Elazığ deplasmanı zirve açısından önemliydi; zira ligde umduğunu bulamayan ve ligin altını üstüne getiren iki ekip karşı karşıyaydı. Maç öncesi Yusuf’un disiplin kuruluna sevk edilmesi, onun yerine oynayacak olan Mete Tetik’in de antrenmanda sakatlanması, teknik heyeti forvet arkası bölgesinde sıkıntıya sokmuş oldu.
Tabii Özcan Aydın ile maça başlandı. Özcan, yerini yadırgar gibiydi; gol attı, hatta oyunun ikinci yarısında biraz oyuna ağırlığını koydu fakat o kadar. Bütün bunları söylerken atlamayalım; sahada “iyi” denecek oyuncu yoktu zaten. Maçın adamı kaleci Bekir’di, gerisini çok da irdelemek yersiz.
Bekir 4 net pozisyon kurtardı, bir tane Orhan çizgiden çıkardı, 4 tane de rakip tarafından top dışarı atıldı. Bakmayın skorun 4-2 olduğuna; maç 8-2 de bitebilirdi, 4-4 berabere de. Ama hakkını teslim edelim, hak eden taraf Elazığ’dı.
Biz nerede eksik kaldık? Temaslı oyundan uzak kaldık. Ev sahibi takım bizden daha istekliydi. Bol pozisyon verdik, bireysel hatalar biraz fazlaydı, pas yüzdesinde düşüş yaşadık. Oyunun bazı bölümlerinde rakibin geçiş oyununu kapattık, o anlarda pozisyon bulduk ama değerlendiremedik. Burada futbol dilinde “kader anı” deniyor; son vuruşu beceremedik.
Oyunun son anlarında çift forvete dönüp risk almayı beklerken Yasin oyundan alındı, Hasan dâhil edildi. Oyunda bütün oyuncularımız durgundu ve sanki gününde değildi. Taha ise bunların biraz daha altında kaldı. Oyundan alınsa, Yasin oyunda kalsa belki biraz daha beraberlik şansımız olabilirdi. Teknik heyetin kararı bu yönde oldu, yapacak bir şey yok.
Bu yenilgi bizim için dünyanın sonu değil ve lig devam ediyor. Takım gününde değildi, bir yol kazası diyelim ve bu maçtan da ders çıkaralım. Fakat şunu kesin bilelim ki; bizim oyunsal anlamda rakip kim olursa olsun vites düşürme şansımız yok. Tek sermayemiz koşmak ve üst düzey mücadele. Bundan ödün verdiğimiz anda ise oynayacağımız her maçta aleyhimize sürpriz yaşarız. Bizden söylemesi.
(0) Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!