Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı İnegöl Şubesi Yönetim Kurulu, 1 Kasım seçimleri öncesi açıklama yapıp Saadet Partisi’ne destek verdi. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı İnegöl Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Ergün, yaptığı açıklamada seçimlerden sonra da Saadet Partisi için çalışacaklarını vurguladı.
“YENİ BİR DÜNYAYI MİLLİ GÖÜŞÇÜLER KURACAKTIR
Celalettin Ergün, sağlığı döneminde her an bu vazifeyi layığı ile yerine getiren Milli Görüş’ün merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın uyguladığı gibi, vatanını ve milletini seven insanların üzerinde bir vecibe olduğunu ifade etti. Açıklamasında milli görüş davasına gönül verenlere de seslenen Celalettin Ergün, şöyle konuştu: “Böyle bir lidere sahip Milli Görüşçülerinde; Erbakan hocamızın gösterdiği istikamette teşkilat çalışmalarını yerine getirmeleri gerekmektedir. İslam dünyasında her akan kanın, her dökülen gözyaşının hesabını bizden soracaklardır. Bugün dünden iki misli daha fazla teşkilat çalışmalarını yapmak durumundayız. Herkesin en iyi yapmış olduğu çalışma “eleştiri” çalışmasını bir kenara bırakarak, teşkilata “ben ne kadar zaman ayırabiliyorum?” diye kendimizi sorguya çekmeliyiz. Çünkü, hak-batıl mücadelesi, düne göre bugün daha güçlü bir çalışma gerektiriyor. Çünkü, bugün yeryüzünde daha fazla fitne var! Zor bir yolda yürümek mecburiyetinde olan Milli Görüşçüler, yolda yürümeye başlamadan önce, gönüllerinde ve zihinlerinde yürümek ve yol almak durumundadırlar. Bu korkularını yenip yola çıktıklarında görürler ki, yol zor da olsa bir müddet sonra aşılmış yürünmüş ve hedeflenen yere gidilmiştir. Zaten Milli Görüşçüler her zaman zora talip olmuşlardır. Bizler zor şartların insanlarıyız. Merhum Erbakan hocamızın işaret ettiği “İman varsa imkân da vardır” sözünü asla unutmadan hedeflerimize ağır ama emin adımlarla ilerlemeliyiz. Bunu yaparken safları birleştirerek yapmalıyız ki, şeytan aramıza girmesin. Erbakan hocamız karşılaştığı zorlukları rahmet görürdü. Her zaman daha fazla çalışmanın nedeni olarak kabul ederdi. Zorluklar karşısında yılan teşkilat mensuplarına şunları söylerdi; ”Cüneyd’i Bağdadi hazretleri ibadet ve hizmet yolunda, çeşitli zahmet ve zorluklarla karşılaştığında seviniyor ve Allah’a şükrediyordu: “Rabbimin, işlerimi zorlaştırmasını, daha çok gayret ve metanet göstererek, mükâfatımın kat kat artmasını murat ettiğine işaret sayıyor ve teselli buluyorum.” diyordu. Asıl marifet, yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. Yoksa çay sohbetlerinde ve edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır.” Bu davaya hizmet eden, her mücahit bilir ki, Bizim davamızda kimse kendisi için yaşamaz, herkes kardeşi için yaşar, menfaati öldürmenin en kolay yolu budur. Bütün mazlum insanlar bizim ayağa kalkmamızı beklemektedirler. Sen varsan bu gözyaşı ve kan duracaktır. Sadece çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen batı medeniyeti, insanlığa saadet getirememiştir. Mazlumların ezilmediği, her türlü sömürünün son bulduğu, adil ve adaletli dünyayı Milli Görüşçüler kuracaktır. Yeni bir dünya kurulacaksa bunu D-8’leri kuran Milli Görüşçüler yapacaktır. Dolayısıyla bunun hayata geçirilmesi, teşkilat çalışmalarının düzenli ve sağlıklı olmasıyla gerçekleşecektir. Erbakan hocamız, ömrünü insanlara cihadı anlatarak tamamlamıştır. Peki bizler kapitalizmin bize sunduğu imkânlarla bunu nasıl başaracağız? Bir an önce kendimize gelip, tebliğ görevimizi yapmamız gerekmektedir. Erbakan hocamız cihadı şu şekilde anlatıyordu: “Cihad izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır, İslam, ancak kendi orijinal kavramlarıyla anlaşılır ve anlatılır. Cihad; Hakkı hâkim kılmak, temel insan hak ve hürriyetlerini sağlamak ve korumak ve her türlü zulüm ve sömürü düzenlerini ortadan kaldırmak için yapılacak hizmet ve faaliyetlerin tamamıdır; Batılıların kullandığı manada “Harp” ve “Savaş” gibi kelimeler cihadı ifade etmez. İslam’da cihad bir teşkilat düzeniyle yapılmak zorundadır. Milli Görüş lideri Erbakan hocamız ebediyete intikal etmiş olabilir. Bize düşen görev, onun bize öğrettikleriyle insanlığın saadeti için çalışmak ve mücadele etmektir. Yan gelip yatmak, toplantılara gitmemek ve sürekli mazeret oluşturmak Milli Görüş neferine yakışan bir tutum değildir. Yaklaşık 2 milyarlık İslam âleminde hayatından gerçek anlamda memnun olan iki yüz bini geçmemektedir. Batı, 1699 yılından beri fiziki gücüyle dünyayı sömürmektedir. Buna dur diyecek olan tek bir ülke var o da Türkiye’dir. Bunun için İslam birliği mutlaka kurulmalıdır. Bizler bu bilinç ve inançla bugüne dek azimle mücadele ettik.”
SAADET PARTİSİ’Nİ DESTEKLEYECEĞİZ
“Bu sistemi kuracak siyasal yapının, şuan ki politik konjonktürde ancak Saadet Partisi olduğu bilinciyle, Prof.Dr. Necmettin Erbakan Vakfı İnegöl Teşkilatı olarak 1 Kasım seçimlerinde Saadet Partisi'ni destekleyeceğiz. Önemle belirtmek isteriz ki; Bu deklarasyondaki maksadımızda, birçok eksik ve yanlış yapılan uygulamaları meşru kılmak, bu yanlışların seçimler sonrasında değerlendirilmeyeceği, yürütülen süreçteki eksik ve teşkilatımız tabanını zorlu üzüntüye sevkine sebep oluşların hesabının sorulmayacağı gayesi yoktur. Şuan, Ülkemizin ve İslam aleminin geldiği dehşet verici konum gereği, hakkı tebliğ vazifemizi yerine getirerek, üzerimize düşen görevi ifa etmek için bu kararı almış bulunmaktayız. İnancımız o dur ki; Genel Başkanımız Sn. Dr. Muhammet Ali Fatih Erbakan, Milli Görüş davasının doğal lideridir. Kendilerinin, her toplantı ve görüşmelerimizde, “Saadet Partisinde elbette görev alacağız ve azimle çalışacağız” telkinlerinden dolayı, vakfımız bünyesinde görevli kardeşlerimizin çoğu partimizde de çalışmıştır, çalışmaya devam edecektir. İçimize nifak tohumları saçarak ellerini ovuşturanların hayalleri boşa çıkacaktır. Bizim medeniyetimiz kimi zaman düştü, kimi zaman sekteye uğradı ama asla yıkılmadı. Düştüğü yerden kalkmasını hep bildi… Kalktığında da eskisinden çok daha güçlü yoluna devam etti... Milli Görüş hepimizin asli vazifesi ve mukaddes davasıdır. Adı Necmeddin, Soyadı ise Erbakan'dır.”




Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın