Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiyenin 1 Aralıktan itibaren G 20de dönem başkanlığını üstleneceğini belirterek, önümüzdeki bir yıl dünya ekonomisinin direksiyonunun Türkiyede olacağını söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Yarın bakan arkadaşlarımızla ekibimizle birlikte G-20ye katılacağız. Hem ekonomik hem siyasi istişarelere zemin teşkil ediyor. Türkiye 1 Aralıktan itibaren dönem başkanlığını üstlenecek, önümüzdeki bir yıl dünya ekonomisinin direksiyonu Türkiyede olacak. Şimdiden geçtiğimiz hafta ilgili arkadaşlarımızla detaylı değerlendirmeler yaptık, gündemini belirledik dedi.
Bu hafta içinde çok anlamlı iki ziyarette bulunduklarını belirten Davutoğlu, Bursada halkımızla buluşma onlarla kaynaşma açısından hiçbir zaman zihnimizden çıkmayacak tablolar yaşadık. Birçok il ziyaretimizde gördüğümüz birçok güzel karşılamayı Bursada Ulucami çıkışında gördüğümüz karşılama dolayısıyla bütün vatandaşlarımıza teşekkürü borç biliyorum. Ulu erenlerin, ulu sultanların şehri ama aynı zamanda Cumhuriyetimizin öncü şehri şeklinde konuştu.
Davutoğlu, Son derece önemli olan hamlelerle bu haftayı doldurduk. Geçen hafta yapısal dönüşüm stratejimizi açıkladık. Türkiye son 12 yılda olağanüstü ekonomik performans sergiledi. Daha hükümetimizin kurulmasının ilk gününde ilgili arkadaşlara reel sektörü canlandıracak ve Türk ekonomisindeki gelecek perspektifini somut eylem planlarıyla tanımlayacak geniş kapsamlı bir reform paketinin hazırlanması talimatını vermiştik. Bu çerçevede iş dünyasında da büyük kabul gören 25 sektörel alanda yapısal dönüşüm programımızı ilan ettik. Bunun ilk 9 sektörünü, reel sektör ağırlıklı olarak kamuoyuyla paylaştık. Buradaki temel amaç, Türkiyenin üretim kapasitesinin artmasını sağlamak, Ar-Ge ve inovasyonlarla teknoloji yoğunluklu sektöre geçiş çalışmasını yürütmek ve öncelikli programlar çerçevesinde Türkiyenin ekonomisindeki altyapı gücünü daha da kuvvetlendirmek ifadelerini kullandı.
Yapısal dönüşüm programının birinci bölümünde açıklanan 9 başlık hakkında bilgi veren Davutoğlu, Değişik alanlarda ciddi bir hamle dönümünü başlatmış bulunuyoruz. 12 yıldır ülkemizin katettiği başarı hikayesi herkesçe malumdur. G-20den döndüğümüzde makroekonomik dönüşüm programını ve sosyal ağırlıklı ayrıca 8 dönüşüm programıyla aslında bu programı bir bütün içinde ana unsurları tespit etmiş olacağız. G-20 ülkeleri arasında daha önce alınmış kararlar çerçevesinde gerçekleştirilen ilk örnek yapısal dönüşüm strateji olmak bakımından da bütün dünyanın dikkatini çekmiş durumda diye konuştu.
Açıklanan programın işadamlarıyla kapsamlı bir şeklide paylaşıldığını anlatan Davutoğlu, Bir ülkenin, devletin ve hükümetin makro stratejik planlamasıyla şirketlerin kendi şirketlerine özel planlamaları arasında bir bütün olduğunda bu hamleler bir başarıyla gerçekleşir. Ama devletin makroekonomik programlarıyla şirketlerin yapıları arasında uyumsuzluk olduğunda Ankarada alınan kararların hayata geçirilmesinin imkanı kalmaz. Küresel ekonomik krizlerle, bütün dünyada bir taraftan son derece dikkatli bir süreç takibi var, bir taraftan da Türkiye gibi vizyon sahibi ülkeler kriz sonrasına hazırlanma durumunda şeklinde konuştu.
