İnegöllülerin kurduğu ve Türkiye'nin köklü kolonya markalarındanEyüp Sabri Tuncer'in Yönetim Kurulu BaşkanıHasan Engin Tuncer, katıldığı televizyon programında yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Şirketin 3. kuşak temsilcisi olan Tuncer, aile olarakgayrimenkul yatırımıyapmadıklarını belirterek, çok sayıda konut sahibi olmanın insanların barınma hakkını etkilediğini savundu.

Bloomberg HT ekranlarında yayınlanan"İşte Zirve"programında Gözde Atasoy'un sorularını yanıtlayan Hasan Engin Tuncer, yatırım anlayışlarını ve aile prensiplerini anlattı.

"GAYRİMENKUL BİRİKTİRMEK KUL HAKKINA GİRİYOR"

Hasan Engin Tuncer, paylaşma kültürünün hem inançta hem de toplumsal yaşamda önemli bir yere sahip olduğunu belirterek dikkat çeken ifadeler kullandı.

Tuncer, "Eğer bir insanın 20, 50 ya da 100 dairesi varsa kul hakkına girer. Çünkü insanların barınma hakkı var. Siz gayrimenkul biriktirerek insanların barınma hakkını elinden alıyorsunuz. O işte kul hakkına giriyor." dedi.

"AİLEMİZDE İKİNCİ DAİRESİ OLAN YOK"

Aile olarak yıllardır aynı anlayışı benimsediklerini ifade eden Tuncer, ikinci bir konut sahibi olmadıklarını söyledi.

"Bizim ailemizde hiç kimsenin ikinci dairesi yoktur. İhtiyacımız olan bir ev alınır, orada oturulur. Zamanla ihtiyaç değişirse o ev satılır, yenisi alınır. Biz bir sonraki neslin hakkına tecavüz etmeyiz. Firmamızın da aile bireylerimizin de kiraya verdiği tek bir gayrimenkul bulunmuyor." ifadelerini kullandı.

"BİZ MAKİNEYE YATIRIM YAPARIZ"

Hasan Engin Tuncer, yatırım tercihlerini de anlatarak üretime öncelik verdiklerini söyledi.

"Bir daire normalde 1 milyon dolarsa ve biri '500 bine satılıyor' dese gidip bakmayız. Ama biri bana 'Şurada üretimde kullanabileceğin bir makine var' dese, hiç düşünmeden gider incelerim. İşime yarıyorsa alırım." diyen Tuncer, sermayenin üretime yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

Hasan Engin Tuncer'in özellikle"100 dairesi olan kul hakkına girer"ve"Ailemizde ikinci evi olan yok"sözleri sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Açıklamalar, yatırım anlayışı ve konut piyasasına ilişkin farklı görüşleri yeniden gündeme taşırken, kamuoyunda da tartışma oluşturdu.