Yavuz Donat'ın bugünkü köşe yazısı şöyle:

Hikâye deyişimiz sözün gelişi... Yakın siyasi tarihten bir sayfa... "Kahramanlarından" çoğu öldü... Turgut Özal gibi... Ahmet Kabaklı, Aydın Bolak gibi.

"Birkaçı" da hayatta... Cemil Çiçek, Ali Coşkun, Nevzat Yalçıntaş gibi.

***

Hikâye vardır "gülüp eğlenmek içindir."

Hikâye vardır "ders içeriklidir."

En iyisi "anlatalım", kararı siz verin.

Hz. Ömer

Turgut Özal ANAP'ı kurarken, Ali Coşkun'a, "Sen de gel" dedi... Ali Abi "reddetti... 1983."

1984'te, Bedrettin Dalan'dan önce, Ali Coşkun'a, "Belediye Başkanlığı'nı önerdi."

Yanıt yine "hayır."

Özal sitem etti:

- Neden hep "hayır" diyorsun?.. Sen benim dostum değil misin?

Ali Coşkun, "Turgut Abi, ben Hazreti Ömer'in peşinden giden insanlardan biri olmak istiyorum" yanıtını verdi.

***

Hazreti Ömer, Halife olunca "taraftarlarını" toplamış:

- Ben size Allah'ın emirlerini aktaracağım... Peygamber'den öğrendiklerimi uygulayacağım... Doğru yolu göstereceğim... Ama ya ben doğru yoldan saparsam... Beni kim uyaracak?

"Taraftarlarından biri" elini kaldırmış:

- Ya Ömer... Yanlış yola girersen seni biz uyarırız.

Hazreti Ömer kıbleye dönüp, ellerini açmış:

- Allahım, böyle taraftarlarım olduğu için sana şükrederim.

Eski dostlar

Başbakan Özal'dan "eski dostu"

Ali Coşkun'a:

"Eğriye eğri, doğruya doğru" diyen, "gözünü budaktan sözünü dudaktan" esirgemeyen, "hatır gönül için" yalan söylemeyen "eski dostları" topla.

"Her ay" bir araya gelin.

Hükümet'ten de "Devlet Bakanı Kazım Oksay'ı" göndereceğim.

Sohbet edin... "Beni, hükümetimi, ailemi, çevremi, icraatımı" nasıl buluyorsunuz?.. Konuşun.

Çekinmeyin..."Doğru yoldan ayrılırsam, ikaz edin."

Birkaç isim

Ali Coşkun, kâğıdı kalemi eline aldı ve "kadroyu" yazdı... Özal da onayladı.

Prof. Sabahattin Zaim, Zeki Aytaç, Alaattin Büyükkaya, Ahmet Kabaklı, Şaban Çavuşoğlu, Ergun Göze, Hulusi Çetinoğlu, Aydın Bolak, Nevzat Yalçıntaş, Süleyman Yalçın...

Toplam 30-35 isim.

Her ay toplandılar.

1989'a kadar "Devlet Bakanı Kazım Oksay" toplantılara katıldı.

Konuşulanları Özal'a aktardı. 

Cemil Çiçek'e özel görev

Sene 1989...

Devlet Bakanı Kazım Oksay "kabine dışında..."

Başbakan Özal, "Devlet Bakanı Cemil Çiçek'i" çağırdı:

Sana "özel bir görev" vereceğim.

Her ay İstanbul'da "şu kadro ile" buluşacaksın.

Onlar "lafı eğip bükmeden söyleyen" isimler... Benden de "hiçbir beklentileri" yok.

Bizi nasıl görüyorlar?.. "Beni... Ailemi... Yakın çevremi... Hükümetimi... Meclis kadromu... Politikamı..."

Dinle ve "gel bana anlat."

***

Cemil Çiçek, "bu vazifeyi" 2 yıl boyunca yaptı.

Canlı tarih

Adına ister "eski dostlar" deyin, ister "akil adamlar" , ister "doğrucu Davutlar", ister "aksakallılar." İnsanlar "ikaz edilmeyi" sevmezler ama...

Herkesin, "gerektiğinde doğruları yüzüne karşı söyleyen insanlara" ihtiyacı var.

"Onlar... Yukarıda birkaçının ismini yazdıklarımız" her ay toplandılar.

"Uyarı görevinde" bulundular.

İçlerinde hayatta olanlar, TV'ye çıksalar da "o günleri" bir anlatsalar... Öylesine "derslerle dolu ki."

Eleştiri fırtınası

Eski dostları bir gün Özal'ın "bazı aile fertlerini" eleştirdiler.

Bir gün "hayali ihracatı."

Bir gün "Bakanların birbirleriyle çelişen beyanlarını."

"Önceleri" Kazım Oksay, "sonraları" da Cemil Çiçek "konuşulan her şeyi" Özal'a ilettiler. Özal dinledi ve her seferinde, "Arkadaşların gözlerinden öperim" diye mesaj gönderdi.


Kıssa'dan hisse

Hikâyemiz burada bitiyor.

Gökten 3 elma düşmüş.

Biri size, biri bu hikâyeyi anlatana, üçüncüsü de...

Kim istiyorsa yesin... Afiyet olsun.

SABAH

Yorumlar (0)

Görüşlerinizi Paylaşın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!