Lutein içeren süt ve yoğurt ürünleri geliştirilmesini hedefleyen Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) projesi,TÜBİTAK 1002-AHızlı Destek Programı kapsamına alındı. Göz sağlığını destekleyen luteinin tarımsal atıklardan geri kazanılarak süt ve yoğurt gibi günlük tüketilen gıdalara eklenmesi planlanıyor. Çalışma, hem insan sağlığına hem de sürdürülebilir ve döngüsel ekonomi uygulamalarına katkı sunmayı amaçlıyor.

"Luteince Zengin Ekstrakt Yüklü Emüljellerin Süt Ürünleri Matrisi Ortamında Biyoerişilebilirlik Özelliklerinin İncelenmesi" başlığını taşıyan projede, luteinin vücut tarafından daha etkili kullanılabileceği yeni taşıyıcı sistemler üzerinde çalışılacak.

PROJE TÜBİTAK 1002-A KAPSAMINDA DESTEKLENİYOR

BTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü doktora öğrencisi Esma Nur Seçkin’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı tarafından desteklenmeye hak kazandı. Proje ekibinde, BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rasim Alper Oral ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Çiğdem Uysal Pala danışman olarak yer alıyor.

BTÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nadide Seyhun ve Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Aygül Can ise projede araştırmacı olarak görev yapıyor. Böylece farklı üniversitelerden akademisyenleri bir araya getiren çok disiplinli bir çalışma yürütülüyor.

LUTEİN TARIMSAL ATIKLARDAN GERİ KAZANILACAK

Projede odak noktası, göz sağlığıyla ilişkilendirilen ve ticari değeri yüksek olan lutein bileşiğinin tarımsal atıklardan geri kazanılması. Işık, ısı ve oksijene karşı hassas yapısı nedeniyle luteinin doğrudan gıda ürünlerine eklenmesi hem teknik hem de ekonomik açıdan zorluklar içeriyor.

Araştırma ekibi, bu zorlukları azaltmak için tarımsal atıklardan elde edilen luteini, karayemiş (Prunus laurocerasus) meyvesinden üretilen doğal pektinle birleştirerek özel emüljel taşıyıcı sistemler geliştirecek. Böylece luteinin hem daha düşük maliyetle üretilebilmesi hem de ürün içinde korunarak tüketiciye ulaşması hedefleniyor.

LUTEİNLİ SÜT VE YOĞURDUN BİYOERİŞİLEBİLİRLİĞİ İNCELENECEK

Geliştirilecek lutein yüklü emüljellerin, süt ve yoğurt gibi günlük tüketimi yüksek süt ürünlerine eklenmesi planlanıyor. Proje kapsamında oluşturulan formülasyonlar, bu ürünlerin matrisi içinde test edilerek luteinin sindirim sürecindeki davranışı ve biyoerişilebilirliği araştırılacak.

Araştırmacılar, sindirim modellemelerini uluslararası kabul görmüş laboratuvar yöntemleriyle yürütecek. Böylece luteinin süt ve yoğurt ortamında ne ölçüde korunduğu, hangi koşullarda daha kolay emildiği ve hangi formülasyonun en yüksek biyoerişilebilirlik sağladığı bilimsel verilerle ortaya konulacak.

Çalışma, luteinin kapsül veya ilaç formu yerine, günlük beslenmede sıkça tercih edilen süt ve yoğurtla birlikte fonksiyonel gıda olarak alınabilmesine yönelik yeni bir yaklaşım sunuyor.

DÖNGÜSEL EKONOMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Projeyle gıda ve tarım sektöründe ortaya çıkan atıkların, katma değeri yüksek fonksiyonel bileşenlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Böylece hem gıda atıklarının değerlendirilmesi hem de fonksiyonel gıda ve takviye edici gıda sektörlerine yönelik yeni ham madde kaynaklarının oluşturulması amaçlanıyor.

Proje yürütücüsü Esma Nur Seçkin, çalışmanın sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi bakış açısıyla tasarlandığını belirterek, geliştirilecek sistemlerin biyoaktif bileşenlerin daha verimli kullanılmasına zemin hazırlayacağını ifade etti. Seçkin, elde edilecek bilimsel verilerin gelecekte yapılacak araştırmalar için de altyapı niteliği taşıyacağını kaydetti.

BTÜ’DEN ARAŞTIRMAYA DESTEK MESAJI

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, TÜBİTAK desteği alan proje ekibini tebrik etti. Çağlar, doktora öğrencisi Esma Nur Seçkin’in yürüttüğü projenin, üniversitenin araştırma ve geliştirme odaklı vizyonuyla uyumlu olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Çağlar, tarımsal atıkların yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini hedefleyen bu tür çalışmaların, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve insan sağlığı gibi öncelikli alanlarda önemli katkılar sunduğunu vurguladı. BTÜ olarak bilimsel projeleri ve genç araştırmacıları desteklemeye devam edeceklerini dile getirdi.