TÜRKİYENİN YENİ ÜRETİM HAMLESİNİN EN ÖNEMLİ PAZARI YAKIN HAVZALARIDIR
Türkiyenin önümüzdeki dönemde dış ekonomik ilişkilerinde 3 ana boyutta ciddi sıçrama yapma sebebi olduğunu belirten Davutoğlu, Birincisi, AB ile ekonomik ilişkilerimize çok daha boyut kazandırmak zorundayız. Yine yakın havzalarda ki şirketlerimizin geçmişte özel sektördeki girişimcilerimizin siyasi sarsıntıların ötesinde iş dünyamıza bir kez daha sesleniyorum, Türkiyedeki yeni üretim hamlesinin en önemli pazarı yakın havzalardır. Bu çerçevede, çevre havzalarda Ortadoğuda Balkanlarda siyasi istikrarsızlık ne boyutta olursa olsun, buralarda Türk ekonomisiyle bu havzaların birleştirilmesi yönündeki çabalarımızı güçlendireceğiz. Bu çerçevede bu ayın sonunda Iraka bir ziyaret düşünüyorum. Önümüzdeki aylarda da Irakla Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyini tekrar canlandırmak üzere Irak Başbakanı Haydar-el İbadi Türkiyeyi ziyaret edecek. Aralık başında Atinada Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısını gerçekleştireceğiz. Aynı şekilde, Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin de Aralık başında Türkiyeye gelecek ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, Çevremiz siyasi istikrarsızlar içinde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalmış olabilir ama bu çevre ülkelerin halkları bizim kardeş halkımızdır ve ekonomik alanda ihtiyaçlarını karşılama gücüne, kudretine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir dedi.
TÜRKİYEDE DEMOKRATİK İSTİKRARIN GARANTÖRÜ AK PARTİDİR
Türkiyedeki siyasi istikrarı bozmaya kimsenin gücünün yetmeyeceğine dikkati çeken Davutoğlu, Türkiyede demokratik istikrarın sağlandığını, öneli olanın istikrarın demokrasiyle sağlanmış olması olduğunu ve Türkiyede demokratik istikrarın garantörünün AK Parti olduğunu ifade etti.
Özellikle siyasi istikrar ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi vurgulayan Davutoğlu, Gerek 62. Hükümeti ekonomik programı, gerekse Orta Vadeli Program, Sektörel Dönüşüm programı gösterir ki AK Partinin perspektifi hep uzun dönemli ve uzun vadeli olmuştur dedi.
AVRUPADA GEÇİCİ DEĞİL, KALICI OLACAĞIZ
Avrupada geçici değil kalıcı olacağız diyen Davutoğlu, Biz, hükümet olarak işdünyamızın önünü açmaya çalışıyoruz. Ticaret kısıtlamaları, gümrük kısıtlamaları gibi mayınları temizleyerek Türkiyenin dinamizmi dediğimiz iş dünyamızın küresel alana girmesi çabası içindeyiz. Gerek ihracat, gerek sanayicilerimizi bir kez daha tebrik ediyoruz diye konuştu.
İŞ GÜVENLİĞİ PAKETİ
Yarın önemli bir açıklamada daha bulunacaklarını anlatan Davutoğlu, İş güvenliği paketini kamuoyuyla paylaşacağız, madenlerle ilgili alacağımız tedbirleri kamuoyuyla paylaşacağız. Bütün bakanlıklarımız yoğun bir tempoda çalıştılar. Çalışma bakanımız yoğun tempoda istişare yaptı ifadelerini kullandı.
İKRAR VERMEYE, DESTUR ALMAYA GİTTİM
Başbakan Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: Son derece anlamlı bir ziyareti de Hacı Bektaşta gerçekleştirdik. Bu ağır sorumluluğu aldıktan sonra bütün ulu erenleri ziyaret ettiğim gibi Hacı Bektaş-ı veliyi ziyaret etim. İkrar vermeye destur almaya gittim. Türkiyede Hz. Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Emir Sultan, Ertuğrul Gazi Hepsi Horasan erenleridir. Biz, o ortak miras içinde herhangi bir ayrımı esas alan politikayı temelden reddederiz. Tarih de millet de şahit olsun ki bu topraklarda iman ve medeniyet tohumunu eken bütün erenlerin mirasına sahip çıkmak en ulu görevimizdir. Bu vesileyle Hacı Bektaştaki, Nevşehirdeki bütün kardeşlerimize, erenlere, dostlara da bir kez daha selam ediyorum. Bizim için Hacı Bektaş-ı Veli ile Hz. Mevlana arasında bir fark yoktur. İlk defa bir aşure günü vesilesiyle Hacı Bektaş-ı Veliyi ziyaret eden ilk Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmak da bana büyük bir gurur vermiştir.
Tüm haberler yüklendi.
Haber yüklenirken bir hata oluştu.




Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın