Yerli ve Milli PartiGenel BaşkanıTeoman Mutlu, siyasi tercihlerin hemşehrilik, ideolojik bağlılık veya parti aidiyeti üzerinden şekillenmesinin toplumda ciddi sorunlara yol açtığını belirterek, siyasette temel ölçütün liyakat,akıl ve ahlakolması gerektiğini ifade etti.

Mutlu, değerlendirmelerin kişi ya da gruplara sorgusuz sadakatle değil, geçmiş performans, dürüstlük ve somut proje üretme kapasitesi üzerinden yapılmasının önemine dikkat çekti.

SORGUSUZ AİDİYET TOPLUMU YANLIŞA SÜRÜKLÜYOR

Teoman Mutlu, taraf tutmanın yalnızca siyasi kimlik, ideolojik çizgi ya da hemşehrilik bağına indirgenmesinin sağlıklı bir toplum yapısı oluşturmadığını söyledi. Bu yaklaşımın, hatalı uygulamaların görmezden gelinmesine ve yanlış kararların desteklenmesine zemin hazırladığını dile getirdi.

Mutlu, bir siyasetçiyi değerlendirirken kişisel sempati veya mensubiyet yerine, ortaya koyduğu hizmetler, ürettiği projeler, yönettiği ekip ve kamuoyundaki güvenilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı.

"OKUMUŞ CAHİLLİK DAHA TEHLİKELİDİR"

Teoman Mutlu, cehalet kavramının yalnızca eğitim seviyesiyle açıklanamayacağını belirterek, asıl problemin kişinin kendini geliştirmemesi ve gerçeği gördüğü halde bunu kabul etmemesinde yattığını ifade etti.

Mutlu, hiç formal eğitim almamış olsa da bilge kişiliğiyle öne çıkan Âşık Veysel ve Yunus Emre'yi örnek göstererek, “İnsan, diploma sahibi olmadan da hikmet sahibi olabilir. Asıl tehlike, bilgiye erişim imkânı varken sorgulamayan ve gerçeği reddeden okumuş cahilliktir.” görüşünü dile getirdi.

SİYASİ TERCİHLERDE LİYAKAT VURGUSU

Mutlu, siyasi tercihin “kör bağlılıkla” yapılmaması gerektiğini belirterek, seçmenlerin destek verecekleri isimleri çok yönlü biçimde değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Bir siyasetçinin geçmişte ne yaptığı, hangi soruna nasıl çözüm ürettiği ve geride hangi kalıcı eserleri bıraktığının mutlaka incelenmesi gerektiğini kaydetti.

“Bir kişiyi yalnızca iyi konuşuyor diye desteklemek doğru değildir.” diyen Mutlu, seçmenin söylemden çok icraata bakması gerektiğini, güçlü hitabetin tek başına güvenilirlik ve ehliyet anlamına gelmediğini vurguladı.

ÖN YARGI VE KİMLİK SİYASETİNE ELEŞTİRİ

Teoman Mutlu, “Bizim parti her zaman haklıdır” ya da “Benim hemşerim mutlaka iyidir” gibi genellemelerin, sağlıklı değerlendirme yapmayı engellediğini belirtti. Siyasi ya da ideolojik kimlikler üzerinden tüm bir grubu toptan iyi veya kötü ilan etmenin ön yargıyı beslediğini söyledi.

Mutlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözünü ve kutsal metinlerde yer alan düşünme, sorgulama ve araştırma çağrılarını hatırlatarak, bu yaklaşımın ortak noktasının akıl ve gerçeklikten sapmamak olduğunu ifade etti. Yanlışın, kaynağı kim olursa olsun yanlış olarak adlandırılması gerektiğini dile getirdi.

"YANLIŞI YAPAN KİM OLURSA OLSUN YANLIŞTIR"

Teoman Mutlu, siyasi ya da kişisel yakınlığın hiçbir hatayı meşrulaştıramayacağını söyleyerek, hem siyaset hem de toplum hayatında temel ölçünün “dürüstlük, namus ve ahlak” olması gerektiğinin altını çizdi.

“Bir insana yakın olmak onun yanlışlarını doğru hâle getirmez.” diyen Mutlu, aidiyet duygusunun, hataların üzerini örtmek için kullanılmaması gerektiğini belirtti. Mutlu, “Siyasette de toplum düzeninde de ölçümüz aidiyet değil, akıl, ahlak ve liyakat olmalıdır.” ifadesiyle mesajını yineledi.