Hayırseverlerin çok olduğu İnegöl de hayırseverlerin duayeni Hacı Muzaffer Samda. 1940 yılında Keles ilçesinin Kocakovacık köyünde doğan, yoksul bir ailenin beş çocuğundan biri olan Samda, babası tarafından İnegöl'ün Deydinler köyündeki dayısına evlatlık olarak verildi. Deydinler köyünde yeni bir hayata başlayan Samda yoksul bir yaşantı sürdü. Köyde çıkan bir kavga sonucu cezaevine düşerek altı yıl kaldı. Mobilyacılık mesleğini burada öğrendi. Cezaevinden çıkınca askere gitti. Askerlik dönüşü iki yıl daha köyünde kalan Samda, 29 yaşında İnegöl'de mobilyacılığa başladı. İlkokulu dışarıdan bitirerek kırk yaşında ilkokul diploması alan Hacı Muzaffer Samda, Kendisi okuyamadığı için bunu bir eksiklik olarak gördü ve okumaya karşı sürekli ilgi duydu. Okula ve okumaya karşı duyduğu bu istek sonucunda gerekli ortamı bulunca, okul yapma kararını verdi. Bu kararı doğrultusunda eşi ve kendi adına yaptırdığı ilköğretim okulunu tam donanımlı bir şekilde Milli Eğitim Bakanlığına teslim etti. Daha sonrada yaptırdığı okulun yanına olimpik ölçülerde kapalı spor salonu da yaptıran Muzaffer Samda, yaptığı hayır yatırımları toplamda 3 milyon 500 bin TL civarında olduğunu ifade etti.
HAYRI ALLAH İÇİN YAPIYORUZ
Samda, “Hayrı bize yap diyen yüce Allahımız, Allah ben sana mal mülk verdim benim verdiğim mal mülkten benim için ne yapıyorsun? diyor. Onun için cenab-ı hak ne buyuruyorsa bizde onu yapıyoruz. Hayır, yaptığım yerlerden uzak durmaya çalışıyorum, riya ya girmesin, dedikodulara sebep olmayalım diye. Hayrı Allah için yapıyoruz, Allahın emrini yerine getirmek için malımla mülkümle aklımla hizmet etmeye çalışıyorum. Cenabı-hak biz kullarına ne diyor? Ben size mal mülkle birlikte akıl verdim, şımarmadan günaha girmeden insanlara faydalı hayırlı işleri yapmayı siz düşünecek bulacaksınız diyor. Dolayısıyla hayır yaptığımızda, Allahın emrini yerine getirmenin mutluluğunu sevincini yaşıyoruz. Biz sadece Allahın verdiğini Allahın rızası için harcıyoruz. Hayır, yapmak kolay değil, Başta nefsimiz, çalışarak kazandığımız mal ve mülk ile hayır yapmamıza engel oluyor. Başta kendi nefsimize kabul ettirmemiz lazım, bu da çok zor. İşte bizde Allahın emanet olarak bize verdiği malımızdan mülkümüzden gücümüz nispetinde hayır işlerinde kullanmaya harcamaya çalışıyoruz.”dedi.
DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR
Hayrın bir gönül işi olduğunu kaydeden Samda, “Kimi varlığını Allah yolunda hayır işlerinde harcar, kimide Allahın verdiği malını hayır işinde harcayamaz. Dünya malı dünyada kalır, öbür tarafa cebi bile olmayan kefenden başka bir şey götüremiyorsunuz. Onun için malı mülkü olan zenginlerimize tavsiyem, çocuklarınıza çok mal mülk bırakmaya çalışmayın, bence herkes çocuklarına namuslu bir şekilde dürüstlüğü ve doğru çalışmayı öğretin en büyük zenginlik en iyi miras budur. Geride kalanlar dürüstse çalışkan ise zaten parayı kazanır. Ama bu güzel hasletler yoksa çocuğunuza dünyaları bıraksanız fayda etmez hayır getirmez. Mallarımız bize emanet, önemli olan helaliyle kazandığımız mallardan hayattayken ve sağlıklıyken Allah için insanların eğitimine hayır yapalım.”diye konuştu. Damadı Selçuk Teşik ile kızı Hanife Teşik’in hayır işinde kendisini örnek almalarından dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Hacı Muzaffer Samda, damadı ile kızının da 1milyon TL tutarında hayır işi yaptıklarını belirtirken, kendisinden sonra çocuklarının da hayır işlerini devam edeceklerini bilmenin kendisini son derece mutlu etmekte olduğunu dile getirdi.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın