İnegöl Gazeteciler Derneği tarafından düzenlenen Ramazan Sohbetleri programının bu yılki ilk bölümünün konuğu olan İlçe Müftüsü Kazım Güzel, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

 

“RAMAZAN'I MAGAZİNLEŞTİRİYORLAR”

“Ramazan ayının gelmesi ile birlikte, TV programlarından ‘Sakız orucu bozar mı?’ gibi soruların çıkıyor. Bu sorularla Ramazan ayı basitleştirilmek mi isteniyor?’ sorusunu yanıtlayan Kazım Güzel, “Ramazan'ın önemini, kıymetini ve insan üzerindeki tesirini bilen bir takım odaklar, Ramazan ayının insanları kaynaştırıcı ve geliştirici olduğunu biliyorlar. Bu mektebin etkisini gidermek, İslami uyanışın, kulluk noktasındaki gelişimin, insanımızın din ile kulluk ile kendine gelmenin, önünü kesmenin en kolay yolu; birinci olarak o konunun asıl konuşulması gereken, asıl anlaşılması gereken boyutundan çıkarılıp onun magazinleştirilmesidir. Bu bilinç ile yapılıyor. Ben bunun basit bir olay olduğunu düşünmüyorum. Bu uluslararası bir proje olduğunu düşünüyorum ve tüm İslam dünyasının Ramazanın bereketinden, ruhundan ve Ümmet-i Muhammed'in yeniden toplanışına engel olma adına bunun kasıtlı yapıldığını düşünüyorum. Ne yazık ki bu konuda Müslümanlar olarak biz kendi gündemimizi oluşturup, kendi gündemimizi konuşmak, o gündemle insanımızı muhatap kılıp, onunla meşgul etmek yerine, onların oluşturduğu gündemi takip etmek gibi gaflete düşüyoruz. Bunu kimisi gaflet neticesinde yapabiliyor kimisi de gerçekten belki de farkında olarak izliyor” dedi.

 

“ASİMİLASYONUN SEBEBİ CEHALETTİR”

Müslüman ülkelerde yaşanan asimilasyonu değerlendiren Güzel, “Müslüman dünyasındaki birinci problem cehalet… Müslümanlar olarak düşünün ki ‘Oku’ diyen bir kitap... Bu din ve bu kitap beşik ile mezar arasına ilmi yayıyor. Kadın-erkek herkese farz kılıyor. ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ diyor ve bilgiyi müminin vasfı, cehaleti küftün vasfı olarak ifade ediyor. Allah'tan gereğince ancak âlim kullar korkar diyor. Yani ‘oku!’ diye başlayan bir kitabın, müntesiplerine ‘Okudun mu?’ diyen sorulacak. Ramazan-ı Şerif'teyiz. Ramazan'ı Ramazan yapan şey kitaptır. Müslümanların dini kitap, kalem ve okuma dinidir. Ve Müslümanlar okuma yazma mesleği ve meşrebini birincil görevi görmelidir. İslam tarihine baktığınız zaman da ilim, hikmet, marifet, kitap noktasında medeniyet olarak inşa edildiğini görüyoruz. Asimilasyonun birinci çözüm yolu şu; ilme Müslümanların tekrar talip olup, cehaletin müminin vasfı olmadığını idrak etmeleri. İkincisi tefrika. Müslümanlar bugün çok basit sebeplerle, meşrep, mezhep farklılıklarını büyüterek, asıl Ümmet-i Muhammed olma bilinci ile birlik ve beraberlik ruhunu çok hissedemiyorlar.  Bunun için koskoca belki 1,5 milyar İslam âlemi bakın birilerinin şamar oğlanı durumunda. Akan kan Müslüman kanı, yetim kalan çocuklar Müslümanların çocukları ve birbirini boğazlayanlar da Müslümanlar. Haçlılar oturdukları yerde Müslümanları Müslümanlara boğduruyorlar. Mezhep savaşı adı altında çok basit meseleleri gündeme getirerek Müslümanları birbirine kırdırıyor. Üçüncü sebep; tembellik... Müslümanlar olarak tembelliği üzerimizden atamadık. Müslümanlar olarak çok tembeliz. Aslında Kur’an-ı okusak öyle olmamamız gerektiğini nihayetinde anlayabiliriz. Allah bize çalışmamızı söylüyor ama ‘Çalıştın gel, dinlen’ demiyor. Yine çalışmamızı söylüyor. Bedeninle çalıştıysan, bedenini dinlendir zihninle çalış, zihninle çalıştıysan ruhunla çalış...” şeklinde konuştu.

