CHP Belediye Başkan Adayı Şevket Mollaer, CHP İlçe Başkanı Turhan Neşe ve yönetim kurulu üyeleri geçtiğimiz Cuma akşamı seçim ziyaretleri kapsamında İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği’ni ziyaret ettiler.

 

İNEGÖL’E CİDDİ PROJELER VE YÖNETİMLER LAZIM

30 Mart 2014 yerel seçimleri kapsamında kendilerini ziyarete gelen CHP İnegöl Belediye Başkan Adayı Şevket Mollaer’e ve CHP İlçe teşkilatına teşekkür ederek konuşmasına başlayan İnegöl Kafkas Folklor ve Kültür Derneği Başkanı Ömer Faruk Demirtaş, “İnegöl’ümüz son yıllarda hızlı bir şekilde büyümeye başladı. 230 bin nüfusa ulaştı. Yeni çıkan yasa ile birlikte 91 köyü şuanda mahalle olarak İnegöl’ümüze dâhil oldu. Belediyenin sorumlulukları da bir o kadar artmış olacak. Bununla birlikte İnegöl; hızla büyüyen, dünya lideri olma yolunca ilerleyen bir mobilya sektörü, gelişen tarım alanları, turizm bölgeleri ile büyük bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda. Böyle büyük potansiyele sahip bir ilçenin, aslında il olması gereken bir ilçenin bundan sonra ciddi projeler ile yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İnşallah seçimlerimiz hayırlı olur” dedi.

 

BU SIKINTISINI EN İYİ BİZ ANLARIZ

CHP İlçe Başkanı Turhan Neşe ise, “Biz de sizler gibi Balkanlardan göçüp geldik. Bazı dostlarımızın sıkıntılarını biliyoruz. Hala Balkanlardan ve Kafkaslardan göç alıyoruz. Ahıska Türkleri Derneği’ne gittiğimizde oradaki kardeşlerimizin neler yaşadığını dinlediğimizde tüylerimiz diken diken oldu. Onların bu sıkıntısını en iyi biz anlarız. Çünkü biz de onlar gibi damdan düşeniz. Biz de onlar gibi göçüp geldik. Bizim atalarımız buraya geldiklerinde boş arazide yatıp ondan sonra ev sahibi oldular. Ama şimdi gelenler buraya geldiğinde çağdaş bir dernek buluyor. Gürcistan’dan Abhazya’dan, Adige’den, Ahıska’dan nereden gelirse gelsin burada onları karşılayacak sıcak bir dernek ve yöneticileri var. Ama eskiden öyle değildi. İnegöl’ün iş imkânları da sınırlıydı. Biz buna rağmen el ele gönül gönüle birlikte bu yaşadığımız güzel şehri dünyanın mobilya başkenti yaptık. Bu inançla daha yukarı taşımak için bizim de projelerimiz var. Ama Evliya Çelebi’nin ‘su şehri’ diye tanımladığı Bursa’nın güzel İnegöl’ünde, Keşiş Dağı’nın eteğinde çok büyük su zenginliklerimiz var. Dünyanın en nefis gazozları bizim suyumuz ile yapılıyor. Dünyanın en güzel ayranları bu su ile yapılıyor. Türkiye’nin 80 iline İnegöl’den biz su satıyoruz. Ama yerel yönetimlerimizin bir temel eksiği var. Biz bütün Türkiye’ye su içiriyoruz ama İnegöl’deki hemşerilerimiz kuyu suyu içiyor. Biz bunları değiştirmek adına bu görevlere talibiz” şeklinde konuştu.

 

