Bursa'nın önemli kültürel mirasları arasında yer alan, kent sakinlerinin büyük kısmının ise yapılışını ve lezzetini bilmediği geleneksel "bayram çöreği", Kurban Bayramı öncesinde yoğun ilgi görüyor. Siparişlere yetişmekte zorlanan üreticiler, bayram sabahına kadar taş fırınların başından ayrılmıyor.

Ekşi mayalı köy ekmeği hamuruna zeytinyağı, ayçiçeği yağı, ceviz, susam ve haşhaş eklenerek hazırlanan Bursa’ya özgü çörek, bayram sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Odun ateşiyle ısıtılan taş fırınlarda pişirilen çörekler, içeriğine göre 150 ile 180 lira arasında satışa sunulurken sade ekşi mayalı köy ekmekleri ise 70 liradan alıcı buluyor.

SİPARİŞ VERMEYEN ELİ BOŞ DÖNÜYOR

Özellikle Nilüfer ilçesine bağlı Ürünlü Mahallesi’nde yaşatılan gelenek nedeniyle arife günü bölgeye giden vatandaşlar, önceden sipariş vermediyse çoğu zaman çörek bulamadan geri dönüyor.

Mahallede bu geleneği sürdüren isimlerden Seyhan Mestan, hazırlıkların bayramdan günler önce başladığını belirterek şöyle konuştu:

“Ekşi maya ekmekten yapılıyor. Bayram öncesi siparişleri alıyoruz. Bayrama 3 gün kala fırınlar bir yanar aralıksız ekmek pişiririz. Bayram sabahına kadar bayram çöreği yaparız.”

TAŞ FIRINLAR GECE GÜNDÜZ YANIYOR

Komşusu Nuran Öz ise yoğun talep nedeniyle sipariş sistemine geçtiklerini ifade ederek şu sözleri kullandı:

“Defter kalem elimizde önceden siparişleri alırız. Sonra kime hangi gün ve saati verdiysek gelir alırlar. Sipariş vermeden bayram çöreği alan şanslıdır. Fazladan üretiyoruz ama her zaman bulmak zor.”

Ekşi maya köy ekmeği hamurunu açıp içerisine zeytinyağı, ayçiçeği yağı, ceviz ve susam koyduklarını anlatan Öz, hazırlanan çöreklerin üzerine köy yumurtası sürülerek taş fırına verildiğini söyledi.

“Üzerine köy yumurtası sürüp ısıttığımız taş fırına veriyoruz. Bayram öncesinde hiç boşluk bulmadan üretiyoruz. Özellikle arife günü; bir gün öncesi gecesinden başlayıp bayram sabahına kadar uyku, dinlenmek nedir bilmeden ekmek yaparız.”

EL ÖPME GELENEĞİNİN VAZGEÇİLMEZİ

Bayram çöreğinin sadece sofraları süsleyen bir lezzet olmadığını belirten Öz, bu geleneğin aile ziyaretlerinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

“Bu ekmek sofraları süslediği kadar büyüklerin evlerine gelen misafirleri hediyesi olduğu için önemlidir. Burada önemli bir gelenektir. Büyükler evine el öpmeye gelen çocuklarını, torunlarını, akrabalarını eli boş göndermez. Bu ekmekten verir. Bu yüzden bazıları 30-40 ekmek yaptırır.”

Geçmişte hemen her evin bahçesinde taş fırın bulunduğunu söyleyen Öz, bugün bu kültürü iki komşu olarak yaşatmaya devam ettiklerini ve annelerinden öğrendikleri geleneği kızlarına da öğrettiklerini dile getirdi.