 

“MÜSLÜMAN ‘BANA NE’ DEME HAKKI YOK”

Son günlerde Suriyeliler ile ilgili basında çıkan haberlerin sorulması üzerine konuşan İlçe Müftüsü Kazım Güzel, “Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Onu zalimin eline bırakamaz, onu mağduriyet girdabına teslim edemez. Kim bir Müslüman'ın bir derdini giderirse, Allah da kıyamet ve dünya dertlerini giderir. Kim bir Müslüman'ın ihtiyacını karşılarsa, Allah da onun ihtiyaçlarını karşılar, dünya ve ahiret ihtiyaçlarını görür. Kim bir Müslüman'ın ayıbını örterse Allah da onun ayıbını örter. Şu kadarını söyleyeyim; bir Müslüman'ın diğer bir Müslüman için, ‘Bana ne’ deme hakkı yok. Hatta daha önemli bir şey söyleyeyim; bir Müslüman, bir gayrimüslimin diğer gayrimüslime zulmetmesine seyirci kalma hakkı da yok. Bakın bir Müslüman'ın, bir Müslüman'ın zulüm görmesine seyirci kalması haramdır. Bir gayrimüslime bile zulmedilse bir Müslüman ona seyirci kalamaz. Yani bana ne diyemeyiz. Hani diyor ya, ‘Kazanda su kaynasa, sanki ben pişiyorum. Bir kuş bir kuşu öldürse, ben can çekişiyorum.’ Yok öyle bir dava. Yani Müslüman'sanız zalim karşısında duracaksınız. Zalim isterse babanız olsa yine karşısında duracaksınız. Mazlumun her zaman yanında yer alacaksınız. Bu mazlum Müslüman da olabilir bir başkası da olabilir. Bu mazlum hayvan da olabilir. Zulmün her çeşidine Müslüman karşı duracak” diye konuştu.

 

EN ÖNEMLİ ÂLİMLER İNEGÖL’DEN YETİŞECEK

İnegöl'de yapılacak olan yatırımlar ile ilgili konuşan Müftü Güzel, “Şuanda bizim İnegöl'de cami ihtiyaçlarımız var. Daha Kur’an Kursu açacağımız yerler var. 15 tane 4-6 yaş grubu inşallah düşünüyoruz. Bu noktada çalışmalarımız sürüyor. Bir başka husus; İnegöl'de inşallah bir sevdam var o da Hafızlık İmam Hatip'i. Yani çocuklarımız hem hafızlık yapacak hem de okullarına devam edecek. Bu noktada bir hacı ağabeyimiz ile temas halindeyiz. Eğer imkân olursa ki şuan çok olumlu, bu projeleri biz yapabiliriz dediler. Eğer yapabilirsek, çok harika, en üst seviyede Hafız İmam Hatip mezunu, İmama Hatip’i bitirdikten sonra da İlahiyat Fakültesi'ne giden, en önemli âlimlerin yetişeceği bir ortamı oluşturacak çalışmaya giriyoruz. İnşallah Allah muvaffak kılar. Yani 3 temel anlamda çalışmamız olacak. Birincisi halkımıza hem camilerdeki dini hizmetleri kaliteli hale getirmek, bu noktada görevlilerimizin kendilerini geliştirmesi noktasında çalışmalar var bunları biliyorsunuz zaten. Ayda 100 ayet okuyoruz. Cemaatimize anlatıyoruz. Bu çalışmayı imamlarımızın arasında zaten yapıyoruz. Kur’an Kurslarımızı 4-6 yaş olarak hem engellilere hem de halkımızın büyük boyutlarına yaygınlaştırmak istiyoruz. Son olarak bizim burada arzu ettiğimiz husus İmam Hatip'teki öğrencilerimizin daha iyi yetiştirilmesi için bize düşen ne ise o noktada İmam Hatip'leri desteklemek” ifadelerini kullandı.

