Kurban Bayramı'nın üçüncü günündeyiz. İlk günün telaşı, kurban kesimleri,bayram ziyaretleri, sofralar ve kalabalıklar yavaş yavaş geride kalmaya başladı. Şimdi birçok evde bayramın ilk günlerindeki hareketlilik yerini daha sakin bir atmosfere bırakmış durumda. Ancak aslında bayramın en önemli tarafı tam da bugünlerde ortaya çıkıyor. Çünkü bayram sadece ilk gün kurban kesmekten ya da yeni kıyafetler giymekten ibaret değil. Bayram, insanın çevresine, ailesine ve toplumuna karşı sorumluluklarını hatırladığı özel zamanlardan biridir.
Eskiden bayramlar haftalar öncesinden hissedilirdi. Çocuklar harçlıklarını düşünür, büyükler misafir hazırlığı yapar, evlerde tatlı telaşı başlardı. Bayram sabahı herkes erkenden kalkar, aile büyükleri ziyaret edilir, küsler barıştırılırdı. Bugün ise teknolojinin ve modern yaşamın etkisiyle birçok gelenek değişmeye başladı. Bir zamanlar kilometrelerce yol giderek yapılan bayram ziyaretleri, bazen birkaç saniyelik mesajlarla geçiştiriliyor. Oysa bayramın ruhunu yaşatan şey, ekranlardan gönderilen kutlama mesajları değil, insanların birbirine dokunabilmesi, hal hatır sorabilmesidir.
Kurban Bayramı aynı zamanda paylaşmanın bayramıdır. Kesilen kurbanın etini ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak, komşunun kapısını çalmak, yalnız yaşayan yaşlıları ziyaret etmek bu bayramın en önemli değerleri arasında yer alır. Ne yazık ki günümüzde ekonomik zorluklar nedeniyle birçok aile bayramı eskisi kadar rahat geçiremiyor. Ancak paylaşmak her zaman maddi imkânlarla ölçülen bir şey değildir. Bazen bir ziyaret, bazen bir telefon, bazen de içten bir sohbet bir insanın bayramını güzelleştirmeye yetebilir.
Bayramlar aynı zamanda çocuklar için önemli bir kültür aktarımıdır. Çocuklarımız bayramı sadece tatil olarak görmemeli. Onlara bayramın anlamını, dayanışmayı, yardımlaşmayı ve büyüklerin değerini anlatabilmeliyiz. Çünkü bugün öğrendikleri gelenekler, yarının toplumsal hafızasını oluşturacak. Eğer çocuklar bayramı sadece sosyal medyada paylaşılan fotoğraflardan ibaret sanırsa, yıllardır bizi bir arada tutan birçok değer zamanla kaybolabilir.
Bugün bayramın üçüncü günü. Belki ziyaret etmeyi ertelediğimiz bir akrabamız vardır. Belki uzun zamandır aramadığımız bir dostumuz, kapısını çalmadığımız yaşlı bir komşumuz vardır. Bayramın son günlerine yaklaşırken, hâlâ bunları yapmak için vaktimiz var. Çünkü bayramın gerçek bereketi sofralarda değil, kurulan gönül bağlarında saklıdır.
Kurban Bayramı bize her yıl aynı şeyi hatırlatıyor: İnsan, ancak paylaştıkça çoğalır. Bayramlar da bu paylaşımın en güzel vesilesidir. Bayramın üçüncü gününde geriye dönüp baktığımızda, umarım aklımızda sadece yediğimiz yemekler değil, gönlüne dokunduğumuz insanlar kalır.

Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın