İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnegöl Arama Kurtarma Ekibi 1. Sertifika Töreni, dün Müstakil ve Sanayici İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Kaymakam Ali Akça, İHH İnegöl Şube Başkanı Fikret Bayram ve İHH İnegöl Arama Kurtarma Ekibi katıldı.

 

KADROMUZU GENİŞLETMEK İSTİYORUZ

1999 Marmara depremi ile ilgili sinevizyon gösterisi ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan İHH İnegöl Arama Kurtarma Ekip Lideri Varol Yılmaz, “Bugün İnegöl’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından ilk defa bir acil yardım ekibinin oluşturulmasının mutluluğunu ve gururunu yaşayarak sertifika programını gerçekleştiriyoruz. Eksiklerimiz var. Bu noktada çalışarak İnegöl’ün ve hayırseverlerin desteği ile bunları aşacağız. Bu noktaya gelmemizdeki başarıda ekip arkadaşlarıma, ailelerine, iş ortaklarına, kurumlarındaki idareci ve yöneticilerine teşekkür ediyorum. Bizlere bu noktada çok destek verdiler, üzerimizdeki yükü hafiflettiler. Hedeflerimiz doğrultusunda bundan sonraki 2. kademe eğitimlerimizi almak, tamamlayıp uzmanlaşmak, kadromuzu genişletmek istiyoruz. Aynı zamanda İnegöl’de bir ilki daha gerçekleştirmek, toplum afet gönüllüleri, mahalli afet gönüllüleri birimlerini oluşturup ekibimizi arttırmak istiyoruz. Sayın Valimizin Bursa’da güzel bir önerisi oldu, Dağcılık Kulübü’nü tavsiye etmişti. Bizim için güzel bir öneri oldu. Nasipse faaliyete geçirmek istiyoruz. Gençlere yönelik hizmetler vermek, çalışmalar yapmak istiyoruz. Bu noktada İnegöllü hayırseverlerin ve sizlerin desteğini her zaman bekliyoruz. Rabbim yardımcımız olsun” dedi.

 

BAYRAM’DAN İŞADAMLARINA: ‘SESİMİZİ DUYAN VAR MI?’

Bu ve benzeri sertifika törenlerinin devamı için çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek konuşmasına başlayan İHH İnegöl Şube Başkanı Fikret Bayram, “İHH Arama Kurtarma Birimi’nin 1. sertifika törenindeyiz. İnşallah bundan sonra da birçok sertifika töreni yapmayı vesile kılan organizasyonları başarmış oluruz. Bu çerçevede faaliyetlerimizin tamamı gönüllülük esasına dayanıyor. Katılımcıların sayısının artması ile birlikte bizim sertifika töreni yapabilme gücümüz de artmış olacak. Gönül isterdi ki, hiçbir afet yaşamayalım ve bu şekilde ömrümüzü tamamlayalım. Ama bu mümkün olmadığına göre ve sadece dua edip beklemenin uygun olmadığına aynı zamanda tevekkül edip hazır bulunmak gerektiğine göre de çalışmalarımızı 7 gün 24 saat üzerinden devam ettireceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu çok büyük bir proje, ciddi manada ekonomik imkân gerektiriyor. Gönüllülerimiz var, ama ekonomik anlamda sıkıntımız var. İşadamlarımıza ‘Sesimizi duyan var mı?’ diyoruz” şeklinde konuştu.

 

