TDK 2025 YILININ KELİMESİNİ AÇIKLADI
Türk Dil Kurumu (TDK), 2025 yılı için belirlediği yılın kelimesini duyurdu. Kurum tarafından yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 300 bin vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen oylama sonucunda 2025 yılının kelimesi "dijital vicdan" oldu. Oylama süreci ve sonuçları TDK tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
TDK, yılın kelimesi uygulamasıyla Türkiye’de dilin güncel kullanımında öne çıkan kavramları kayıt altına almayı hedefliyor. Bu kapsamda "dijital vicdan" ifadesi, 2025 yılı için öne çıkan kavram olarak söz varlığına eklendi.
DİJİTAL VİCDAN KAVRAMININ TANIMI
Mudanya Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dursun Boz, dijital vicdan kavramına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Boz, vicdanın, kişinin kendi davranışları hakkında ahlaki bir yargıda bulunmasını sağlayan bir güç olarak tanımlandığını belirtti. Dijital vicdan kavramının ise bu anlayışın dijital ortamlardaki yansımalarıyla birlikte kullanıldığını ifade etti.
Boz, sosyal medya ortamında yapılan paylaşım, beğeni ve yorumların bazı bireyler tarafından insani görevleri yerine getirme aracı olarak görülebildiğini aktardı. Bu tür etkileşimlerin, dijital vicdan bağlamında tartışılan bir konu haline geldiğini söyledi.
SOSYAL MEDYA VE DİJİTAL VİCDAN İLİŞKİSİ
Doç. Dr. Dursun Boz, insanların gerçek hayatta sorumluluk almak istemedikleri bazı konularda sosyal medyada gerçekleştirdikleri etkileşimler üzerinden vicdanlarını rahatlattıklarını dile getirdi. Boz, bu durumu "vicdanın tıklanabilir hale gelmesi" ifadesiyle açıkladı. Paylaşım, beğeni ve yorum yapan bireylerin, dijital ortamda gerçekleştirdikleri bu eylemlerle sorumluluk duygusunu ilişkilendirdiklerini kaydetti.
Boz, Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunda geniş yer bulan insani krizlere ilişkin sosyal medya içeriklerini örnek olarak gösterdi. Bu tür içeriklerin beğenilmesi veya bu konularla ilgili içerik üretilmesinin, bazı kullanıcılarda dijital vicdan kapsamında bir rahatlama hissi oluşturduğunu belirtti. Bu durumun, tartışmalarda dijital vicdan kavramının öne çıkmasına neden olduğunu söyledi.
DİJİTALLEŞME VE ETİK SORUMLULUKLAR
Boz, dijital vicdan kavramının, dijitalleşme süreciyle birlikte etik sorumlulukların yeniden ele alınmasını gündeme getirdiğini ifade etti. Dijital platformlarda bireylerin ve kurumların faaliyetlerinde etik sorumlulukların dikkate alınmasının önem kazandığını aktardı.
Dijital vicdanın, bazı durumlarda vicdanın eyleme dönüşen bir içsel süreç olmaktan çıkarak sembolik bir ifade haline gelmesi tartışmalarını ortaya çıkardığını belirten Boz, dijital etik alanındaki çalışmaların bu kavram etrafında sürdüğünü söyledi.
DURSUN BOZ’DAN DİJİTAL VİCDAN İÇİN ÖNERİLER
Doç. Dr. Dursun Boz, dijital vicdan ve dijital etik çerçevesinde sosyal medya kullanımına ilişkin bazı önerilerde bulundu. Boz, sosyal medyada paylaşım yapmadan önce kaynağın doğrulanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca gereksiz uygulama izinlerinin iptal edilmesini, bu yolla kişisel verilerin korunmasına yönelik adımlar atılmasını önerdi.
Boz, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin şeffaf bir şekilde paylaşılmasının önemine değindi. Bu tür içeriklerin niteliği ve üretim biçiminin belirtilmesinin, dijital vicdan ve dijital etik açısından dikkate alınan bir konu olduğunu aktardı.
Açıklamalarında, çevrimiçi ortamlarda ekranın arkasında gerçek kişilerin bulunduğunun hatırlanması gerektiğini belirten Boz, dijital iletişimde linç kültürü ve psikolojik baskıya karşı empati ve sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu çerçevede dijital vicdan tartışmalarının, sosyal medya kullanıcılarının davranışlarını ve dijital ortamda etik sorumluluklarını gündeme getirdiği kaydedildi.