Türkiye’de kalp yetersizliğinin erken dönemde tespiti için birinci basamak sağlık hizmetlerinde kan testi kullanımını değerlendiren yeni bir analiz, erken tanının hem yaşam süresini uzatabileceğini hem de sağlık harcamalarını azaltabileceğini ortaya koydu. Roche Diagnostik Türkiye’nin katkılarıyla hazırlanan çalışmada, kalp yetersizliğinin erken tanısında kullanılan NT-proBNP testinin aile hekimliklerinde uygulanması halinde on binlerce ölümün önüne geçilebileceği hesaplandı.

2016-2022 yılları arasında Türkiye’de 2,7 milyondan fazla kişiye kalp yetersizliği tanısı konulduğu bildiriliyor. Araştırma, özellikle diyabet, hipertansiyon, obezite ve kalp-damar hastalığı gibi ek risk faktörlerine sahip bireylerde hastalığın çoğu zaman geç fark edildiğine dikkat çekiyor.

KALP YETERSİZLİĞİNDE EKONOMİK YÜK VE ERKEN TANI İHTİYACI

Kalp yetersizliği, sık hastaneye yatışlar, yaşam kalitesinde düşüş ve erken ölümler nedeniyle dünya genelinde ciddi bir ekonomik yük oluşturuyor. Küresel analizler, hastalığın yıllık maliyetinin yaklaşık 108 milyar dolara ulaştığını; bu maliyetin yaklaşık yüzde 60’ının doğrudan sağlık harcamalarından, özellikle de hastane yatışları ve uzun dönem bakım giderlerinden kaynaklandığını gösteriyor.

Güncel çalışmalar, aile hekimliği gibi birinci basamak sağlık hizmetlerinde erken tanı ve etkin hasta yönetiminin kalp yetersizliğine bağlı hastaneye yatışları azaltabildiğini ortaya koyuyor. NT-proBNP temelli erken değerlendirme ve hasta yönetimi stratejilerinin kullanıldığı çalışmalarda, yeniden hastaneye yatış oranlarında ve kalp-damar sağlığına ilişkin sonuçlarda iyileşmeler bildiriliyor.

NT-PROBNP TESTİ İLE KLİNİK VE EKONOMİK KAZANÇ

“Tip 2 Diyabetli Hastalarda ve Mevcut Kalp Yetersizliği Olan Hastalarda NT-proBNP Testinin Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Sunucuları Kullanımına Yönelik Ekonomik Değerlendirme Analizi” başlıklı araştırma, İstanbul’da düzenlenen bir basın toplantısında kamuoyuna tanıtıldı. Çalışma, Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik ve Roche Diagnostik Türkiye’nin katkılarıyla yürütüldü.

Analizde, Tip 2 diyabetli bireyler ile mevcut kalp yetersizliği tanısı olan hastalarda NT-proBNP ölçümünün aile hekimliklerinde uygulanmasına yönelik bir senaryo modellendi. Ekonomik değerlendirme sonuçlarına göre, birinci basamakta NT-proBNP testinin kullanımının hasta başına yaklaşık 7 bin TL’ye kadar maliyet avantajı sağlayabileceği öngörüldü. Çalışmada ayrıca kişi başına ortalama 4 aylık ek yaşam süresi ve yaklaşık 3 aylık ek sağlıklı yaşam süresi kazanımı hesaplandı.

ERKEN TANI İLE 276 BİN HASTAYA ULAŞMA POTANSİYELİ

Modelleme sonuçları, NT-proBNP ölçümünün birinci basamakta uygulanmasının erken tanı ve hasta yönetimi açısından önemli etkileri olabileceğini gösterdi. Çalışmaya göre bu yaklaşımla 276 binden fazla hastanın daha erken dönemde tanı alabileceği, 735 binden fazla hastanın doğru şekilde tespit edilebileceği ve zamanında tedaviyle yaklaşık 57 bin ölümün önlenebileceği öngörüldü.

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Çelik, kalp yetersizliğinin çoğu zaman sinsi ilerleyen ve belirtileri geç fark edilen bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, diyabet gibi ek risk faktörlerine sahip ancak şikayeti olmayan bireylerin birinci basamakta etkili bir şekilde değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Çelik, uygun zamanda uzman hekime yönlendirmenin ileri evrelerde ortaya çıkabilecek geri döndürülemez sağlık sorunlarının önüne geçilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

“DOĞRU RİSK SINIFLAMASI SAĞLIK KAYNAKLARINI DA ETKİLİYOR”

Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, kalp yetersizliğinde geç tanı alan hastalarda artan hastane yatışları, uzun süreli takip ihtiyacı ve komplikasyonların sağlık ekonomisi açısından ciddi yük oluşturduğunu ifade etti. Malhan, 40 yaş üzeri Tip 2 diyabetli bireyler ve daha önce kalp yetersizliği tanısı almış hastalarda birinci basamakta NT-proBNP ölçümünün doğru risk sınıflamasına imkan tanıyabileceğini; bunun hem klinik sonuçlar hem de sağlık kaynaklarının verimli kullanımı açısından önemli katkılar sunabileceğini söyledi.

AİLE HEKİMLERİNİN ROLÜ ÖNE ÇIKIYOR

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Ardıç da toplantıda birinci basamakta güncel ve standardize yaklaşımların önemine değindi. Ardıç, özellikle risk faktörlerine sahip bireylerde belirtilerin erken dönemde fark edilmesi ve doğru değerlendirilmesinin, kalp yetersizliğinin ilerlemesini önlemek veya yavaşlatmak açısından kritik olduğuna işaret etti.