MÜSİAD İnegöl Şubesi, üyelerine yönelik Ekonomist Hikmet Baydar’ın konuşmacı olduğu konferans düzenledi. Dernek merkezinde gerçekleştirilen konferansta Ekonomist Hikmet Baydar, MÜSİAD üyelerine 2016 yılında Mali piyasalardaki gelişmeler ve geleceğe yönelik beklentiler, şirket varlık ve yükümlülüklerin yönetimi, 2016 yılında olası senaryolar ve bu senaryolara göre şirketlerin alması gereken tedbirler,  faiz ve kur riskinden korunma hakkında bilgi verdi.

GELECEĞE IŞIK TUTAN İSİMLER İNEGÖL’E GELECEK

Seminer öncesi konuşan MÜSİAD İnegöl Şube Başkanı Halil Malkaç, MÜSİAD’ın ülkemizin ve ilçemizin en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi olduğunun ifade etti. Derneğin ülke ekonomisine ciddi katılar verdiğini ve geliştirdiği projelerle örnek olmaya çalıştığını da aktaran Malkaç şöyle konuştu: “Derneğimiz ticari ahlakı ön planda tutan saygın insanlardan oluşmaktadır. Yeni dönemde ‘Gelecekte işadamı olmak’ konulu konferanslar zincirinin ilk adım toplantılarından birine başlıyoruz.  Önümüzdeki kış döneminde ülkemizde kendini ispat etmiş, fikir ve görüşleriyle geleceğe ışık tutmuş isimlerle sizleri bir araya getirmeyi hedefliyoruz.”

EN KRİTİK NOKTA HEDEF KOYMAK

Malkaç’ın konuşmasının ardından başlayan konferansta, Ekonomist Hikmet Baydar MÜSİAD üyelerine geçmişi hakkında kısa bilgiler verdi. Türkiye 3. Göz Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı, Ekonomist Hikmet Baydar yurt dışında yaşadığı birçok olayın şirket kurmasında büyük etkisi olduğunu söyledi. Müslüman ve Türk olduğu için kendisiyle dalga geçildiğini belirten Baydar; “Ondan sonra sahibi olduğum Türkiye 3. Göz Danışmanlık şirketini kurdum. Türkiye’de çok zor durumda olan birçok şirket şuanda vergide ödül alıyor. Şirketi doğru yönetmek lazım. Doğru yönetmenin de tanımını iyi yapmak gerek. Hedefi doğru koyamayan yönetici, şirketi yanlış yere götürür. Onun için en kritik yer hedef koymak. Bizim hedefimiz şirketlerin sağlıklı büyümesini sağlamak” dedi.

ARTIK ONLARDAN GERİYİZ

Baydar, yurtdışının temiz olmadığına da vurgu yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü. “Güçlü olmamız lazım. Yurt dışında hiç kimse alta bütün bildiklerini aktarmadan üste geçemiyor. Bizdeki usta, kalfa, çırak ilişkisini onlar öyle uyguluyor. Biz artık bunu uygulayamıyoruz. Biz artık eskiyi yapamadığımız için onlardan geriyiz. Gurur kimliğinin şahıs kimliğinden daha öne geçmesi durumunda uluslararası olabileceğinizi gösteriyor.”

BİZ NE KADAR DİDİŞİYORSAK ONLAR O KADAR KAZANIYOR

“Cari açık veren ülke parasının değerli olması gerekiyor ki az para bassın. Türk lirasının değerli olması Türkiye’deki firmaların rekabet üstünlüğünü kaybetmesine neden olmuyor. Japonya olmamız için kendi teknolojimizi yapıyor olmamız gerekiyor. Türkiye’nin Türkiye markası var. Biz ne kadar didişiyorsak onlar o kadar kazanıyor. Bizim en büyük problemimiz didişmek. Temmuz ayından itibaren çok ciddi oranlarında çek yazılmalar başladı. Türk lirasının değer kazanması başka ülkelerde başka sorunlara yol açıyor.

MOBİLYADA CİRO YÜKSELDİ

Baydar, son olarak mobilya sektörünün verilerinden de söz ederek, “Geçen yılın Ekim ayına göre sanayi ciroları %11,5 artmış. İmalat sanayinin artışı %12, mobilyanın %14,1. Yani Türkiye geneli ortalamasına göre mobilya sektörünün cirosu yükselmiş. Ciro endeksinde mobilya sektörü Türkiye ortalamasına göre daha iyi durumda. Türkiye, üretimde 2014 yılı Ekim ayından 2015 yılı Ekim ayına %4,6’lık bir artış sağlayabilmiş. Mobilya imalatında artış %4,1. Türkiye ortalamasının altında. Ciroda iyiyiz, üretimde kötüyüz” diye konuştu.