TOPLUM OLARAK AFETE HAZIRLIKLI OLMAK DURUMUNDAYIZ

İnsanlık için önemli olan bir etkinlik için bir arada olduklarını belirterek konuşmasına başlayan Bursa Valisi Münir Karaloğlu ise, “Arama kurtarma ve ilkyardımın ne kadar önemli bir iş olduğunu biz 1999 depreminde yaşayarak gördük. Az önce görüntülerde de vardı. Marmara depremi dünya çapında büyük bir depremdi, 18 binden fazla insanın rahmeti rahmana kavuştuğu büyük bir depremdi ve çok hazırlıksızdık. Devlet olarak çok hazırlıksızdık. Toplum olarak sivil toplum belki hiç yoktu ama o depremden sonra hem kamu kurumlarının dersine çalıştığını hem de toplum sivil toplum eliyle vazife çıkarıp bir şeyler yapıldığını 2011 Van depreminde de yaşayarak gördük. 1999 depreminin görüntülerini gördünüz ama Van depreminde hiçbirinizin zihninde Marmara depremi görüntüsü yoktur. Niye? Çünkü Van depreminde biz hazırlıklıydık. Van depremi Marmara depremine göre daha küçük bir depremdi, daha az insan etkilenmişti ama biz nüfusunun yüzde 90’ının 1., 2. derece deprem kuşağında yaşayan bir ülkede yaşıyoruz. Onun için her an toplum olarak, kamu kurumları olarak, sivil toplum kuruluşları olarak afete hazırlıklı olmak durumundayız. Depreme engel olma şansımız var mı? Yok. Bu topraklarda deprem olacak mı? Olacak. O zaman yapmamız gereken tek şey var, kendimizi hazırlayacağız. Hazırlıklı olacağız. Yaşadığımız mekânları afete göre dizayn edeceğiz. Binalarımız depreme dayanıklı olacak. Çürük binalarımız varsa ki maalesef var bunları kentsel dönüşüm ile dönüştürüp bize en küçük depremde tabut olmayacak binalar, evler inşa edeceğiz. Depremden kaçış yok. Doğal afetler sadece depremle de sınırla değil. Sel var, çığ var, heyelan var, maden ocaklarında kazalar var, patlamalar var, sanayide kazalar var bir sürü afet tarzı var. Hepsine hazırlıklı olmamız lazım. Onun için İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Arama Kurtarma ve İlkyardım işine girmiş olması, bu konuda gönüllüler oluşturarak onları eğitiyor olmasını çok önemsiyoruz. İHH sadece yurtiçinde değil yurtdışında da çok sayıda operasyon yapan bir sivil toplum kuruluşumuzdur. Yurtdışında yardımları ile biliniyor ama yurtdışında da insanlık nihayetinde bir bütün. Yurtdışında da afetlerde yine İHH yardıma gittiği yerlerde arama kurtarmada veya ilkyardımda sizlerden belki istifade etmiş olacak. 1 hafta önce Bursa’da arkadaşların sertifikalarını vermiştik bugün İnegöl’de veriyoruz. Bursa hem kendisi deprem kuşağında bir şehir hem de Marmara bölgesi Türkiye nüfusunun büyük bir çoğunluğunun yaşadığı, sanayisinin, ekonomisinin büyük bir çoğunluğunun döndüğü bir alan. Depremin de çok yakın olduğunu uzmanlar söyleyip duruyorlar” diye konuştu.

 

MAHALLE GÖNÜLLÜLERİ’ ÇOK ÖNEMLİ BİR MESELE

Mahalle Gönüllüleri meselesinin çok önemli olduğunu belirten Vali Karaloğlu, “Herkes belki uzmanlaşmış bir arama kurtarma elemanı olmayabilir ama herkesin asgari bir doğal felakette neler yapacağını en azından kendisini korumak için ne yapacağını topluma öğretmemiz lazım. Bulundukları ortamın, evdeki eşyalarının, bir depremde, bir afette hangi konumda olmasını bilmesi bile hayat kurtarıyor. Ölümlerin birçoğu binanın yıkılması ile oluşmuyor, evdeki eşyaların yıkılması ve altında insanların kalmasıyla da ölümler meydana geliyor. Onun için mahalle gönüllüleri meselesi önemli” ifadelerini kullandı.

 

EĞİTİMLERİN SÜREKLİ OLMASI LAZIM

Dağcılığın yanında mağaracılık konusuna da değinilmesi gerektiğini belirten Karaloğlu, “Dağcılıkla ilgili mesaj alınmış öyle anlaşılıyor ama İnegöl’de bir de mağaramız var. Buna bir de mağara ilave edin. Dağcılık ve Mağaracılık diyin buna İnegöl’dekine ayrı olarak. Bence mağara işleri de önemli. Bu işler aynı zamanda kamuoyu ile iletişiminizi de kolaylaştıracak etkinliklerdir. Ben İHH’yı kutluyorum. Bursa’da güçlü bir kadrosu var, gönüllüleri var. Bugün sertifika verdik iş bitmiyor. Sizin her an olabilecek bir doğal afete hazırlıklı olmanız için eğitimlerinizi sürekli kılmanız lazım. Bu belki ailenizden biraz fedakârlık gerektirecek, ailelerinize de teşekkür ediyoruz. Ama bu işe gönül koyan, katkı veren herkese teşekkür ediyorum. İnşallah hiçbir afetle karşılaşmayız ama hayatın bir gerçeği var ki afetler olmaya devam edecek o zaman da biz hazırlıklı olacağız. Bugün sertifika alan bütün arkadaşlarımı kutluyorum. İnşallah bundan sonra insanlığın ihtiyacı olan her yerde insanlığın yardımına koşmayı rabbim hepimize razı etsin” dedi.