Kastamonu deplasmanında kazanınca uzun yıllardır hasretini çektiğimiz zirvenin keyfini sürmüştük. Hatta herkes “Galiba bu sezon farklı geçecek” diye başka hayallere de dalmıştı.
Tabii duygular böyleyken Muğla maçı da başka bir yöne doğru ivme kazanmıştı. Sanki sezonun son maçına çıkıyoruz ve bu maç “olmazsa olmaz” havasına girmiştik. O duyguya kapılınca da maç farklı bir atmosfere büründü. Takım gerginleşti, seyirci 90 dakikaya farklı motive oldu.
Bir kere baştan kabul edelim: Her ne kadar maçlar sahada oynansa da kadro kalitesi net bir gerçek. Bana göre oynadığımız 6 maça bakacak olursak Batman ve Urfa’dan sonra en kaliteli takım Muğlaspor. Birebirde iyi oyuncuları var ve teknik ekibini de takdir etmek lazım, bizi de iyi analiz etmişler.
En büyük silahımız olan pres ve çabuk uzun oynamayı oyunun başından sonuna kadar engellediler. Hatta özellikle ilk yarıda bunu onlar yaptı. Bizim ekstra kanat oyuncularımızı kilitlediler, orta sahaya yoğun temas yaparak oyun anlayışımıza ket vurdular. Tabii biz de rakibin bu temposuna bir süre sonra karşılık verdik ve üst üste rakip kaleye geldik. Bana göre Taner’in düştüğü pozisyonda penaltı olabilirdi ama maçın hakemi es geçti. Taraftar orta hakeme tepki gösterince o da “Bu sahanın kralı benim” modunda başka kararlar vererek tempomuzu düşürdü.
yarıda ise biz gol beklerken kişisel hata sonucu golü yedik. Golden sonra iyi baskı kurduk, net ötesi 3 pozisyonda sonuç alamadık. Kaçan pozisyonlar gardımızı düşürdü, sinirler gerildi, oyun kontrolden çıktı. Orta sahamız bir ara oyundan düştü. “Mustafa Mete oyuna girer, Özcan girer modülü buluruz” dedik, o da olmadı. Rakip aslında iyi oynayan oyuncularını oyundan alarak bize imkan sağladı fakat biz bu ikramı geri çevirmiş olduk. Hem kaçırdığımız hem de yaptığımız hatalar sonucu yediğimiz goller kaderimizi belirlemiş oldu.
Bazen ne yapsan olmaz ya, işte bu da o müsabakaya denk geldi. Taraftar müthişti, son ana kadar takımı ayakta tuttu. Fakat sahaya atılan maddeler bize yakışmadı. Yönetimin maddi sorunları çözmek için nasıl çabaladığını söylemeye gerek yok. Büyük ihtimalle Beykoz maçı seyircisiz olur ki bu da bize fayda sağlamaz.
Sonuç olarak daha 6. hafta ve zorlu fikstürde 9 puan topladık. Yenildiğimiz rakiplerin mali tabloları ortada. Daha uzun bir yol var, onun için öyle hemen yıkılmak yok arkadaşlar. Savaşa devam…

Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın