Zafer PartisiGenel Başkanı Prof. Dr.Ümit Özdağ,Eskişehir’de düzenlenen “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programında konuştu. Kadınların güvenliği,kadına yönelik şiddet, bağımlılık ve göç başlıklarına değinen Özdağ, kadınların Türkiye’de korku duymadan yaşaması gerektiğini söyledi. Program, Kadın, Çocuk ve Aile Başkanı Suzan Küçüksaraç tarafından organize edildi.

ESKİŞEHİR'DEKİ PROGRAMDA KONUŞTU

Zafer Partisi’nin 20 Eylül 2026 tarihli basın bültenine göre Özdağ, konuşmasına toplantıya katılanları selamlayarak başladı. Eskişehir’in yanı sıra Bursa, İstanbul ve Ankara’dan gelen katılımcılara teşekkür eden Özdağ, “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” etkinliğinin dördüncüsünü gerçekleştirdiklerini aktardı.

Konuşmasında kadınların yaşadığı sorunları doğrudan kadınların daha iyi bildiğini ifade eden Özdağ, kendi konuşmasını kısa tutmaya çalıştığını, buna rağmen başlıca sorunları ve Zafer Partisi’nin çözüm önerilerini aktarmak istediğini söyledi. Özdağ, kadına yönelik şiddetin yalnızca televizyon dizilerinde ya da haberlerde görülen bir mesele olmadığını, bazı kadınlar için hayatın merkezindeki en ağır sorunlardan biri haline geldiğini dile getirdi.

BAĞIMLILIK VE AİLELERE YANSIYAN YÜK

Özdağ, konuşmasının bir bölümünü uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığına ayırdı. Türkiye’de 4 milyon uyuşturucu bağımlısı ve 2 milyon sanal kumar bağımlısı bulunduğunu öne süren Özdağ, bu durumun aileler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu savundu. Özellikle annelerin bağımlılıkla mücadelede daha fazla sorumluluk üstlendiğini belirten Özdağ, ailelerin yaşadığı örnekler üzerinden bu sorunun toplumsal etkilerine dikkat çekti.

Zafer Partisi’nin “Tertemiz Türkiye Projesi” kapsamında bağımlılar için zorunlu tedavi uygulanacağını söyleyen Özdağ, tedavi sürecinin tam anlamıyla arınma sağlanana kadar devam edeceğini ifade etti. Özdağ’a göre bu yaklaşım, sokaklarda çetelerin değil devletin hâkim olmasını sağlayacak.

KADINA ŞİDDET VE HUKUKİ DÜZENLEME VURGUSU

Konuşmada kadın cinayetleri ve kadına yönelik yaralamalar da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Özdağ, şiddeti önlemek için yalnızca ceza artırmanın yeterli olmayacağını, eğitim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu. Ortaokuldan itibaren aile içi saygı ve kadına saygı konularının yeni nesillere sistemli biçimde aktarılması gerektiğini söyledi.

Yasal düzenlemelere ilişkin de konuşan Özdağ, kadın cinayetlerinde iyi hâl indirimi uygulanmaması gerektiğini belirtti. Uzaklaştırma kararları ve elektronik kelepçe ihlallerinde verilen para cezalarının da caydırıcı olmadığını öne süren Özdağ, bu cezaların toplum yararına çalışma ve ardından hapis cezasına dönüştürülmesi gerektiğini dile getirdi.

Boşanma davalarının uzun sürmesinin şiddeti besleyen nedenlerden biri olduğunu söyleyen Özdağ, bu tür davaların altı ay içinde sonuçlanması için gerekli hukuki düzenlemelerin yapılacağını ifade etti.

GÖÇ VE GÜVENLİK MESAJI

Özdağ, konuşmasında göç konusuna da geniş yer verdi. Türkiye’ye yönelik göçün “demografik işgal” boyutuna ulaştığını savunan Özdağ, yasa dışı yollarla gelenlerin ve vatandaşlık verilenler dahil olmak üzere sığınmacı ve kaçakların devletler hukukuna uygun biçimde gönderileceğini söyledi.

Eskişehir’de daha önce yaşandığı belirtilen bir tramvay durağı olayını örnek gösteren Özdağ, kadınların toplu ulaşımda ve şehir yaşamında kendilerini güvende hissetmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul’da akşam saatlerinde yürüyen kadınların belirli semtlerde tedirgin olduğunu söyleyen Özdağ, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.

EKONOMİ, YURTLAR VE KAMU HARCAMALARI

Konuşmanın son bölümünde ekonomik sorunlara değinen Özdağ, tüp gaz üzerinden alınan vergiye ve temel ihtiyaç maliyetlerine dikkat çekti. Tüp gazın özel tüketim vergisine konu edilmesini eleştiren Özdağ, bunun temel ihtiyaçlara yük bindirdiğini savundu. Pazardan alışveriş yapmakta zorlanan kadınların yaşadığı sıkıntıları da örnek veren Özdağ, ekonomik koşulların kadınlar üzerinde ayrıca baskı kurduğunu söyledi.

Devletin önceliğinin saraylar değil fabrikalar, organize sanayi bölgeleri, laboratuvarlar ve öğrenciler için yurtlar olması gerektiğini ifade eden Özdağ, tek kişilik öğrenci yurtlarının artırılması gerektiğini belirtti. Kendi üniversite yıllarından örnek veren Özdağ, Almanya’da öğrenci yurdu deneyimini anlatarak bunun uygulanabilir olduğunu dile getirdi.

Konuşmasının sonunda kadınların yabancılardan, eşlerinden ya da başka kimse tarafından korkmadan yaşayabileceği bir Türkiye hedefi ortaya koyan Özdağ, partililere mücadeleyi sürdürme çağrısı yaptı.