İNEGÖL İL OLMAK İÇİN İKİNCİ SIRADAYDI

Ege’de hep sosyal demokrat belediyelerin seçilip yönetime geldiğini belirten Turhan Neşe, “Seçilme sebebi halkın yönetime katılmasıdır. Orada mahalle meclisleri vardır. Muhtar ile birlikte mahalle meclisleri de çoğulcu bir şekilde kararlara katılıp o ilçede ne olacağına karar verirler. Biz burada gerçekleştiremedik. Hastanenin orada çok büyük bir yeşil alanımız vardı. O Kavaklaraltı parkımızı yazık ettik, harcadık. Ama Ege’de bir yerde olsaydı halka referandum ile sorulacaktı. Biz bunun adına proje demokrasisi diyoruz. Bu proje demokrasisinin mimarı da Ankara’da binlerce insanı ev sahibi yapan Murat Karayalçın’dır. Ondan aldığımız model ile çalışıyoruz. Bu anlamda 236 bin nüfuslu İnegöl olarak il olmayı hak eden bir ilçeyiz. Çünkü il olmak için 8 partiyi bir araya getirip birleştirdik ve onun platform sözcülüğünü yaptık. Bununla ilgili raporlar hazırladık. Akademik anlamda üniversiteden destek aldık. İl olmayı hak ettiğini ve ikinci sırada olduğunu öğrendik. Bizim önümüzde Alanya var Türkiye il olabilecek. O da tek bir nedenden. Merkez il olan Antalya’dan 135 kilometre uzak olmasından. Bizim için söylenen ‘Bursa’ya çok yakınsınız’. İl olmayı kaçırdık bu ayıp da bize yeter” diye konuştu.

 

OTOPARK YÖNETMELİĞİNİN NE OLDUĞUNU ÖĞRENMESİ LAZIM

İnegöl’ün yollarının, caddelerinin, sokaklarının araç işgali altında olduğunu belirterek konuşmasına başlayan CHP Belediye Başkan Adayı Şevket Mollaer, “Neden işgal altında? Bu otopark yönetmeliğini İnegöl 38 yıldır uyguluyor. İnşaat yapmak isteyen vatandaşlardan binanın ihtiyacı olan otopark miktarını Belediye ‘Ver otopark parasını al inşaat ruhsatını’ diyor. Bu otopark paraları ruhsat harcı değildir. Belediyeler almış oldukları ruhsat harçlarını istedikleri yerde kullanabilirler ama aldıkları bu otopark bedelleri otopark katılım bedelidir. Yani belediyelerin yapacakları bölge otoparklarına katkı payıdır. Yaptıkları bölge otoparklarından aldıkları otopark bedeli adedi kadar bu bölge otoparklarından aldıkları parsel sahiplerine yer tahsisi yapmak zorundadırlar. Ama bu güne kadar İnegöl Belediyesi maalesef bu görevi yapmadığından şuan gördüğünüz gibi bütün yollarımız araçların işgali altındadır. Sayın Alinur Aktaş bu projem açıklandığında ‘Ben yap-işlet-devret ile bir otopark yaptım ve yapmış olduğum bu otoparktan vatandaşlarımızı ucuz olarak faydalandıracağım’ diye cevap verdi. Bir defa otopark yönetmeliğinin ne olduğunu imar müdürünün Sayın Alinur Aktaş’a anlatması lazım. Sen vatandaştan aldığın otopark katılım bedelleri ile kendin yapacaksın. İmar planlarında yönetmeliğe göre bölge otopark yerlerini belirleyeceksin, her bölgede yapacağın bölge otoparkını o bölgenin ihtiyacını karşılayacak ölçüde yapacaksın. Yaptığın bu bölge parkından vatandaşlardan kaç araçlık bedel aldıysan o kadar yer tahsisini yapacaksın ve yaptıktan sonra da, o vatandaşa bir tebligat yapacaksın ve ayrıca bu bölge otoparkını kullanırken de, bedel ödemeniz gerekmemektedir diyeceksin. Peki, yönetmelik buyken sen yap-işlet-devret ile verdiğin bir bölge otoparkından vatandaşı nasıl ucuz otoparktan istifade ettireceksin. Özel sektör kâr edemeyeceği bir yatırıma girmez. Nasıl AVM 30 yıllığına verildiyse, o yer de büyük olasılıkla 20-25 ya da 30 yıl verimlilik durumuna göre yap-işlet-devret ile verilmiştir. O firma o binaya aldığı otopark ve öndeki AVM binasını yaptı. Yaptıktan sonra da arkadaki otoparkını kiraya verecek. Ve büyük olasılıkla o otoparkın ne kadara kiraya verileceği sözleşmede vardır. Ben de inşaatçıyım. Ben olsam mutlaka bunu sözleşmeye koyarım. Onu koymazsam yarın düşük ücretle verirsem zarar ederim. Özel sektör zarar edeceği bir sektöre girmez. Ayrıca Sayın Alinur Aktaş o binayı seçim beyannamesinde katlı otopark yapacağı şeklinde beyan etmiştir. Böyle bir beyanda bulunmasına rağmen arkada bir otopark, önde bir iş hanı konumunda bir bina var. Zaten arkada yapmış olduğu otoparkın büyük bir kısmı öndeki binanın ihtiyacı olan otopark. Yani o binanın en az yarısı arkadaki otoparkı kullanacak. Ayrıca eski Marmara sinemasının olduğu yerdeki otopark yerini de katlı otopark yapacağım diyerek seçim beyannamesinde beyan etmiş. Ama oraya da bakıyoruz katlı otopark falan yok. Peki, biz ne yapacağız? Biz seçildiğimizde öncelikle bölge otopark yerlerini belirleyeceğiz. Atatürk Bulvarı ve Nuri Doğrul Caddesi üzerindeki araçların tümünü alabilecek kapasitede bölge otopark yerlerini belirleyeceğiz. Bu otoparkları ihale tarihinden itibaren 1 yıl içinde tamamlayıp bu araçları bölge otoparkına aldığımızda Atatürk Bulvarı’nı 2 yönlü trafiğe açacağız. Atatürk Bulvarını 2 yönlü trafiğe açtığımızda tretuarlarda yapacağımız düzenlemeler ile güvenli bisiklet yollarını yapacağız” şeklinde konuştu.

