Cumhuriyet Halk Partisi Lokalinde dün düzenlenen basın açıklaması ile çeşitli konularda hükümeti eleştiren açıklamalar yapan Cumhuriyet Halk Partisi İşçi Komisyonu Başkanı Ertan Kirişçi, CHP İşçi Komisyonu olarak hükümetten talep ettiklerini konular hakkında da açıklamalarda bulundu. “Üretim değil tüketim” esasına göre kurulu Neorliberal sistemin aktörlerinin; sermaye örgütleri ve onların sarı sendikaları işçi işveren el ele söylemiyle “Kriz varsa çare de var- Eve kapanma pazara çık” diyerek kampanyalar başlattıklarını kaydeden Kirişçi, “Açıkçası demek istiyorlar ki; Tüketimi arttırın piyasayı canlandırın ki karlarına kar katsınlar.
İşsiz kalırım diye korkmayın, tüketimi arttırın ki sermaye daha fazla kar etsin. Paranız yoksa kredi kartınızla harcayın. Daha fazla borçlanın ki sermaye kazansın, kar düzenleri sürsün.”dedi. ‘Gün, ülkenin gerçek sahiplerinin; işçilerinin, işsizlerinin, gençlerinin, kadınlarının, kamu çalışanlarının ve onların gerçek örgütlerinin sermayenin krizinin yarattığı toplumsal yıkım karşısında sözlerini birlikte daha güçlü, daha kararlı haykırına günüdür’ diye konuşmasına devam eden Ertan Kirişçi, “Bu beyefendilere hatırlatmamız gerekiyor; Aktörü olduğunuz neoliberal sistem dünyada çöktü. Bu kriz bizim krizimiz değil. Kendi krizinizin faturasını bize çıkaramazsınız.
Bizleri işsizliğe, aç1ığa ve yoksulluğa mahkûm edemezsiniz. Onların kar derdi bizim hayat kavgamız var. Onlar karlarından zarar etmek istemiyorlar. O yüzden işten atıyorlar. O yüzden işsizlik fonlarına el koyuyorlar. O yüzden bizleri sigortasız, güvencesiz çalıştırıyorlar. Ücretlerimizi düşürüyorlar. Daha ucuz çalıştırmanın yollarını arıyorlar. Ülkede gerçek işsiz sayısı 6 mi1yon 471 bine ulaştı. Ülkede her 7 aileden biri yardımlarla geçiniyor. Bizler, kredi kartı borçlarını ödeyemez hale gelirken büyük oranda yabancılaşmış bankalar kar rekorları kırıyorlar. AKP hükümetinin krize karşı önlem paketlerinden ise sermayeye vergi indirimleri, ÖTV indirimleri, teşvikler, banka borçlarının % 60’ını üstlenen kredi garanti mekanizmaları çıkıyor.”dedi.
Yaşam haklarının tehdit altında olduğunu dile getiren Kirişçi, “Bizi kamusal haklarımızdan yoksun bıraktınız. En yaşamsal ihtiyaçlarımızı pazarda alınıp satılan bir mal haline getirdiniz. Şimdi de işsiz bırakıyorsunuz. Bizim katlarımız, yatlarımız, bankada birikmiş paralarımız yok. Dahası emeğimizden başka satacak bir şeyimiz de yok. Devlet, bu topraklarda yaşayan insanların yaşam haklarından sorumludur. Bu nedenle, insanca yaşam hakkımızı istiyoruz. Bunun için; Toplumsal yıkıma karşı şartlarımız var!
İnsanca çalışma hakkımız var! Herkese insan onuruna yaraşır bir iş sağlansın. İşten çıkarmalar yasaklansın. Tüm işsizlere kamuda istihdam sağlansın. Tüm kadınlara sosyal güvence ve asgari geçim ödeneği sağlansın. İşsizlik fonu işsizler içindir, sermayeye peşkeş çekilmesin. Üretimi durdurulan işletmelere tüm varlıklarıyla birlikte kamu tarafından el konulsun. Tarımsal üretim desteklensin, devlet tek alıcı olsun, beslenme hakkı güvene altına alınarak açlık tehlikesi bertaraf edilsin. İnsanca yaşama hakkımız var. Temel kamusal hizmetler yaşamsal ihtiyaçlar ölçüsünde ücretsiz hale getirilsin. Borçla yaşamaya mahkûm edilen halkı soyan fırsatçılar engellensin. Her haneye 18 m3 su, 140 m3 doğalgaz, 230 kw saat elektrik ücretsiz verilsin.
06.00–09.00 ve 17.00–21.00 saatleri arasında ulaşım ücretsiz olsun. Okullarda para toplanmasına son verilsin, eğitim parasız hale getirilsin. Hastanelerde, tüm sağlık birimlerinde sağlık hizmetlerinden para alınmasın. Hiç kimse “Kentsel dönüşüm” adı altında evinden atılmasın, devlet halkın barınma hakkını güvence altına alsın. Borçla yaşam son bulsun, kredi kartı, esnaf ve çiftçi kredisi borç faizleri silinsin. Bu talepler için işçiler, işsizler, gençler, kadınlar ve çocuklar için “yaşam” hakkımıza gasp eden politikalar karşısında; Cumhuriyet Halk Partisi’nde buluşmaya davet ediyoruz.”dedi.
Türkiye’nin Cenevre’de düzenlenen 98. Uluslararası Çalışma Örgütü İLO konferansında işçi hakları açısından en kötü ülkeler listesine girdiğini kaydeden Ertan Kirişçi, “Türkiye’nin işçi hakları alanında uluslararası ilkelerin ve standartların çok uzağında olduğu bir kez daha tescil edilmiştir. Mevcut iktidarı bir an önce işçi hakları konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.”diye konuştu.




Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın