Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), Türkiye’nin deprem riski en yüksek bölgesi olan Marmara için yürüttüğüDeprem Erken Uyarı Sistemiçalışmalarında kritik bir aşamaya ulaştı. Yapılan son testlerde, sistemin gerçek bir deprem sırasında ilk uyarı sinyalini8,4 saniyedeürettiği açıklandı. Bu gelişme, özellikle İstanbul için beklenen olası büyük Marmara depreminde saniyelerin hayat kurtaran değerini bir kez daha gündeme taşıdı.

KRDAE’den yapılan açıklamada, Marmara genelindeki istasyonların veri iletim altyapısının yenilendiği, sinyallerin Kandilli’ye ulaşma süresinin0,2 saniyeyekadar düşürüldüğü belirtildi. Depremin oluştuğu anda yayılan en hızlı sismik dalgaları takip eden sistem, bu verileri özel yazılımlara aktarıyor ve anlık olarak depremin konumu ile tahmini büyüklüğünü değerlendiriyor.

SİSTEM GERÇEK DEPREMDE TEST EDİLDİ

Marmara Denizi’nde meydana gelen deprem, geliştirilmekte olan altyapı için önemli bir test oldu. Sismik dalgaların karadaki istasyonlara ulaşması yaklaşık 5 saniye sürdü. Yazılım bu verileri analiz ederek toplam8,4 saniyede ilk uyarı sinyalinioluşturdu. Bu hız, İstanbul gibi yoğun nüfuslu bir şehirde metro durdurma, enerji kesme, makine hatlarını koruma gibi kritik güvenlik adımlarının birkaç saniyelik avantajla devreye girmesine olanak sağlıyor.

iOS UYGULAMASI TEST EDİLİYOR

Kandilli, erken uyarı sinyallerini doğrudan kullanıcılara iletecek bir mobil uygulama geliştirmek için özel bir yazılım firmasıyla ortak çalışıyor. Şu anda2 bin 500 cihazüzerinden gerçekleştirilen testlerde sistemin performansı gerçek depremler üzerinden değerlendiriliyor. Android sürümün de geliştirilmesi planlanıyor.

TÜRKİYE GENELİNDE YAYGINLAŞTIRILACAK

KRDAE, erken uyarı sisteminin tüm Türkiye’de etkin şekilde kullanılabilmesi için kapsamlı bir plan hazırladı. Buna göre:

Düşük gecikmeli yeni istasyonlar kurulacak,

Mobil uygulamalar geniş kitlelere açılacak,

Aynı anda milyonlarca kullanıcıya uyarı iletecek sunucu altyapısı güçlendirilecek.

Çalışmaların tamamlanmasıyla Türkiye’nin deprem erken uyarı kapasitesinin önemli ölçüde artması ve sistemin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması hedefleniyor.