FEDin tahvil alımlarını azaltacağına yönelik açıklamaların ardından gelişmekte olan ülkeler için rüzgarın tersine dönmesiyle gözler TCMBnin politikalarına çevrildi.

Yurtdışı koşulların bozulması ve yurtiçi dinamiklerde görece kötüleşmenin kur ve faizin tansiyonunda artışa neden olmasıyla TCMBden faiz sinyali geldi.

Gelişmekte olan ülkelerin faiz silahına sarıldığı bu dönemde, geçtiğimiz hafta TCMBden faiz koridorunu genişletici yönde ölçülü bir adım atılabileceği açıklamasının gelmesiyle piyasaların gözü bugünkü PPK toplantısına çevrildi.

Piyasa beklentisi, Merkez Bankasının (TCMB) bugün yapacağı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz koridorunun üst bandında 50 ila 100 baz puan artış olacağı yönünde oluştu. TCMBnin yüzde 4.50 olan politika faizi ile yüzde 3.50 olan borçlanma faizi oranında değişiklik beklenmezken, yüzde 6.50 olan borç verme faiz oranına gelebilecek artış konusunda ekonomistler ayrışıyor.

MERKEZİN TONU DEĞİŞECEK

Ekspress Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, Merkez Bankasının koridorun üst bandında 100 baz puan indirime gitmesi beklediğini belirtti.

Trübülansın hala sürdüğünü dile getiren Derici, FEDin tahvil alımını azaltacağı tarihin yaklaşmasıyla Merkez Bankasının daha şahin bir tona geçeceğini vurguladı. Ekspress Yatırım Başekonomisti Merkez Bankasının kendine güveninin kaynağı, sermaye girişinin devam edeceği idi.Enflasyon beklenenden yüksek çıktı ve yüksek seyretmeye devam edecek. Hem yurtdışı koşulların kötüleşmesi hem de yüksek enflasyon tonu değiştirecektir değerlendirmesinde bulundu.

Yıl sonuna kadar yeniden faiz artırma ihtiyacı doğabileceğine dikkat çeken Derici, Merkez Bankasının yarınki açıklamasını görmek gerektiğini söyledi. Derici, TCMBnin kurda tansiyonu biraz daha kalıcı bir şekilde düşürmek için bir seferlik yüksek miktarlı artış ve sonrasında Bekle-Görü tercih edeceğini ifade etti.Derici, Merkez Bankası 50 baz puanlık artışa gitse dahi kurun çok tepki vermesini beklemediğini sözlerine ekledi.

YIL SONUNA KADAR ÜST BANTTA 200 BAZ PUAN ARTIŞ BEKLİYORUZ
ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren, faiz koridorunun üst bandında 50 baz puan artırım ve gelecek aylarda benzer artırımların devam etme olasılığını yüksek bulduklarını belirtti. Dağdeviren, yıl sonuna kadar üst bantta toplam 200 baz puan, para politikası faizinde ise toplam 100 baz puan artırım beklediklerini, zorunlu karşılıklardaki artışın devam etmesinin ise kredi büyümesinin ve sermaye girişlerinin seyrine bağlı olarak değişeceğini söyledi.

Merkez Bankasının üst bantta beklenen artırımın TLnin negatif ayrışmasına engel olmak, beklentileri kontrol altına almak amacıyla atılan bir adım olduğunu söylemenin yanıltıcı olmayacağını bildiren Dağdeviren, ancak Merkez Bankasının beklenenden çok daha güçlü bir sıkılaştırma yapması durumunda TLnin diğer ülke para birimlerinden pozitif ayrıştırmasının beklenebileceğini ifade etti.

PPK SONRASINDA KULLANILACAK DİL ÖNEMLİ

Ayrıca gelen kurum raporlarında, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçının kullanacağı dilin önemine ve yüksek faiz artışının risklerine dikkat çekiliyor. JP Morgan, asıl takip edilmesi gereken konunun PPK toplantısı sonrasında yapılacak açıklamanın dili olması gerektiğini vurguladı.