 

ALANYURT HAK ETTİĞİ HİZMETİ ALAMADI

İnegöl’ün imar planları hakkında konuşan Mollaer, “Bugüne kadar belediye başkanlarımız çok önemli hizmetler vermişler. Alanyurt planlaması ve Akhisar planlaması gerçekten çok doğru birer planlama. Ancak Akhisar planlaması yapılalı 7-8 yıl olmuş, 18 uygulaması yapılmış, mimar parselleri elde edilmiş ancak sanki yapılaşmanın önü kapanmış. Neden kapanmış? Vatandaşın inşaat yapabilmesi için o yolların açılması ve inşaat yapabilecek zeminin hazırlanması gerekiyordu. Böyle bir zemin hazırlanmamış. Sadece TOKİ arsaları orada elde edilmiş. Daha sonra da orası dururken Ortaköy, Deydinler, Hocaköy, Çeltikçi altı imara açılmış. Açılan bu yerler şeftali bahçeleri, elma bahçeleri, Türkiye’nin ve belki dünyanın en verimli toprakları. Çok yanlış bir uygulama ile buraları imara açılmış. Alanyurt’ta yapılaşma tam dolmadan Akhisar’ı açmışsın. Burasının önünü açmadan buraların imara açılması son derece yanlış bir planlama olmuş. Şuanda Alanyurt imar planında her türlü soysal donatı alanı var. Ama maalesef Alanyurt’umuz hak ettiği hizmetleri alamamış. En son Belediye Başkanımız 10 yıl kadar evvel orada bir sosyal tesis açtı. Nedir bu sosyal tesis? 18 metrekare muhtarlık binası, 18 metrekare berber dükkanı, 18 metrekare bakkal dükkanı, 124 metrekare kahvehane üstede lokal. Böyle bir sosyal tesis olur mu? Ve bu işin ihale bedeli 525 bin TL. Şimdi 525 bin TL’lik bir yatırımda 35 bin nüfuslu Alanyurt’un tamamının faydalanabileceği bir yatırım yapılabilir. Şuana kadar maalesef tüm Alanyurt halkının yararlanabileceği bir yatırım yapılmamış. Alanyurt’u çok gezdim ama maalesef böyle bir yatırım yok. Hep tüccar kafası ile yönetmişler. Yanlış anlamayın tüccar kafası ile belediye hiç yapılmamalı demiyorum tabi ki yapılmalı. Bakkal dükkânı berber dükkânı gibi hizmetlerle olmaz. İnegöl’ün otopark ile bu kadar büyük ihtiyacı var iken gidip de otopark sorununu çözeceğim diye tüccar kafasıyla yap-işlet-devret olarak olmaz. Çünkü siz vatandaşa otopark yerini vermek zorundasınız. Bu bedeli otopark katılım bedeli olarak aldınız. İmar ile ilgili bu parayı kullanamazsınız. Burada yalnız Belediye mi kusurlu? Normal şartlarda 38 yıldır her yıl İçişleri Bakanlığı gelir belediyeleri denetler. İçişleri Bakanlığı’nın ‘sen bu parayı ne yaptın’ diye İnegöl Belediyesi’ne sorması gerekirdi. Belediyelerin bu parayı başka yerde kullanma şansı yoktur. Sadece otopark yapmak için kullanabilir” dedi.