Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depreme ilişkin bilimsel değerlendirmeler sürerken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr.Osman Bektaş'tan Bursa'yı da yakından ilgilendiren dikkat çekici bir açıklama geldi. Bektaş, olasıİstanbul depremisenaryolarında göz ardı edilmemesi gerektiğini belirttiğiÇınarcık Çukuruiçin kapsamlı araştırma çağrısında bulundu.
GÖZLER ÇINARCIK ÇUKURU'NDA
Karadeniz Teknik Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Marmara Denizi'nde deprem riski konuşulurken yalnızca ana fay hattına odaklanılmasının yeterli olmayabileceğini ifade etti.
Bektaş, Marmara'nın güneyinde bulunan Çınarcık Çukuru'nun, sahip olduğu fay yapısı nedeniyle deprem dinamikleri açısından ayrıca incelenmesi gerektiğini belirtti.
"ORTA BÜYÜKLÜKTE DEPREMLER ÜRETEBİLİR"
Prof. Dr. Bektaş, geçmiş yıllarda meydana gelen depremlerin fay hatları üzerindeki gerilme dağılımını etkilediğini ifade ederek, Çınarcık Çukuru'nu çevreleyen zayıf fayların gelecekte orta büyüklükte depremler üretebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Bektaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Eğer bu hipotez doğruysa, Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf faylar geçmişteki 1963 Adalar (M6+) depremine benzer orta büyüklükte depremler üretebilir. Bu nedenle İstanbul'un güneyindeki Çınarcık yalnızca ana fay açısından değil, havzayı oluşturan fay sistemi açısından da öncelikli araştırma alanlarından biri olmalıdır."
BURSA'YI DA YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR
Uzmanların değerlendirmelerine göre Marmara Denizi'nde meydana gelebilecek büyük depremlerin etkileyebileceği iller arasında Bursa da bulunuyor. Bu nedenle bölgedeki fay sistemlerine ilişkin her yeni bilimsel çalışma, Bursa açısından da önem taşıyor.
Prof. Dr. Bektaş, deprem riskinin doğru analiz edilebilmesi için deniz tabanı jeodezisi, GPS ölçümleri, sismisite kayıtları ve Coulomb gerilme modelleri gibi bilimsel yöntemlerden elde edilecek verilerin esas alınması gerektiğini vurguladı.
BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay sisteminin davranışlarının daha net ortaya konulabilmesi için bilimsel araştırmaların kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirtti.
Deprem uzmanı, bölgedeki risk değerlendirmelerinin varsayımlar yerine ölçülebilir bilimsel veriler ışığında yapılmasının önem taşıdığına dikkat çekti.





Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın