran’ın Humeyn kentinde doğan Ruhullah Humeyni, Şii din adamı olarak yükselerek ayetullah unvanını aldı. 1960’lı yıllarda İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı yürüttüğü muhalif faaliyetlerle tanındı.
1964 yılında Türkiye’ye sürgün edilen Humeyni, daha sonra Irak’ın Necef kentine geçti. Burada geliştirdiği Velâyet-i Fakih (Fakihin Velâyeti) teorisini anlattığı konuşmalar daha sonra “Hükümet-i İslami” adlı kitapta toplandı.
1979 yılında gerçekleşen İran İslam Devrimi’nin ardından ülkesine dönen Humeyni, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu ve en yüksek dini-siyasi otoritesi oldu. Humeyni, 3 Haziran 1989’da Tahran’da hayatını kaybetti.
TARTIŞMALI BİR SİYASİ MİRAS
Humeyni’nin siyasi ve dini mirası günümüzde de farklı görüşlerle değerlendirilmektedir. Destekçileri onu anti-emperyalist ve bağımsızlık yanlısı bir lider olarak görürken, eleştirmenleri ise İran’daki insan hakları ihlalleri, siyasi baskılar ve uygulanan politikalar nedeniyle eleştirmektedir.
Humeyni’nin Türkiye’de geçirdiği sürgün dönemi ise hem Türkiye hem de İran tarihi açısından dikkat çeken bir dönem olarak değerlendirilmeye devam ediyor.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!