JP Morgan, PPK açıklamasında ihtiyatlı bir dil kullanılması ve faiz koridoru üst bandında benzer artırımların piyasa şartlarına bağlı olarak devam edebileceği mesajı veren bir açıklamanın büyük olasılıkla olumlu olacağını belirtti. JP Morgan, 50 baz puan bir artırımın ise TCMBnin yeni faiz artırımlarına kapıyı açık bırakan bu şahin dil kullanması halinde büyük bir hayal kırıklığı olmayacağını kaydediyor.

JP Morgan Cuma günü yayımladığı raporunda, 2012de dış dengelenmedeki başarıya rağmen Türkiyenin dış finansman ihtiyacının fazla olduğunun altını çizdi.

Merkez Bankasının cari açığı finanse edecek ve aynı zamanda Türk lirasını destekleyecek rezerve sahip olmadığını bildiren kurum, gelecek aylarda Merkez Bankasının faiz koridorunun üst bandında kümülatif 250 baz puan politika faizinde ise 100 baz puan artışa gitmesini beklediğinin altını çizdi.

JP Morgan, TCMBnin yarın yapılacak Para Politikası Kurulu toplantısında faiz koridorunun üst bandını 100 baz puan artırarak yüzde 7.50ye çıkarmasını, diğer faiz parametrelerini ise değiştirmemesini beklediklerini bildirdi. Ancak JP Morgan, TLnin son günlerode değer kazanması sonrasında 50 baz puanlık artırım görmenin kendilerini şaşırtmayacağını da belirtti.

Türkiyenin hala dünyada en fazla cari açığa sahip ülkelerden biri olduğunun kaydedildiği raporda, 2012 yılında GSYHnın yüzde 6sı 47,5 milyar dolar seviyesinde olan cari açığın, bu yıl GSYHnın yüzde 6,7si 57,7 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtildi.

Ülkenin açığını finanse etmek için daha fazla portföy akışlarına bağımlı olduğunun bildirildiği raporda, bankanın döviz satışlarıyla Türk lirasına destek olduğu dönemde Merkez Bankasının kredibilitesinin sorgulandığına değinildi. Kurum, Türk lirasını desteklemek için Merkez Bankasının rezervlerinin yeterli seviyede olmadığının analizlerince doğrulandığını ifade etti.

Bugünkü PPK toplantısında Merkez Bankasının koridorun üst bandını 50-100 baz puan arasında artırmasını bekleyen kurum, faiz artışlarının devam edeceği öngörüsünde bulundu.

FAZLA ŞAHİN AÇIKLAMALAR BANKACILIK İÇİN RİSK TEŞKİL EDİYOR

BNP Paribas, yayımladığı raporda kurda kısa pozisyonda olduğunu bildirdi. Kurum, en büyük riskin Erdem Başçının gereğinden fazla şahin açıklamaları olduğunu, Başçının daha sert açıklamalar yapmasının bankacılık tarafı için risk teşkil edeceğini ifade etti.

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen değerlendirmesinde, ekonomik büyümede aşağı yönlü risklerin arttığı bir ortamda, küresel risk iştahında kalıcı bir bozulma olmadan, Merkez Bankasının faizlerde sert bir yükselişe gitmesini beklemediklerini belirtti.

FEDin varlık alımlarını azalttığı gerekçesiyle küresel risk iştahında kalıcı bir bozulma olduğuna ve Türkiyenin para politikasında  sert bir sıkılaştırmaya gitmesi gerektiğine inanmadıklarına dikkat çeken Gürleyen, 2012 yılında ekonomide yaşanan sert inişte Merkez Bankasının 2011in son çeyreğinde yaptığı şok faizlerin etkili olduğu görüşünü savunduklarını ifade etti.

Ekonomideki sert yavaşlama ve yüksek genç nüfus işsizliğinin faiz artırımı için sınırlı bir yer (50-75 bp) bıraktığını dile getiren Gürleyen, piyasaları memnun etmek için yapılacak yüksek bir faiz artışının ( 100-150bp) ekonomiyi yavaşlatıcı ve şirketlerin bilançolarını bozucu etkisinin olacağını söyledi.