Adnan Berk Okan
ANALİZ

adnanberkokan@gmail.com

AP en kötü dönemlerini, İhsan Ataöv’ün, Süleyman Demirel’in sözcülüğünü yaptığı süreçlerde yaşadı

Öyle ki Ataöv’ün, dönemin CHP Genel başkanı Bülent Ecevit’e sadece sinkaflı küfür etmediği kalırdı

Ve herkes o düzeysiz, bağıra çağıra yapılan konuşmaları Demirel'e mal ederdi...

O yıllar Demirel’in neredeyse iktidar yüzü görmediği, iktidar olduğunda da “yamalı bohça” hükümetlere başkanlık yapmak zorunda kaldığı yıllardı (1973 – 1980 arası)

İhsan Ataöv, Demirel’in yanından uzaklaştıktan sonra AP, azınlık da olsa tek başına hükümet kurdu

Turgut Özal, Yaşar Okuyan’ın kavgacı üslubu ile birlikte düşüşe başladı

Tansu Çiller’in çöküşü; eşinin herkesle kavga edişi, çevresine siyaseti “kavga etme sanatı” zannedenlerin doluşmasıyla başladı

Şimdi aynı hatayı Devlet Bahçeli yapıyor

Oktay Vural, MHP’yi ve genel başkanı Devlet Bahçeli’yi giderek kamuoyundan koparıyor

Bugün de bir TV kanalında, sunucu hanımefendinin çalıştığı kuruma "iftira" edince ağzının payını aldı ama

Küçük düşen kendisinden önce ideolojisiydi

Kamuoyu zaten MHP’nin “Kavgacı” kimliğinden dolayı partinin merkeze yerleşmesini kabul edemiyor

Oktay Vural’ın boğaz damarlarını patlatan, dudaklarını ihtirastan çizgiye dönüştüren, gözlerini yuvalarından fırlatan konuşmaları, Devlet Bahçeli’nin günah hanesine yazılıyor

Hâsılı; MHP Gurup Başkan Vekili Oktay Vural’ın yaptığı konuşmalar, Ak Parti Hükümeti’nin ne yapıp yapmayacağını anlayamamaktan çok; parti düzeyinde demokrasinin önemini kavrayamamaktan kaynaklandığını düşündürtüyor

Oysa bir muhalefet partisi olarak MHP türü bir partiye çok ihtiyacımız var