 

İNEGÖL’ÜN GÜZELLİKLERİNİ KEŞFEDİYORUM

İnegöl hakkında açıklamalarda bulunan Kazım Güzel, “İnegöl'e yaklaşık 7-8 aydır geldim. Tabi burada çok güzellik gördüm. Bunlardan birisi de biliyorsunuz İnegöl çok ayrı etnik kökenden oluşan bir ilçe. Büyük de bir ilçe. Burada Gürcü’sü, Türk’ü, Çerkez’i, Abhaz’ı yani birçok etnik ırktan insanın kardeşçe yaşadığını gördüm. Bu gerçekten büyük bir güzellik... Ve bu beni çok mutlu ediyor. Açıkçası İnegöl'ün güzelliklerini keşfediyorum. Sürekli köylerimize gidiyoruz ve her yeni günde İnegöl'ün farklı güzelliklerini keşfediyorum. Bu da bana keyif veriyor. Tabi bence İnegöl'ün eksi yönü ise trafikte sabırsız olması. Yani genel anlamda baktığımız zaman insanlarımız trafikte farklılaşıyor. Yani mesela acele işi var hemen arabasını bir yere çekiyor. Ama bu da bir kul hakkıdır. Çünkü diğer insanları bekletiyorsun. Yani bunlar çok büyütülecek şeyler değil ama dikkat edilmesi gerek şeyler” dedi.

 

“CENAB-I HAKK BİZİ ZORLA CENNETE SOKMAYA ÇALIŞIYOR”

Son olarak oruç konusuna değinen Kazım Güzel, “Allah namazı kulların temizlenmesi bir vesile kılmıştır. Bir namazdan diğerine kadar olanını siler. Ama namazın temizleyemediği günahlar var. Onun için Cuma'yı vermiş. Cuma'nın temizleyemedikleri var. Mübarek geceleri vermiş. Mübarek gecelerin temizleyemedikleri var. Ramazan'ı vermiş ve Ramazan ayının da üzerindeki son kirlerini söküp attığı Kadir Gecesi'ni vermiş Allah. Bunlar bir Ramazan'dan diğer Ramazan'a kadar olan günahları temizlemek için Ümmet-i Muhammed'e bir ikram olarak verilmiştir. Ameller yapılanın üstünde karşılık bulur. Hâlbuki Ramazan'daki sevap ölçülmez. Marketlerdeki indirim için insanlar birbirlerini yiyorlar. Ramazan’daki indirimi bir bilseler oruç tutmak için birbirlerini yerler. Ramazan’da korkunç bir indirim var. Günahların silinmesi için bir genel af var. ‘Sevaplarınıza katbekat sevap vereyim’, ‘tövbe edin kabul edeyim’, ‘dua edin hemen icabet edeyim’, ‘günahlarınızı bağışlayayım’ diyor. Böyle bir cömertlik ile ancak bir tek şey söylenir; Cenab-ı Hakk bizi zorla cennete sokmaya çalışıyor. Bunun başka bir açıklaması yok. Size bıraksam bu işi elinize yüzünüze bırakacaksınız, Cuma verdim olmadı, gelin Ramazanla bir daha temizleyeyim cennete layık hale getireyim. Kur’an ve oruç kıyamette müminlere şefaat edecek. Cennette Reyyan kapısı var. Oradan sadece oruç tutanlar girecek. İftar vaktinde yapılan dualar asla red olmaz” açıklamalarında bulundu.

 

Programın sonunda İnegöl Gazeteciler Derneği Başkanı İhsan Balakuş tarafından Müftü Kazım Güzel'e teşekkür plaketi takdim edildi.