Aslında grubun en gizemli takımlarından biri olan Beyoğlu Yeniçarşı karşısında aldığımız galibiyet, bize şunu gösterdi: 3 puan için sadece takım olarak istememiz yeterli. O istek ve arzu bize geldiği anda neler yapabileceğimizi bu deplasmanda bir kez daha net şekilde ortaya koyduk.
Rakip, şu ana kadar gördüğüm en iyi ayağa pas yapan; oyunu çirkinleştirmeden, sahada en ufak bir art niyet taşımadan oynamaya çalışan bir ekipti. Tek amaçları futbolu güzelleştirmekti. Ancak bu ligin de bazı gerçekleri var ve işte tam bu noktada ikilem yaşıyorlar. Bu nedenle rakibin oyun anlayışını tebrik etmek gerekir.
Bize gelince; arkamızda yaklaşık 200 taraftarın desteği olmasına rağmen maça pek iyi başlayamadık. Bunda rakibin 1. ve 2. bölgede kurduğu baskının etkisi büyüktü. Oyunun büyük bölümünde ne kanatlardan ne de orta sahadan üretken olabildik. Karşılaşma yavan bir şekilde devam ederken; Özcan ile başlayan, Hüseyin ile devam eden ve Yasin Ozan ile sonuçlanan bir pozisyonda golü bulduk.
Gol sonrası yapılan basit bir hatayla beraberliğin gelmesi, oyunun seyrini değiştirdi. Ardından yok yere verilen bir penaltı, rakibi başka bir hayale sürüklerken bize ise adeta bir kahır mektubu yazdırdı. Yenik duruma düştükten sonra artık her şeyi bir kenara bıraktık. Hırs, istek, arzu ve heyecan bir anda Voltran gibi takıma monte edildi.
İşte bu andan sonra oyunu rakip yarı alana yıktık, yaptıkları bireysel hataları değerlendirdik ve müthiş bir geri dönüşe imza attık. Kısacası hak ettiğimiz bir 3 puanı aldık. Ancak şu kesin ki; bu ligde oyun benliğimizi ortaya koyamazsak puan almamız mümkün değil. Bu nedenle asla mücadeleden vazgeçmek yok.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın