Parti merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan CHP İlçe Başkanı Turhan Neşe, "Bugün içimiz buruk, üzülerek bir Dünya Barış Günü yaşıyoruz. Hepinizin yakından takip ettiği gibi İslam coğrafyası, Afganistandan, Pakistandan başlayarak, Irak, Suriye, Lübnan, Mısır ve Libyaya kadar bu geniş İslam coğrafyasında kardeş katli devam etmektedir. Bu kardeş katlinde en büyük sıkıntıyı ve acıyı da bizim, hepimizin varlık sebebi olan kadınlarımız, annelerimiz, bacılarımız yaşamaktadır. Çocuklarımız yaşamaktadır. Bu anlamda insan katlinin sona ermesi için bütün devletleri göreve çağıran bir anlayışın temsilcisi olan bir parti olarak biz, Dünya Barış Günüyle ilgili açıklamayı yapmaya en uygun temsilcimizin kadınlarımız olduğuna inanıyor ve sözü Kadın Kolları Başkanı Nebahat Yılmaz bırakıyorum" diye konuştu.

CHP İlçe Yönetim Kurulu üyeleri ile Kadın Kolları üyelerinin katıldığı toplantıda söz alan Kadın Kolları Başkanı Nebahat Yılmaz ise, insanlığın barış içinde yaşayabilmesi için bu günün anlam ve öneminin büyük olduğunu belirterek, "Bilindiği gibi, 1 Eylül 1939 tarihinde başlayan İkinci Dünya Savaşı 1945 yılında sona erdiğinde birçok ölü, birçok yaralı, sakat ve hatta acı çeken, gözyaşı döken insanlar bıraktı. Bunun yanı sıra yakılmış, yıkılmış harabeye dönmüş yaşanmaz yerler bıraktı. İnsanlık tarihinin acımasız emperyalist savaşı 1945 yılında sona erdiğinde, savaşın başladığı gün olan 1 Eylül, Dünya Barış Günü olarak hem kabul edildi hem de ilan edildi. İnsanlığın barış içinde yaşayabilmesi için bu günün anlam ve önemi büyüktür. Yaşadığımız coğrafyada ve dünyada barışı egemen kılmanın yolu barışa olan inancımızı güçlendirmek, güçlerimizi, sevgilerimizi ve ellerimizi birleştirmekten geçer. Yüreklerimize kin ve nefret tohumları değil, sevgi ve barış tohumlan ekelim. Ekelim ki, bu tohumlar büyüsün sevgi çiçekleri açsın, barış çiçekleri açsın. Barış çiçekleri öyle çoğalsın, öyle yayılsın ki, barışı haykıran sesler, savaşı haykıran sesleri boğsun. Barış bireysel değil, evrensel bir olgudur. Barışın yanında duruşumuz topyekûn olmalıdır. Dil, din, ırk, kültürel farkı gözetmeksizin evrensel kardeşliği sağlayıp savaşlara dur demeliyiz. Savaşa dur diyen, barışın özünün altını çizen en önemli anlamlı ve evrensel birleştirici söz Mustafa Kemal Atatürk tarafından söylenmiştir. Yurtta Barış Dünyada Barış demiştir. Bunu dünya milletlerine seslenerek akıldan çıkarılmamasına dikkat çekmiştir" dedi.

Barışın insanın ruhunda olması gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Doğayla, insanlarla barışık olmalıdır. İnsanları ayrım gözetmeksizin sevmeli, sevinçleri sevincimiz olarak kabul edip birlikte sevinmeliyiz. Üzüntülere birlikte üzülmeliyiz. Acıları ayrım gözetmeksizin paylaşmalıyız. Ağlayacaksak ayrım gözetmeksizin ağlayabilmeliyiz. Barış; emperyalist güçlerin yanında değil, ezilen halkın yanında yer almaktır. Barış bir tercihtir. Barış bir hayaldir. Barış mutluluktur, huzurdur. Barış güçlü olmaktır, haklı olmaktır. Barış cesur olmaktır, bilgeliktir. Barış geleceğin temelidir. Barış kardeşliktir. Barış barıştır. 1 Eylül Dünya Barış Gününde yaşadığımız coğrafyada Ortadoğuda, Suriye’de kısacası Dünyada kan barut kokusu olmayan, terörden arınmış, haksız tutuklamaların olmadığı, adaletin adil dağıtıldığı bir dünyaya mutluluğa, huzura, sevgiye, kardeşliğe, evrensel barışa hep beraber kucak açalım. Başta Suriye ve Mısır olmak üzere İslam coğrafyasında yaşanan kardeş katliamının sona ermesi dileğimizle hep birlikte savaşa hayır barışa evet diyoruz" şeklinde konuştu.